7. Ceza Dairesi 2025/1149 E. , 2025/4219 K. "İçtihat Metni" İ T İ R A Z MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/819 E.,2016/124 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : 1.Sanıklar ... ve ... hakkında mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi 2. Sanık ... hakkında beraat TEMYİZ EDENLER : Katılan vekili ,sanık ..., sanık ... İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma İTİRAZA KONU KARAR: Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 04.12.2024 tarihli ve 2021/220 Esas, 2024/11081
**7. Ceza Dairesi 2025/1149 E. , 2025/4219 K.** **"İçtihat Metni"** İ T İ R A Z MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/819 E.,2016/124 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : 1.Sanıklar ... ve ... hakkında mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi 2. Sanık ... hakkında beraat TEMYİZ EDENLER : Katılan vekili ,sanık ..., sanık ... İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma İTİRAZA KONU KARAR: Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 04.12.2024 tarihli ve 2021/220 Esas, 2024/11081 Karar sayılı bozma kararı Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 04.12.2024 tarihli ve 2021/220 Esas, 2024/11081 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.03.2025 tarihli ve 2016/164982 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesi uyarınca tüm sanıklar lehine yapılan itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, " Somut olayda, dosya kapsamındaki delil durumuna göre sanıklardan ... bakımından cezalandırılmasına yetecek her türlü şüpheden uzak deliller bulunmadığından beraat hükmünün onanması gerektiği halde bozulması hukuka aykırı bulunduğundan ve sanık sayısı itibarıyla olayda toplu kaçakçılık suçunun yasal unsurlarının sanıklar ... ve ... bakımından oluşmayacağından Özel Daire kararına karşı olağanüstü kanun yoluna başvurulması gerekmiştir. Dosya kapsamındaki kolluk araştırma ve tespit tutanağına göre, 06.11.2015 günü saat 09:00 sıralarında devriye görevini ifa eden kolluk görevlilerinin yanlarına yaklaşan bir kişi ..., ... ve babaları ...'in ortak şekilde kaçak sigara ticareti yaptıklarını ve evlerini depo olarak kullandıklarını beyan etmesi üzerine başlatılan soruşturma kapsamında Mersin 1.Sulh Ceza Hakimliğinin 06.11.2015 gün ve 2015/4134 Değ.İş sayılı kararına istinaden yapılan aramada; sanık ...'in ... Mahallesi 101016 Sokak N:12/2 ... sayılı ikametinde yapılan aramada; 300 paket 2001 marka, 40 paket Dubao Red Clasic marka, 140 paket MM marka, 20 paket United marka, 39 paket 2005 marka olmak üzere toplam 539 paket bandrolsüz gümrük kaçağı sigara; sanık ...'in ikamet ettiği ... Mahallesi 101027 Sokak N:30/1 ... sayılı ikametinde yapılan aramada; 500 paket MM marka, 450 paket Prestige marka, 500 paket JJ marka olmak üzere toplam 1450 paket gümrük kaçağı sigaranın ele geçirildiği, sanık ...'in evinde yapılan aramada ise herhangi bir suç unsuruna rastlanmadığı anlaşılmıştır. Sanık ... savunmalarında özetle; "üzerine atılı suçu kabul etmediğini, ikametinde bulunan sigaraların abisi şüpheli ...'e ait olduğunu, ... ile altlı üstlü dairelerde ikamet ettiklerini ve abisinin evinde kimse olmadığından dolayı söz konusu sigaraları geçici olarak kendi ikametine bıraktığını, bıraktıktan kısa süre sonra aramanın yapıldığını" beyan etmiştir. Sanık ... savunmasında özetle; "Bizim nüfusumuz kalabalıktır ve sigara içenlerde vardır. Bu sigaraları Suriye'li bir kişiden kendim ve ailemde bulunanların içmesi için almıştım. Şükrüye Tuncel kardeşim olur. Benim oturduğum evde Şükrüye'nin bir üst katındadır. Olay günü de ani rahatsızlığım nedeniyle hastaneye gidecektim. Bu nedenle Şükrüye'nin evine bırakmıştım ve hastaneden döndükten sonra tekrar evime götürecektim. Sigaralar siyah poşet içerisindeydi ve dışarıdan görünmüyordu. Şükrüye'nin sigara ile bir ilgisi yoktur." şeklinde beyanda bulunmuştur. Dosya kapsamındaki 11.06.2016 tarihli sosyal durum araştırma tutanağına ve nüfus kayıtlarına göre 41 yaşında olan ...’in annesine ait evde annesiyle birlikte kaldığı, bekar olduğu, okur yazar olmadığı, ayağından engelinin bulunduğu, üzerine kayıtlı malının bulunmadığı, 8 kardeş olup bakım ve ihtiyaçlarının annesi ve kardeşleri tarafından karşılandığı, annesinin dul ve yetim maaşı aldığı belirtilmiştir. İfadelerde arama yapılan evin sanık ...'in evi olduğu yazılı olsa da, evin sanığın ebeveynlerine ait olduğu anlaşılmaktadır. Dosya kapsamındaki delillerden; somut olayda diğer sanıkların aksine sanık ... hakkında suç ihbarının bulunmadığı, kaçak sigaraların ele geçirildiği evin sanığa ait olmayıp annesine ait olduğu, evde sanık ...'den başka çok sayıda aile ferdinin yaşıyor olduğu, sanık ...'ın kaçak sigaraları geçici ve kısa süreliğine Şükrüye'nin kaldığı eve bıraktığını beyan ettiği dikkate alındığında, sanık ...'nin sigaraların abisi Meran tarafından ne amaçla bulundurulduğu bilgisine sahip olmadığı, sosyal ve ekonomik araştırmasına göre sanık ...'nin ayağından engeli olduğu, ihtiyaçları birlikte yaşadığı annesi ve kardeşleri tarafından karşılandığı, atılı suçu işlediklerini tevil yolu ikrar eden ağabeyleri ile birlikte hareket ederek suça iştirak ettiğine, suç işleme iradesine sahip olduğuna dair dosyaya yansıyan bir delil bulunmadığı hususlarının anlaşılması karşısında, sanık ...'nin müsnet suçtan beraatına dair ilk derece mahkemesi hükmünün onanması gerekirken bozulması, bununla birlikte sanık ... yönünden verilen bozma kararının isabetsiz olması nedeniyle, somut olayda sanık sayısı itibariyle toplu kaçakçılık suçunun yasal koşullarının da oluşmayacağı göz önüne alındığında, bozma ilamının B bendinin 1 nolu kısmındaki bozma gerekçesinin de hukuka aykırı bulunması nedenleriyle Yüksek Daire kararına karşı sanıklar lehine 5271 sayılı Kanun’un 308. maddesi uyarınca itiraz olağanüstü kanun yoluna başvurulmuştur." şeklindedir. II. GEREKÇE Somut olayda diğer sanıkların aksine sanık ... hakkında suç ihbarının bulunmadığı, kaçak sigaraların ele geçirildiği evin sanığa ait olmayıp annesine ait olduğu, sanık ...'ın kaçak sigaraları geçici ve kısa süreliğine Şükrüye'nin kaldığı eve bıraktığını beyan ettiği dikkate alındığında, sanık ...'nin sigaraların abisi Meran tarafından ne amaçla bulundurulduğu bilgisine sahip olmadığı, sosyal ve ekonomik araştırmasına göre sanık ...'nin ayağından engeli olduğu, ihtiyaçlarının birlikte yaşadığı annesi ve kardeşleri tarafından karşılandığı, atılı suçu işlediklerini tevil yolu ikrar eden ağabeyleri ile birlikte hareket ederek suça iştirak ettiğine, suç işleme iradesine sahip olduğuna dair dosyaya yansıyan bir delil bulunmadığı hususlarının anlaşılması karşısında, sanık ... hakkındaki beraat hükmü yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı, somut olayda sanık sayısı itibarıyla 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 4/2.maddesinde düzenlenen toplu kaçakçılık suçunun yasal koşullarının da oluşmayacağı anlaşılmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, sanıklar ... ve ... hakkında; 1.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'nun 8. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/22. fıkrasının “yirmiüçüncü ” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada; soruşturma aşamasında ihtarat yapılmamış ise 1/2, ihtarat yapılmış ise 1/3 oranında indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı dikkate alınarak, 5237 sayılı Kanun'un 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 12/2. fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu, 2.Sanık ... hakkında tekerrüre esas alınan adli sicil kaydının 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a (4733 sayılı Kanun) muhalefet suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne ilişkin olduğu anlaşılmış olup, hükümden sonra 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 22. fıkrası “23.” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3. maddesinin 23. fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Kanun’un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilamla ilgili öncelikle uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı mahkemesinden araştırılarak neticesine göre söz konusu ilamın tekerrüre esas alınıp alınmayacağının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, 3.5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 tarih ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile anılan maddede yapılan değişiklik ve Anayasa Mahkemesinin 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir. III. KARAR 1.Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE, 2.5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Yargıtay 7. Ceza Dairesinin, 04.12.2024 tarihli ve 2021/220 Esas, 2024/11081 Karar sayılı bozma ilâmının KALDIRILMASINA, 3.Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Mersin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.03.2016 tarihli ve 2015/819 E., 2016/124 K. Karar sayılı kararında sanık ... hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan verilen beraat hükmüne yönelik olarak katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 4.Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Mersin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.03.2016 tarihli ve 2015/819 E., 2016/124 K. Karar sayılı kararında sanıklar ... ve ... hakkındaki mahkumiyet hükümlerine yönelik katılan ... İdaresi vekili ve sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.03.2025 tarihinde karar verildi.