Başvuru, sendika yönetim kurulu üyeliği görevi de bulunan devlet memurunun sendikanın planladığı eyleme ilişkin kokart takarak okulda dolaşmasının, soruşturmaya konu edilerek disiplin cezası verilmesi nedeniyle ifade özgürlüğü ile toplantı ve gösteri hakkının; soruşturma sürecinde savunmasının usulüne uygun alınmaması, savunma için ek süre verilmemesi ve aralarında husumet bulunan amir tarafından soruşturma yapılması nedeniyle adil yargılanma hakkı ile Kanunsuz suç ve ceza olmaz. lkesinin ihlal
Başvuru, sendika yönetim kurulu üyeliği görevi de bulunan devlet memurunun sendikanın planladığı eyleme ilişkin kokart takarak okulda dolaşmasının, soruşturmaya konu edilerek disiplin cezası verilmesi nedeniyle ifade özgürlüğü ile toplantı ve gösteri hakkının; soruşturma sürecinde savunmasının usulüne uygun alınmaması, savunma için ek süre verilmemesi ve aralarında husumet bulunan amir tarafından soruşturma yapılması nedeniyle adil yargılanma hakkı ile "Kanunsuz suç ve ceza olmaz." ilkesinin ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 2/7/2014 tarihinde İstanbul Bölge İdare Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm Birinci Komisyonunca 31/10/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 5/12/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü 5/2/2015 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunmuştur. Bakanlık tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan görüş 11/2/2015 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, İstanbul ili Avcılar ilçesinde bulunan Mehmet Emin Horoz Teknik ve Endüstri Meslek Lisesinde Türk dili ve edebiyatı öğretmeni olarak görev yapmakta ve aynı zamanda Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen) İstanbul 7 No.lu Şube Yönetim Kurulu üyesi olarak sendikal faaliyet yürütmektedir. Başvurucu; görev yaptığı okulda Okul Müdürü G.nin mobbing uygulamalarına maruz kaldığını, psikolojisinin bozulduğunu, bu nedenle okul müdürü hakkında Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığına şikâyet dilekçesi verdiğini ve soruşturmanın devam ettiğini belirtmesine rağmen soruşturmanın başlangıcı ve diğer detayları hakkında açıklayıcı bilgi vermemiştir. Sendika, sosyal ve ekonomik hakları savunmak üzere taleplerini açıklamak amacıyla 21 Aralık 2011 tarihinde grev kararı almıştır. Başvurucu, üyesi bulunduğu ve aktif görev aldığı sendikanın grev yapma tarihinden bir gün önce yakasına üzerinde “21 Aralıkta GREVdeyiz” yazısı bulunan kokart takarak okuldaki görevine devam etmiştir. Başvurucu hakkında 20/12/2011 tarihinde, Okul Müdürü G. ve Müdür Yardımcıları B. ve İ.H.K. imzası ile bir tutanak düzenlenmiştir. Tutanak içeriği şöyledir:“Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni Hikmet Aslan 20/12/2011 Salı günü, tüm gün boyunca yakasına “21 Aralıkta GREV deyiz” yazan bir kokart takarak derslere girmiş, öğrencilerin önünde koridorlarda ve dersliklerde dolaşarak yönetmeliğe aykırı hareket etmiştir. İş bu tutanak tarafımızdan tutulmuştur.” Başvurucunun görev yaptığı okulun bağlı bulunduğu Avcılar İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü, başvurucu hakkında yürüttüğü idari soruşturma sonucunda 1/6/2012 tarihli ve 9991 sayılı kararı ile başvurucunun "uyarma" cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir. Başvurucunun disiplin soruşturma işlemlerinde muhakkik olarak Okul Müdürü G.nin kendi talebi üzerine görevlendirildiği, 23/12/2011 ile 24/4/2012 tarihleri arasında mühakkik işlemlerinin tamamlandığı görülmüştür. Başvurucu hakkındaki muhakkik raporunda yer alan tespitlerin bir kısmı şöyledir:“… Belgelerden ve alınan ifadelerin inceleme ve değerlendirilmesinden: Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni Hikmet Aslan’ın Okul Müdürlüğünün 23/12/2011 tarih ve 648/879 sayılı yazısına cevaben “iddia olunan husus … il teftiş kuruluna gönderilmesini talep ediyorum” demesi ve tanık ifadelerinden 20/12/2011 tarihi Salı günü okulda olduğu halde gün boyu yakasında “21 Aralıkta GREV’deyiz” yazan kokart takarak öğrencilerin önünde, koridorlarda ve dersliklerde dolaştığı anlaşılmıştır. Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Çalışan Personelin Kılık ve Kıyafetine Dair Yönetmelik madde 9 “…”. Öğretmen Hikmet Arslan, Yönetmeliğin anılan maddesine açıkça aykırı davranmış, farklı kokart takarak görev yapmıştır. Bu durumda Yönetmelik emirlerini yerine getirmesinde kayıtsızlık göstermiştir. Kesinleşen bu iddia ile ilgili olarak: Mehmet Emin Horoz Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni Hikmet Arslan, bu fiilinden dolayı, fiilin karşılığı 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa göre değerlendirilmesi gerekmektedir. Buna göre … fiilinin 657 sayılı Kanunun 125[.] maddesinin A bendinin (a) fıkrası kapsamına girdiği yönünde kanaat oluşmuştur. …” Başvurucu, hakkında verilen disiplin cezasının iptali istemiyle 31/8/2012 tarihinde İdare Mahkemesinde iptal davası açmış; İstanbul İdare Mahkemesinin 1/4/2013 tarihli ve E.2012/1579, K.2013/821 sayılı kararı ile dava reddedilmiştir. Kararın gerekçesi şöyledir:“… Kamu kurumlarının bu kapsamda okulların kendine göre disiplin düzen kurallarının mevcut olduğu, kişi ile devlet[in] [bir] özel bir statü ilişkisi içerisinde bulunduğu, eğitim faaliyetleri sırasında (sendikal faaliyet ile ilgisiz yer ve zamanda) yasaklanan davranışların müeyyidelendirilmesinin temel hakların ihlali sonucunu doğurmayacağı açıktır. Dava konusu olayda; öğretmen olan davacının 2011 tarihi salı günü okulda olduğu halde gün boyu yakasında “21 Aralıkta GREVDE'yiz” yazan kokart takarak öğrencilerin önünde, koridorlarda ve dersliklerde dolaştığı, davacının bu davranışı sendikal faaliyet kapsamında değerlendirilemeyeceği gibisendikal faaliyet ile ilgisiz yer ve zamanda gerçekleştirildiği, buna göre soruşturma raporu ile davacının dava konusu disiplin cezasına fiili işleyerek görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde kayıtsızlık gösterdiği hususunun sabit olduğu anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.” Temyiz üzerine Danıştay Onikinci Dairesinin 10/9/2013 tarihli ve E.2013/6219, K.2013/6062 sayılı ilamıyla dosya, İstanbul Bölge İdare Mahkemesine gönderilmiş ve Mahkemenin 21/1/2014 tarihli ve E.2014/36, K.2014/937 sayılı ilamıyla kararın usul ve hukuka uygun olduğu, dilekçede ileri sürülen itiraz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek mahiyette görülmediği belirtilerek itirazın reddi ile hükmün onanmasına karar verilmiştir. Karar düzeltme istemi, aynı Bölge Mahkemesinin 13/5/2014 tarihli ve E.2014/8196, K.2014/9680 sayılı ilamıyla dilekçede ileri sürülen hususların 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun maddesinde yazılı nedenlerden hiçbirine uymadığı gerekçesiyle reddedilmiştir. Karar 2/6/2014 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu 2/7/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Bu süreçte başvurucu 5/3/2012 tarihinde iş yerinde psikolojik taciz ve yıldırmaya (mobbing) maruz kaldığı iddiası ile İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Polikliniğine başvurmuştur. Adı geçen Adli Tıp Ana Bilim Dalında 31/7/2012 tarihli ve 52 sayılı bilirkişi raporu ile 25/12/2012 tarihli bir sosyal ve psikolojik değerlendirme raporu düzenlenmiştir.Bu bilgi ve bulguların yeniden değerlendirilmesi neticesinde başvurucu hakkında aynı Ana Bilim Dalı tarafından 18/2/2013 tarihli bir ek rapor düzenlenmiş ve bu raporda kişinin iş yerinde mobbinge maruz kaldığı yönünde tespitler yapılmıştır. Raporun sonuç kısmı şöyledir:“… Hikmet Aslan hakkında tarafımızdan 31/7/2012 tarih ve 52/2012 sayılı bilirkişi raporu düzenlenmiş olup, kişi hakkında hazırlanan 25/12/2012 tarihli sosyal ve psikolojik değerlendirme raporunda yer alan bilgi ve bulgular yeniden değerlendirildiğinde;1- İstanbul Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Polikliniğinde yapılan ayrıntılı ruhsal durum muayenesinde tespit edilen ruhsal travma bulguları, Travma Sonrası Stres Bozukluğu ve Majör Depresyon tanıları ve Uzm.Psikolog ve Sosyal Hizmet Uzmanı tarafından hazırlanan sosyal ve psikolojik değerlendirme raporunda yer alan çalıştığı işyeri ortamına ilişkin bulgular ile aktarılanların UYUMLU BULUNDUĞU,2- Elde edilen tüm bilgiler ışığında, kişinin işyerinde psikolojik şiddet ve yıldırmaya (mobbing) MARUZ KALDIĞI kanaatini bildirir ek rapordur.”B. İlgili Hukuk 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun maddesinin birinci fıkrası şöyledir: "Devlet memurları, resmi sıfatlarının gerektirdiği itibar ve güvene layık olduklarını hizmet içindeki ve dışındaki davranışlarıyla göstermek zorundadırlar.” 657 sayılı Kanun'un maddesinin birinci fıkrası şöyledir:“Devlet memurları kanun, tüzük ve yönetmeliklerde belirtilen esaslara uymakla ve amirler tarafından verilen görevleri yerine getirmekle yükümlü ve görevlerinin iyi ve doğru yürütülmesinden amirlerine karşı sorumludurlar.” 657 sayılı Kanun'un maddesinin ilgili bölümü şöyledir:“Devlet memurlarına verilecek disiplin cezaları ile her bir disiplin cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır: A- Uyarma: Memura, görevinde ve davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin yazı ile bildirilmesidir. Uyarma cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır: a) Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kayıtsızlık göstermek veya düzensiz davranmak,…” 657 sayılı Kanun'un maddesi şöyledir:“Disiplin amirleri tarafından verilen uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı disiplin kuruluna, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına karşı yüksek disiplin kuruluna itiraz edilebilir. İtirazda süre, kararın ilgiliye tebliği tarihinden itibaren yedi gündür. Süresi içinde itiraz edilmeyen disiplin cezaları kesinleşir. İtiraz mercileri, itiraz dilekçesi ile karar ve eklerinin kendilerine intikalinden itibaren otuz gün içinde kararlarını vermek zorundadır. İtirazın kabulü hâlinde, disiplin amirleri kararı gözden geçirerek verilen cezayı hafifletebilir veya tamamen kaldırabilirler. Disiplin cezalarına karşı idari yargı yoluna başvurulabilir.” 16/7/1982 tarihli ve 8/5105 sayılı Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Çalışan Personelin Kılık ve Kıyafetine Dair Yönetmelik’in maddesi şöyledir:“Personel, görev yaptığı yerin ve mezun olduğu okulların rozetleri ile Hükümetçe özel günler için çıkarılan rozetler (Atatürk'ün doğumunun Yılı gibi) dışında rozet, işaret, nişan v.b. şeyler takamaz.” 25/6/2001 tarihli ve 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu'nun maddesinin üçüncü fıkrası şöyledir: "Kamu işvereni kamu görevlileri arasında sendika üyesi olmaları veya olmamaları nedeniyle bir ayırım yapamaz.”