3. Hukuk Dairesi 2015/13109 E. , 2016/6939 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dilekçesinde;davacı ve davalının birlikte yaşadıkları süre …
**3. Hukuk Dairesi 2015/13109 E. , 2016/6939 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dilekçesinde;davacı ve davalının birlikte yaşadıkları süre içerisinde 2011 yılında davacının annesinin vefatı sonrasında annesi üzerine kayıtlı olan taşınmazı satarak bu taşınmazın bedelini davalı ile ortak bir banka hesabına yatırdıklarını,davalının davacı ile ayrılması sonrasında söz konusu bu banka hesabındaki tüm parayı çekerek kendi adına açtırdığı bir banka hesabına yatırdığını belirterek,bu nedenlerle davacıya ait olan ve davalı tarafça çekilip kendi hesabına yatırılan mevduatın fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere şimdilik 5.000,00 TL'lik kısmının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır. Mahkemece;davalı adına bir hesabın bulunduğunun ortaya çıkması halinde dahi bu hesabın hangi parayla oluşturulmuş olabileceği hususunda bir bilgi ve delil sunulmadığından bu hususun araştırılmadığı,yine davacı vekilinin bildirdiği bankaya yazılan yazı cevabında da davalı adına kayıtlı herhangi bir hesabın bulunmadığının bildirildiği ve davacı tarafça başka delil de ibraz edilmediğinden davacının davasını ispat edemediği gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş,hüküm süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Bankacılıkta birden fazla kişi birlikte hesap açtırır ve her biri tek başına hesaptan para çekme yetkisine sahip olursa, bu hesaba teselsüllü ortak hesap (müşterek hesap) denir ve BK.nun 148.maddesi gereğince hesap sahipleri bankaya karşı müteselsil alacaklı durumunda olur. Banka, ortak hesap sahiplerinden birine ödemede bulunma ile, diğer hesap sahibine de ödemede bulunmuş sayılır. Uygulamada hesap cüzdanına ve hesap kartonuna hesabın teselsüllü olduğu yolunda kayıt yazılması yeterli görülmektedir. BK.nun 148. maddesi (TBKmd.169) gereğince hesap sahipleri bankaya karşı müteselsil alacaklı durumundadır. Müşterek hesapların diğer bir türü de, hesap sahiplerinin müşterek imza ile para çekmeye yetkili oldukları hesaplardır. Böyle bir hesap tarzında alacaklılar tasarruf yetkilerini sınırlamış olurlar. Müşterek hesap, bir tasarruf kaydını içermiyorsa ve hesap açtıranlar, hesaptaki paradan tasarruf yetkisini birlikte veya münferiden kullanılacaklarını belirtmeden hesap açtırmışlar ise, bu durumda bölünebilir hesaptan söz edilir ve somut olayın özelliklerine göre hesap sahiplerinin eşit oranda pay sahibi olduklarının kabulü gerekir(Prof.Dr. Seza Reisoğlu, Bankalar Kanunu Şerhi, ..., 2002, sh 384-386 ve Prof.Dr. Ünal Tekinalp, Banka Hukukunun Esasları, ..., 1988, sh.330-331).