Başvuru, maliki olunan taşınmaz üzerine geçici inşaat ruhsatı verilmemesi işleminin iptali istemiyle açılan davanın 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 33. maddesinin üçüncü fıkrası gerekçe gösterilerek reddedilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, maliki olunan taşınmaz üzerine geçici inşaat ruhsatı verilmemesi işleminin iptali istemiyle açılan davanın 3194 sayılı İmar Kanunu’nun maddesinin üçüncü fıkrası gerekçe gösterilerek reddedilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 6/2/2013 tarihinde İzmir Bölge İdare Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca 28/3/2013 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm tarafından 6/2/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü 7/4/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunmuştur. Bakanlık tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan görüş 16/4/2014 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanlarını 2/5/2014 tarihinde ibraz etmiştir. OLAYLAR VE OLGULARA. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucunun 2001 yılından bu yana maliki olduğu, İzmir ili Balçova ilçesinde yer alan 633 m² taşınmaz üzerinde 8/11/1995 tarihli geçici inşaat ruhsatı ile yapılmış 81 m² yüz ölçümlü ve 6,50 metre yükseklikte iki katlı yapı bulunmaktadır. Başvurucu, söz konusu taşınmazda günübirlik tesis olarak kafe ve restoran yapabilmek için geçici inşaat ruhsatı verilmesi istemiyle 29/5/2009 tarihinde Balçova Belediyesine başvurmuş fakat 60 günlük yasal süre içerisinde belediye tarafından başvurucuya herhangi bir cevap verilmemiştir. Başvurucu, Balçova Belediyesine yaptığı başvurunun cevap verilmemek suretiyle reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle 25/9/2009 tarihinde İzmir İdare Mahkemesinde iptal davası açmıştır. Yapılan yargılama sonunda İzmir İdare Mahkemesi 22/7/2010 tarihli ve E.2009/1327, K.2010/1078 sayılı kararıyla davanın reddine hükmetmiştir. Kararın ilgili kısımları şöyledir: “... 3194 sayılı İmar Kanununun 33 nci maddesinde “İmar planlarında bulunup da müracaat gününde beş yıllık imar programına dahil olmayan yerlerde; plana göre kapanması gereken yol ve çıkmaz sokak üzerinde bulunan veya 18 inci madde hükümleri tatbik olunmadan normal şartlarla yapı izni verilmeyen veya 13 üncü maddede belirtilen hizmetlere ayrılmış olan ve haklarında bu madde hükmünün tatbiki istenen parsellerde üzerinde yönetmelik esaslarına uygun yapı yapılması mümkün olanlarında sahiplerinin istekleri üzerine belediye encümeni veya il idare kurulu kararıyla imar planı tatbikatına kadar muvakkat inşaat veya tesisata müsaade edilir ve buna dayanılarak usulüne göre yapı izni verilir.Bu gibi hallerde verilecek müddetin on yıl olması, yapı izni verilmezden önce belediye encümeni veya il idare kurulu kararının gün ve sayısının on yıllık müddet için muvakkat inşaat veya tesisat olduğunun, lüzumlu ölçü ve şartlarla birlikte tapu kaydına şerh edilmesi gereklidir. Muvakkatlık müddeti tapu kaydına şerh verildiği günden başlar.Birinci fıkrada sözü geçen bir parselde, esasen kullanılabilen bir bina varsa bu parsele yeniden inşaat ve ilaveler yapılmasına izin verilmeyeceği gibi, birden fazla muvakkat yapıya izin verilen yerlerde dahi bu yapıların ölçüleri toplamı yönetmelikte gösterilen miktarları geçemez. Bu maddenin tatbikinde kadastral parsel de bir imar parseli gibi kabul olunur.... hükmü yer almıştır.Dosyanın incelenmesinden, İzmir Balçova İlçesi 198 ada, 21 parselde davacı adına kayıtlı taşınmazın, 1982 tarihinde Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planında “Bölge Rekreasyon Zonu-İzmir Valiliği Özel İdaresi Balçova Kaplıca Tesisleri Bölgesi”nde kaldığı, İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi'nin 1986 tarihli, 185 sayılı kararı ile onanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı revizyonu ile “Mesire alanı” olarak belirlendiği, 1995 tarihinde ilan edilen İzmir İnciraltı Termal Turizm Merkezi içinde yer alan dava konusu parselin, İzmir İnciraltı Termal Turizm Merkezi Tevsii Balçova Kaplıcaları Kesimine ilişkin olarak Kültür ve Turizm Bakanlığınca 2009 tarihinde onaylanan 1/25000 ölçekli Çevre Düzeni Planı onama sınırı dışında kaldığı,1995 tarihli, 3789 sayılı belediye encümeni kararı uyarınca verilen 1995 tarihli geçici inşaat ruhsatı ile yapılmış olan 81m2 yüzölçümlü, 50 metre yükseklikte 2 katlı yapı bulunan ve davacı tarafından 2001 yılında satın alınantaşınmazda, günübirlik tesis olarak kafe ve restoran olarak kullanılmak üzere 2 ayrı prefabrik yapı yapmak için geçici inşaat ruhsatı verilmesi istemiyle 2009 tarihinde davalı idareye başvurulduğu, başvurunun yanıt verilmeyerek reddedilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı, diğer yandan davacının aynı taşınmazda Kask:40 emsalde yapı yapılmak üzere daimi inşaat ruhsatı verilmesi istemiyle yaptığı başvurunun da taşınmazın 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planında "Mesire alanı" olarak belirlendiği ve bu alanla ilgili olarak üst ölçekli plana uygun 1/1000 ölçekli uygulama imar planı yapılmadığı gerekçesiyle 2009 günlü, 754-5415-5022 sayılı işlem ile reddedildiği, bu işlemin ve dayanağı olan 1/5000 ölçekli nazım imar planının iptali istemiyle açılan davanın ise Mahkememizin E:2009/1696 sayılı dosyasında sürdüğü anlaşılmaktadır.Yukarıda sözü edilen yasa hükmü uyarınca geçici inşaat ruhsatı istemine konu olan taşınmazda kullanılabilen bir bina varsa, bu parsele yeniden inşaat ve ilaveler yapılmasına izin verilmeyeceği açıktır.Bu durumda, dava konusu parselde 08/11/1995 tarihli geçici inşaat ruhsatı ile yapılmış iki katlı yapı bulunduğundan, bu yapı dışında yeni ve ilave yapı niteliğinde bulunan kafe ve restorana ilişkin iki ayrı yapı için yeniden geçici inşaat ruhsatı verilmesi isteminin reddine ilişkin işlemde mevzuata aykırılık bulunmamaktadır. …” İlk Derece Mahkemesi kararı üzerine başvurucu temyiz talebinde bulunmuş; Danıştay Altıncı Dairesi, 15/4/2011 tarihli ve E.2010/9769, K.2011/835 sayılı ilamıyla hükmü onamış karar düzeltme istemini de 15/11/2012 tarihli ve E.2011/8126, K.2012/6152 sayılı ilamıyla reddetmiştir. Karar düzeltme talebinin reddine ilişkin ilam başvurucuya 7/1/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 6/2/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. İlgili Hukuk 13/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanunu’nun "İmar programları, kamulaştırma ve kısıtlılık hali" kenar başlıklı maddesi şöyledir:"Belediyeler; imar planlarının yürürlüğe girmesinden en geç 3 ay içinde, bu planı tatbik etmek üzere 5 yıllık imar programlarını hazırlarlar. Beş yıllık imar programlarının görüşülmesi sırasında ilgili yatırımcı kamu kuruluşlarının temsilcileri görüşleri esas alınmak üzere Meclis toplantısına katılır. Bu programlar, belediye meclisinde kabul edildikten sonra kesinleşir. Bu program içinde bulunan kamu kuruluşlarına tahsis edilen alanlar, ilgili kamu kuruluşlarına bildirilir. Beş yıllık imar programları sınırları içinde kalan alanlardaki kamu hizmet tesislerine tahsis edilmiş olan yerleri ilgili kamu kuruluşları, bu program süresi içinde kamulaştırırlar. Bu amaçla gerekli ödenek, kamu kuruluşlarının yıllık bütçelerine konulur. İmar programlarında, umumi hizmetlere ayrılan yerler ile özel kanunları gereğince kısıtlama konulan gayrimenkuller kamulaştırılıncaya veya umumi hizmetlerle ilgili projeler gerçekleştirilinceye kadar bu yerlerle ilgili olarak diğer kanunlarla verilen haklar devam eder." 3194 sayılı Kanun'un“İmar planlarında umumi hizmetlere ayrılan yerler" kenar başlıklı maddesi şöyledir: "(Birinci fıkra iptal: Ana.Mah.nin 29/12/1999 tarihli ve E.:1999/33, K.:1999/51 sayılı Kararı ile) İmar programına alınan alanlarda kamulaştırma yapılıncaya kadar emlak vergisi ödenmesi durdurulur. Kamulaştırmanın yapılması halinde durdurma tarihi ile kamulaştırma tarihi arasında tahakkuk edecek olan emlak vergisi, kamulaştırmayı yapan idare tarafından ödenir. Birinci fıkrada yazılı yerlerin kamulaştırma yapılmadan önce plan değişikliği ile kamulaştırmayı gerektirmeyen bir maksada ayrılması halinde ise durdurma tarihinden itibaren geçen sürenin emlak vergisini mal sahibi öder. (Üçüncü fıkra iptal: Ana.Mah.nin 29/12/1999 tarihli ve E.:1999/33, K.:1999/51 sayılı Kararı ile) Onaylanmış imar planlarında, birinci fıkrada yazılı yerlerdeki arsa ve arazilerin, bu Kanunda öngörülen düzenleme ortaklık payı oranı üzerindeki miktarlarının mal sahiplerince ilgili idarelere bedelsiz olarak terk edilmesi halinde bu terk işlemlerinden ayrıca emlak alım ve satım vergisi alınmaz." 3194 sayılı Kanun'un "Umumi hizmetlere ayrılan yerlerde muvakkat yapılar” kenar başlıklı maddesi şöyledir: “İmar planlarında bulunup da müracaat gününde beş yıllık imar programına dahil olmayan yerlerde; plana göre kapanması gereken yol ve çıkmaz sokak üzerinde bulunan veya 18 inci madde hükümleri tatbik olunmadan normal şartlarla yapı izni verilmeyen veya 13 üncü maddede belirtilen hizmetlere ayrılmış olan ve haklarında bu madde hükmünün tatbiki istenen parsellerde üzerinde yönetmelik esaslarına uygun yapı yapılması mümkün olanlarında sahiplerinin istekleri üzerine belediye encümeni veya il idare kurulu kararıyla imar planı tatbikatına kadar muvakkat inşaat veya tesisata müsaade edilir ve buna dayanılarak usulüne göre yapı izni verilir. Bu gibi hallerde verilecek müddetin on yıl olması, yapı izni verilmezden önce belediye encümeni veya il idare kurulu kararının gün ve sayısının on yıllık müddet için muvakkat inşaat veya tesisat olduğunun, lüzumlu ölçü ve şartlarla birlikte tapu kaydına şerh edilmesi gereklidir. Muvakkatlık müddeti tapu kaydına şerh verildiği günden başlar. Birinci fıkrada sözü geçen bir parselde, esasen kullanılabilen bir bina varsa bu parsele yeniden inşaat ve ilaveler yapılmasına izin verilmeyeceği gibi, birden fazla muvakkat yapıya izin verilen yerlerde dahi bu yapıların ölçüleri toplamı yönetmelikte gösterilen miktarları geçemez. Bu maddenin tatbikinde kadastral parsel de bir imar parseli gibi kabul olunur. Plan tatbik olunurken, muvakkat inşaat veya tesisler yıktırılırlar. On yıllık muvakkatlık müddeti dolduktan sonra veya on yıl dolmadan yıktırılması veya kamulaştırılması halinde muvakkat bina ve tesislerin 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu hükümlerine göre takdir olunacak bedeli sahibine ödenir.” 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun geçici maddesinin onuncu fıkrası şöyledir:"Vuku bulduğu tarih itibarı ile bu maddenin kapsamında olan kamulaştırmasız el koymadan dolayı bu maddenin yürürlüğe girmesinden önce tazmin talebiyle dava açmış olanlar; bu madde hükümlerine göre uzlaşma yoluna gitmeyi isteyip istemediklerini bu maddenin yürürlüğe girmesinden itibaren üç ay içinde idareye ve mahkemeye verecekleri dilekçeler ile bildirebilirler. Uzlaşma talebi üzerine, uzlaşma görüşmelerinin neticesine kadar dava bekletilir; uzlaşılamaması hâlinde, uzlaşmazlık tutanağının mahkemeye sunulmasından sonra davaya devam edilir. Uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle veya ilgili kanunların uygulamasıyla tasarrufu kısıtlanan taşınmazlar hakkında, 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanununda öngörülen idari başvuru ve işlemler tamamlandıktan sonra idari yargıda dava açılabilir. Bu madde hükümleri karara bağlanmamış veya kararı kesinleşmemiş tüm davalara uygulanır. Kararı kesinleşen davalara ise, bu maddenin yalnızca sekizinci fıkra hükümleri uygulanır." 2/11/1985 tarihli ve 18916 mükerrer sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği'nin 8/9/2013 tarihli ve 28759 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikten önceki hâliyle maddesi şöyledir : “İmar planlarında, iskan hudutları içinde bulunup da, umumi hizmetlere ayrılan yerlere rastlayan arsaların, bu hizmetler için gereken kısmı ayrıldıktan sonra geriye kalan parçaları imar planı ve bu Yönetmelik esaslarına göre müsait ise parsellere ayrılabilir. Keza, imar planı ve yönetmelik esaslarına göre müsait olduğu takdirde, bunlar üzerinde yapı izni verilebilir. Tamamı umumi hizmetlere ayrılan yerlere rastlayan veya kalan parçası plan ve yönetmelik hükümlerine göre yapı yapılması müsait olmayan arsalar, kamulaştırılıncaya kadar sahipleri tarafından olduğu gibi kullanılmaya devam olunur.Bu gibi yerlerden 5 yıllık programa dahil bulunmayanlarında; yükseklikleri tabii zeminden (50) m. yi, brüt inşaat alanı (250) m yi geçmemek, mümkün mertebe sökülerek başka bir yere nakli kabil malzemeden ve buna müsait bir sistemde inşa edilmek şartı ile ve yine imkân nisbetinde mevcut ve müstakbel yol güzergâhlarına tesadüf ettirilmemek suretiyle imar planı tatbikatına kadar, sahiplerinin isteği üzerine Belediye Encümenince muvakkat yapı yapılmasına izin verilir. Bu yapının, imar planına göre bulunduğu bölgenin özellikleri ve Belediye Başkanlığının teklifi de göz önüne alınarak hangi maksat için yapılıp kullanılabileceği Belediye Encümenince tayin ve tesbit olunur. Mülk sahibi bu maksadın dışına çıkarmaz."