1. Hukuk Dairesi 2010/13818 E. , 2011/324 K. "" MAHKEMESİ : KARTAL 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 30/06/2009 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, miras bırakanı Ş..B..ın malik olduğu 6174 ada 2 parsel sayılı taşınmazdaki payının bir kısımını davalı oğullarına satış gibi göstererek tapuda devrettiğini, yapılan temlikin kız mirasçılardan mal kaçırma amaçlı olup, muvazaalı olduğunu ileri sürerek, tapu iptal ve miras payı oranında tescile karar verilmesini istemiştir. Da…
**1. Hukuk Dairesi 2010/13818 E. , 2011/324 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : KARTAL 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 30/06/2009 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, miras bırakanı Ş..B..ın malik olduğu 6174 ada 2 parsel sayılı taşınmazdaki payının bir kısımını davalı oğullarına satış gibi göstererek tapuda devrettiğini, yapılan temlikin kız mirasçılardan mal kaçırma amaçlı olup, muvazaalı olduğunu ileri sürerek, tapu iptal ve miras payı oranında tescile karar verilmesini istemiştir. Davalılar, dava konusu taşınmazı T.. Ö.. isimli şahıstan parasını ödeyerek satın aldıklarını, inançlı işlem gereğince tapuda miras bırakan üzerine yazıldığını, bu inançlı işlem gereğince miras bırakanın çekişme konusu devirleri yaptığını belirterek, davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, çekişme konusu pay temliklerinin muvazaalı olduğunun sabit olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı Hamza, Y. ve S. vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi . raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve pay oranında tescil isteğine ilişkindir. Davalı, davanın reddini savunmuş, mahkemece temlikin muvazaalı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriğine göre, 440,35 m² miktarlı arsa cinsli 2 parsel sayılı taşınmaza miras bırakan kayden paydaş iken 214/2400 payını uhdesinde bırakıp her birine 214/2400 pay olmak üzere toplam 856/2400 payını 31.08.2005 tarihinde davalılara satış suretiyle temlik ettiği, 11.08.2007 tarihinde öldüğü, mirasçıları olarak davanın tarafları olan çocukları ile dava dışı eşi, bir oğlu ve üç kızının kaldıkları kayden sabittir. Bilindiği üzere; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türü dür. Söz konusu Muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve l-4-1974 tarih 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanunun 213 ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tesbitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.