T.C. İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/767 Esas KARAR NO : 2025/624 DAVA : Alacak - İlmuhaberlerin Teslimi DAVA TARİHİ : 12/06/2002 KARAR TARİHİ : 16/10/2025 Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili verdiği dava dilekçesi ile; ...'da mukim müvekkili ile dava dışı ... A.Ş. arasında 01/06/2001 tarihli "Finansman, Mağazacılık, Lojistik ve Hizmetler Sözleşmesi " imzalandığını, sözleşme ile a…
T.C. İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/767 Esas KARAR NO : 2025/624 DAVA : Alacak - İlmuhaberlerin Teslimi DAVA TARİHİ : 12/06/2002 KARAR TARİHİ : 16/10/2025 Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili verdiği dava dilekçesi ile; ...'da mukim müvekkili ile dava dışı ... A.Ş. arasında 01/06/2001 tarihli "Finansman, Mağazacılık, Lojistik ve Hizmetler Sözleşmesi " imzalandığını, sözleşme ile anılan şirketin üreteceği konserve ürünlerin müvekkilince satın alınması ve Bursa serbest bölgesinde kurulacak ... A.Ş. depolarında muhafaza ve pazarlaması, ... A.Ş. nin tüm hisselerini bedelsiz olarak müvekkiline devri, tüm malların karşılığının müvekkilince tahsilinden sonra bu hisselerin iadesi, müvekkilinin davalıyı veya herhangi bir kişiyi tek yetkili imza sahibi olarak atayabileceği, müvekkilinin tüm ödemeleri üretici ... A.Ş.'nin ... Bank ...Şubesindeki hesabına yapacağı, mallar nihai müşteriye gönderilmek üzere gemiye yüklendiğinde müvekkilinin bu malları ... A.Ş. ne fatura edeceği ve ... A.Ş. nin nihai müşteri ile üretici arasında kararlaştırılan sözleşme fiyatının müşteriden fatura karşılığı tahsili ve nihai müşteri ödemeyi yaptıktan sonra bir iş günü içerisinde fatura miktarının müvekkiline ödenmesi konusunda anlaşmaya varıldığını, daha sonra davalının müvekkilince ... A.Ş.ni idare ve temsile yetkili kılındığını,...Tic A.Ş. tarafından hisse senetlerinin yerine tanzim olunan ilmuhaberleri müvekkiline verilmek üzere davalıya teslim ettiğini, ancak ilmuhaberlerin ihtarnameye rağmen davalı tarafından müvekkiline verilmediğini, ayrıca ... Bankası'nın ... hesabından davalı tarafından 278.000 Euro'nun alındığını, bu paranın da iadesi konusunda müvekkilince gönderilen ihtarnamenin sonuçsuz kaldığını belirterek, ... hisseleri yerine düzenlenen ilmuhaberlerin müvekkiline teslimine ve 278.000 Euro 'nun faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili verdiği cevap dilekçesi ile; sözleşmede müvekkilinin taraf olmadığını, bu nedenle kendisine husumet düşmediğini, ... hisselerinin müvekkili tarafından vekaleten değil asaleten alındığını, aradan 1 yılı aşkın bir süre geçmesine rağmen davacının bu güne kadar bunları talep etmediğini, esasen hisse senetlerinin satın alma işleminin bir tür teminat altına alma mahiyetinde olduğunu, davacı ile dava dışı ... A.Ş. arasında imzalanan sözleşmeye göre ... genel müdürünün davacı tarafından atanacağı belirtilmiş ise de; o tarihte davacı şirketin sahibi olan kişinin böyle bir yetkisinin bulunmaması nedeniyle atamanın yapılamadığını, müvekkilinin ... yönetim kurulu tarafından genel müdürlük görevine atandığını, davacının bu konuda iddia ve talepleri olsa idi; davacının ... ve ...'ndan yada müvekkilinden ... hisselerinin devralması ve sonrasında ...'nin hakim hissedarı olarak müvekkilini ... genel müdürlüğüne ataması gerektiğini, bu işlemin yapılmayışının davacının ... hisseleri üzerinde hiç bir hak ve yetkisinin olmadığını ve bu durumu 30/07/2001 tarihinden beri bildiğini gösterdiğini, davacının müvekkiline verdiği 25/06/2001 tarihli vekaletname ile sadece ... davacı adına depo kiralama yetkisinin verildiğini, vekaletnameye göre müvekkilinin davacı adına başkaca bir işlem yapamayacağını, davacı şirketin herhangi bir zarara uğramadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, Alacak - İlmuhaberlerin teslimine ilişkindir. Davanın ilk açıldığı ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda 22/12/2004 tarih ve... Esas - ... Karar sayılı kararı ile; "...davalı ... 01/06/2001 tarihli sözleşmede taraf olmadığı gibi tanzim olunacak ilmuhaberlerin davacı şirketin devrini içeren anlaşma şartlarının yerine getirecek olan dava dışı ... olduğu asıldır. Davacının bu yoldaki talebinin ayrı bir tüzel kişiliğe sahip olan dava dışı ... Dış Tic. A.Ş. (...) yöneltmesi gerektiği, bu talep yönünden davanın pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı" gerekçesi ile reddine karar verilmiştir. Bu kararın temyiz edilmesi neticesinde Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 01/06/2006 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı ilamı ile; "...davacı ve dava dışı şirketçe imzalanan 01/06/2001 tarihli sözleşme uyarınca kurulan dava dışı ... şirketinin temsil ve idare etmek üzere davacı tarafından atanan davalının iş ve eylemlerinin Borçlar Kanunu hükümleri ışığında değerlendirerek teslim aldığı ... ilmuhaberlerine davacıya tevdii ve ... hesabından çektiği parayı davacıya aktarma yükümlülüğü bulunup bulunmadığı çerçevesinde irdelenip uyuşmazlığın çözümü gerekirken vekalet sözleşmesine aykırılığa dayanıldığı replik dilekçesinde tavzihen belirtilen davaya yanlış anlam verilerek ilmuhaberlerin ve çekilen paraya ilişkin hesabın ...'ye ait olması gerekirken davalıya husumet yöneltilemeyeceği yolundaki yanılgılı nitelendirme ile davanın reddi doğru olmamıştır." gerekçesiyle Mahkeme kararı bozulmuştur. Bozmadan sonra yapılan yargılama sonucunda ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 11/06/2007 tarih ve ...Esas - ...Karar sayılı ilamı ile; "...davalının vekalet görevini yapmayarak davacının uğradığı zarardan şahsen sorumlu olduğu iddiasına dayalı davanın reddi gerekmektedir" gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Bu kararın temyiz edilmesi neticesinde Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 05/03/2009 tarih ve ...Esas - ...Karar sayılı ilamı ile; "...Tüm açıklanan bu belgeler ile dosya içerisindeki tarafların yazışma örnekleri göz önüne alındığında, davalının taraf olmadığı 01.06.2001 tarihli sözleşmeden haberdar olduğu, sözleşmede öngörülen vekalet görevini icra etmesi için davacı tarafından davalıya vekaletname verildiği, 01.06.2001 tarihli sözleşme gereği kurulan dava dışı ...…AŞ’nin dava konusu hisselerinin davacı tarafa ait olduğu, davalı tarafından bu hisselerin devralınmasının davacıya vekaleten olduğu, davalının vekalet görevini kötüye kullanarak, dava konusu hisseleri davacıya devretmediği anlaşılmaktadır. Mahkemece, dava konusu ...…A.Ş. hisselerinin davacıya ait olduğu kabul edilerek, davacı tarafın diğer taleplerinin de buna göre incelenip değerlendirilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir." gerekçesi ile Mahkeme kararı bozulmuştur. Bozmadan sonra yapılan yargılama sonucunda ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 20/12/2010 tarih ve ... Esas - ...Karar sayılı ilamı ile; "...Dosya içerisinde mevcut ilmuhaber teslim belgeleri ve bilirkişi raporları incelendiğinde; ... A.Ş. ortaklarından ...'nun sahip olduğu 2.400,00 TL nominal değerle 48 adet hisse karşılığı geçici ilmuhaber ile aynı şirket ortaklarından da ...'nun sahip olduğu yine 2.400,00 TL nominal değerle 47 adet hisse karşılığı geçici ilmuhaberlerin davalıya teslim edildiği ve halen hisseleri davacıya devretmediği anlaşılmaktadır. Tüm bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, davalı vekalet görevini kötüye kullanarak, çektiği paraları ve kendisine teslim edilen hisseleri davacıya devretmediği anlaşılmaktadır. Taleple bağlı kalınarak davalının çektiği 278.000 Euro ile, kendisine teslim edilen ilmuhaberleri davacıya iade etmek durumundadır. (Dava tarihi itibariyle 1 Euro 1,45919 TL olduğundan 278.000 Euro'nun karşılığı 405.654,82 TL olup 4.800,00 TL hisselerin nominal değeri eklendiğinde dava değeri 410.454,82 TL dir ) Davacı taraf 278.000 Euro nun ödenmesi için davalıya ... 36.Noterliğinin ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ihtarname gönderilerek ödeme hususunda 1 gün süre verdiği, davalıya 28/05/2002 tarihinde tebliğin yapıldığı, böylelikle davalının 30/05/2002 tarihinde temerrüde düştüğü anlaşıldığından aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir." gerekçesi ile; "davanın kabulü ile; a-...AŞ ortaklarında ...'nun sahip olduğu 2.400,00 TL ( 2.400.000. TL ) nominal değerli 48 adet hissesi karşılığı gecici ilmuhaber ile aynı şirket ortaklarından ...'nun sahip olduğu yine 2.400 TL ( 2.400.000 TL ) nominal değerli 47 adet hissesi karşılığı geçici ilmuhaberin davacıya ait olduğunun tespiti ile davalıdan alınıp davacıya verilmesine, b-278.000 Euro alacağın 30.05.2002 tarihinden itibaren devlet bankalarının Euro cinsi bir yıl vadeli mevduat hesabına uyguladıkları en yüksek faiz oranı üzerinden faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine ," karar verilmiştir. Bu kararın temyiz edilmesi neticesinde Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 04/04/2013 tarih ve ...Esas - ... Karar sayılı ilamı ile; "...Dava, davalının elinde bulunan dava dışı ... şirketine ait ilmühaberlerin davacıya vekaleten davalı tarafından alınmış olduğu iddiasıyla davalının elinde bulunan ilmühaberlerin teslimi ile davalının ... hesabından çektiği paraların davacıya verilmesi istemlerine ilişkindir.Davacı, davalıdan dava dışı şirkete ait hisse senetlerini temsil eden ilmühaberlerin teslimi ile davalı tarafından ... hesabından çekilen paraların tahsilini istemiş olup, yapılan yargılama ve mahkemece de uyulan Dairemizin 05.03.2009 tarihli, ... Esas-... Karar sayılı bozma ilamında davalının elindeki dava dışı ... A.Ş.'ye ait ilmühaberlerin davacıya ait olup, davalının davacıya vekaleten bu ilmühaberleri almış olduğunun tespiti karşısında mahkemece davalının elindeki ilmühaberlerin davacıya teslimine ilişkin olarak verilen karar bozma ilamına uygun olup, mahkemenin bu yönde verdiği kararda usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Mahkemece davaya ilişkin olarak daha önce verilen kararların pasif husumet yokluğundan davanın reddi ile bozma sonrasında esastan reddine ilişkin olmasına ve tüm yargılama boyunca öncelikle ilmühaberlerin teslimine ilişkin istemle ilgili olarak inceleme yapılmış olmasına göre Dairemizce yapılan ve mahkemece uyulan son bozma kararı da içerik olarak yine ilmühaberlerin teslimine ilişkin olup, bozma kararında davacının diğer istemlerinin de buna göre değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş, bu ifade dışında davacının alacak istemiyle ilgili olarak bozma kararında bir değerlendirme yapılmamıştır. Bu durumda, davacının alacak isteminin yerinde olup olmadığının tarafların bu konudaki iddia ve savunmaları ile gösterecekleri deliller çerçevesinde incelenmesi gerekmektedir. Dosya kapsamından davalının davacının vekili olarak işlemlerde bulunduğu gibi dava dışı ... şirketini temsil ve ilzama yetkili yönetici olarak da görev yaptığı anlaşılmıştır. Davalı, çekilen paraların bir kısmını ... şirketinin işlerini yürütmek için yapılan harcamalarda kullandığını, bir kısmının ise kendisine ödenmeyen vekalet ücretine ilişkin olduğunu savunmuştur. Mahkemece, davalının bu konudaki savunması harcamaya ilişkin belge sunmadığından ve vekalet ücretini doğrudan hesaptan çekemeyeceği gerekçeleriyle yerinde görülmeyerek davacının istediği miktar hüküm altına alınmış ise de davalının yapıldığını iddia ettiği harcamalara ilişkin belgesinin olmaması sırf bu nedenle bu yöndeki savunmasını geçersiz kılmayacağı gibi hak ettiğini iddia ettiği vekalet ücretine ilişkin savunması da incelenerek, çekilen paraların hangi amaçla çekildiği, hangi harcamalarda kullanıldığı, çekilen paralar ile neler yapıldığı gibi hususlar üzerinde durulup, bu konularda inceleme yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuca göre davalının davaya konu para çekim işlemlerinin yerinde olup olmadığının takdir ve tayini gerekirken, bu hususlar üzerinde durulmadan davalının dava dışı ... şirketinin hesabından çektiği paraların dayanağı da gösterilmeden tamamının davacıya ödenmesine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. " gerekçesi ile Mahkeme kararı bozulmuştur. Bozmadan sonra Mahkememizde yapılan yargılama sonucunda Mahkememizin 14/09/2017 tarihli ... Esas - ... Karar sayılı kararı ile; "...Bozma doğrultusunda davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı konusunda alınan raporda; davacının dava tarihi olan 12/06/2006 tarihi itibariyle 362.065,77 EURO olduğu, bu tutarın ... A.Ş. Tarafından nihai müşterilerinden tahsil edilemeyen mal bedellerinden kaynaklandığı, bu durumda 01/06/2001 tarihli sözleşmesinin 6.8. maddesinde nihai müşteri ödemeyi yaptıktan sonra 1 gün içerisinde ... ye ödeneceği gözönüne alındığında 362.065,77 EURO nun RVW alacağının dava tarihi itibariyle muaccel olmadığı, RVW ye 283.920,74 EURO ödeme yapıldığı, 31/12/2012 tarihi itibariyle bakiye kalan 78.145,03 EURO olarak muacceliyet kazanmadığına dair 1. ve 3.bilirkişi raporları çerçevesinde açılan davanın bu itibarla reddi cihetine gidilmiştir..." gerekçesi ile ilmuhaberlerin teslimine ilişkin karar kesinleştiğinden karar verilmesine yer olmadığına, davacı vekilinin alacak istemi için açtığı davanın reddine karar verilmiştir. Bu kararın temyiz edilmesi sonucunda, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 27/06/2019 tarih ve ... Esas - ...Karar sayılı karar ilamı ile; "...davalının elindeki ilmuhaberlerin davacıya teslimine ilişkin olarak ilmuhaberlerin teslimine ilişkin karar kesinleştiğinden karar verilmesine yer olmadığına dair verilen kararda usul ve aykırı bir yön bulunmamaktadır. Davacının alacak talebi, Dairemizin ... Esas ... Karar sayılı bozma ilamında yapılması gerekli görülen araştırma ve değerlendirmeler yapılmaksızın, dava tarihi itibariyle davacı alacağının muaccel olmadığı gerekçesi ile reddedilmiş ise de; davacının ... şirketinden olan alacağının muaccel olmadığının kabulü isabetli değildir. Zira, sözleşmenin 6.8. maddesinde ''........ nihai müşteri ödemeyi yaptıktan sonra 1 iş günü içerisinde fatura miktarını ...'ye ödeyecektir'' düzenlemesi bulunmakta olup, ...'nin nihai alıcılardan henüz tahsil edilmeyen veya tahsil edilmiş olmasına rağmen davacıya ödenmesi için sözleşmede öngörülen süresi dolmamış başkaca alacaklarının olması, davalı tarafından çekilen paralar yönünden yukarda alıntılanan Dairemizin 2011/5057 Esas 2013/6898 Karar sayılı bozma ilamında işaret edilen incelemelerin yapılmasına engel değildir. Bu itibarla mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemiz bozma ilamı muvacehesinde bir değerlendirme yapılarak, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir..." gerekçesiyle karar bozulmuştur. Mahkememizce usul ve yasaya uygun bulunan Yargıtay bozma ilamına uyulmuştur. Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda bilirkişilerden rapor ve ek rapor alınmıştır. Bilirkişiler ..., ...ve Dr. Öğr. Üyesi ...Mahkememize sundukları 28/11/2022 tarihli raporlarında; davacı ... ile Davalı ... arasında Finansman Sözleşmesi çerçevesindeki işlerin yönetilmesi kapsamında bir vekalet ilişkisi tesis edildiğini, davalı ...’ın, dava dışı ...’nin yöneticisi sıfatını haiz olduğunu, davalı ile ... arasındaki bu hukuki ilişki (vekalet ilişkisi) gereği Davalının dava dışı ...’ye karşı da sorumlu olduğunu, davaya konu edilen 278.000 EURO paranın, dava dışı ... hesaplarından ... yöneticisi sıfatıyla çekildiğini, dava konusu alacak talebi ... şirketinin ... şirketinden alacağına ilişkin olmayıp ... şirketinin tüm paylarına sahip olduğu ... şirketi hesaplarından davalı ... tarafından çekilen 279.973,24 EUR’ya ilişkin olduğunu, davalı ... ’ın söz konusu meblağın bir kısmını ... işleri için harcadığı iddiası ile ilgili olarak; davalının iddia ettiği kavanozların temizlenmesi, elleçleme giderleri vs. ve bu giderlerin işin zorunlu gereklerinden olup olmadığı hususunda bir değerlendirme yapmalarının mümkün olmadığını, yapıldığı iddia edilen giderler belgeye de dayanmadığından, bununla ilgili bir görüş oluşturulamadığını, meblağın bir kısmının ise vekalet ücreti alacağı olarak değerlendirildiği iddiasının ise ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini; dava dışı ... tarafından davalıya bir vekalet ücreti ödendiği tespit edilemese de davalıya Kasım 2000 – Temmuz 2001 döneminde aylık 2.500 USD ve Temmuz 2001-Mayıs 2002 döneminde aylık 5.500 USD hizmet bedeli ödemesinin, doğrudan davacı ... tarafından yapıldığının anlaşıldığını, davacı ... ile davalı arasındaki hukuki ilişkide bir ücretin belirlenmediğini, bu yönde bir teamülün olup olmadığını, varsa bu teamül gereği vekalet ücretinin ne kadar olduğu hususunda takdirin Mahkemeye ait olduğunu, yine davalı ile dava dışı ... arasındaki ilişkinin hukuki niteliği itibariyle bir vekalet ilişkisi olduğu ve aynı incelemenin bu kapsamda da yapılması gerektiğini, Davalının dava dışı ... hesaplarından çekmiş olduğu parayı şirket işlerine harcadığı ispat edilmediğinden; dava dışı ...’nin malvarlığının azaltılması davacı ...’nin ...’den olan alacağını tahsil etmesini güçleştireceğinden Davalının özen yükümlülüğünü ihlal ettiğinden bahsetmenin mümkün olduğunu, davacı ...’nin tazminat talebinde bulunabilmesi için zararının bulunması gerektiğini, davacı ... dava dışı ...’den olan alacağın tamamını tahsil etmiş ise Finansman Sözleşmesi kapsamında bir zarara uğramamış olacağından Davalıdan herhangi bir tazminat talep etmesinin mümkün olmadığını, ancak davacı ...dava dışı ...’den olan alacağını tahsil edememiş ise ...’nin malvarlığı azalmış olacağından davacı ...’nin (tahsil edilemeyen alacak miktarınca) zarara uğramış sayılacağı ve bu zararı talep etmesinin mümkün olduğunu belirtmişlerdir. Bilirkişiler ..., ... ve ... mahkememize sundukları 14/08/2024 tarihli raporlarında; ...’nin hesaplarından 279.973,24 EURO’nun davalı tarafından çekildiğini, davalının gerçekleştirdiği hukuka aykırı işlem ile dava dışı ...’nin doğrudan ve davacının dolaylı olarak zarar gördüğünü, TTK m. 555 uyarınca şirketin uğradığı zararın tazminini, şirket ve her bir pay sahibi talep edebileceğini, bununla birlikte sorumluluk davası açan pay sahiplerinin, tazminatın ancak şirkete ödenmesini isteyebileceğini, TTK m. 555 gereğince her bir pay sahibinin, şirketin uğradığı zararın tazminini talep edebileceğini, davacının dava dışı ...’nin tek pay sahibi olması sebebiyle, dolaylı zararları sebebiyle tazminat davası açabileceğini, ancak somut olaydaki davanın konusu şirket yöneticilerinin sorumluluğuna ilişkin olmadığını, mahkemenin görevlendirmesi ve gerek Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 27/06/2019 Tarih ve ... E....K. sayılı bozma ilamı gerek Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 04/04/2013 Tarih ve ...E. ...K. sayılı bozma ilamında belirtildiği üzere, davalının, dava dışı ... şirketini temsil ve ilzama yetkili yönetici olarak da görev yaptığı sürede dava dışı ... şirketin hesaplarından çektiği 279.973,24 EURO tutarın incelenmesi gerektiği, davalının çekilen paraların bir kısmını ... şirketinin işlerini yürütmek için yapılan harcamalarda kullandığını ve bir kısmının ise kendisine ödenmeyen vekalet ücretine ilişkin olduğunu iddia ettiğini, Anonim şirket ile yönetim kurulu üyesi arasındaki ilişkiye kural olarak vekalet sözleşmesi hükümlerinin uygulanacağını, TBK m. 502/3 gereğince sözleşme veya teamül varsa vekil, ücrete hak kazanacağı, somut olayda davalı tarafından kendisi ve ... arasında bir vekalet sözleşmesinin bulunduğu ve bu sözleşmede ücretin belirlendiğinin ispat edilemediğini, davalı yönetim kurulu üyesine ücret ödenmesi gerektiğine ilişkin teamülün bulunup bulunmadığını, teamülün bulunduğu halde ücretin miktarının mahkemenin takdirinde olduğunu, bu konuda 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu m. 17/1(e) uyarınca İstanbul Ticaret Odasına başvurulabileceğini, zira hüküm gereğince çalışma alanları içindeki ticarî ve sınaî örf, adet ve teamülleri tespit ve ilân etmek oda meclislerinin görevleri arasında yer aldığını, davalı tarafından ... hesaplarından çekilen 279.973,24 EURO tutarın ...’nin işlerinin yürütülmesi amacıyla harcandığının ileri sürüldüğünü, TBK m. 540 gereğince vekâletin kapsamının, sözleşmede açıkça gösterilmemişse, görülecek işin niteliğine göre belirleneceğini, vekâletin, özellikle vekilin üstlendiği işin görülmesi için gerekli hukuki işlemlerin yapılması yetkisini de kapsayacağı, TBK m. 510 uyarınca vekâlet veren, vekâletin gereği gibi ifası için vekilin yaptığı giderleri ve verdiği avansları faiziyle birlikte ödemek ve yüklendiği borçlardan onu kurtarmakla yükümlü olduğunu, dolayısıyla davalı vekilin, vekalet sözleşmesi gereğince gerçekleştirdiği işlemlere ilişkin masrafları vekalet verenden talep edebileceğini, ancak somut olayda davalı tarafından soyut olarak ... adına çeşitli işlemlerin yapıldığının belirtilmesine rağmen söz konusu işlemlere ilişkin bilgi ve belgenin dosya münderacatında yer almadığını, dolayısıyla davalı tarafından ... adına yapılan masrafların ispatlanamadığını belirtmişlerdir. Bilirkişiler ..., ... ... mahkememize sundukları 09/01/2025 tarihli ek raporlarında; ...’nin hesaplarından 279.973,24 EURO’nun davalı tarafından çekildiğini, davalının gerçekleştirdiği hukuka aykırı işlem ile dava dışı ...’nin doğrudan ve davacının dolaylı olarak zarar gördüğünü, mahkemenin görevlendirmesi ve gerek Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 27/06/2019 Tarih ve ...E. ... K. sayılı bozma ilamı gerek Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 04/04/2013 Tarih ve ... E. ... K. sayılı bozma ilamında belirtildiği üzere, davalının dava dışı ... şirketini temsil ve ilzama yetkili yönetici olarak da görev yaptığı sürede dava dışı ... şirketin hesaplarından çektiği 279.973,24 EURO tutarın incelenmesi gerektiğini, davalı çekilen paraların bir kısmını ... şirketinin işlerini yürütmek için yapılan harcamalarda kullandığını ve bir kısmını ise kendisine ödenmeyen vekalet ücretine ilişkin olduğunu iddia ettiğini, Anonim şirket ile yönetim kurulu üyesi arasındaki ilişkiye kural olarak vekalet sözleşmesi hükümlerinin uygulanacağı, TBK m. 502/3 gereğince sözleşme veya teamül varsa vekil, ücrete hak kazanacağını, somut olayda davalı tarafından kendisi ve ... arasında bir vekalet sözleşmesinin bulunduğu ve bu sözleşmede ücretin belirlendiğinin ispat edilemediğini, davalı yönetim kurulu üyesine ücret ödenmesi gerektiğine ilişkin teamülün bulunup bulunmadığını, teamülün bulunduğu halde ücretin miktarının mahkemenin takdirinde olduğunu, bu konuda 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği İle Odalar ve Borsalar Kanunu m. 17/1(e) uyarınca ... Ticaret Odasına başvurulması gerektiğini, Mahkemenin 14.11.2024 tarihli müzekkeresine, 26.11.2024 tarihli ... Ticaret Odası cevabının, ‘Sözleşme tarihi olan 01/06/2001 tarihi ile 24/05/2002 tarihi arasında ...A.Ş. (Ticaret Sicili No: ...) yönetim kurulu üyesine ücret ödenmesi gerektiğine ilişkin herhangi bir örf, adet ve teamül kararının bulunmadığı tespit edilmiştir.’ şeklinde olduğunu, dolayısıyla davalının, dava dışı ...’nin hesabından aldığı paranın bir kısmının vekalet ücreti olduğuna ilişkin iddiasının yerinde olmadığını, davalı tarafından ... hesaplarından çekilen 279.973,24 EURO tutarın ...’nin işlerinin yürütülmesi amacıyla harcandığının ileri sürüldüğünü, TBK m. 510 uyarınca vekâlet veren, vekâletin gereği gibi ifası için vekilin yaptığı giderleri ve verdiği avansları faiziyle birlikte ödemek ve yüklendiği borçlardan onu kurtarmakla yükümlü olduğunu, dolayısıyla davalı vekilin, vekalet sözleşmesi gereğince gerçekleştirdiği işlemlere ilişkin masrafları vekalet verenden talep edebileceğini, ancak somut olayda davalı tarafından soyut olarak ... adına çeşitli işlemlerin yapıldığının belirtilmesine rağmen söz konusu işlemlere ilişkin bilgi ve belgenin dosya münderacatında yer almadığını, dolayısıyla davalı tarafından ... adına yapılan masrafların ispatlanamadığını belirtmişlerdir. Bilirkişiler ..., ... ve ... mahkememize sundukları 30/07/2025 tarihli 2.ek raporlarında; davacı şirkettin ticari defterlerinde davalıdan 279.973,24 EURO alacaklı olduğu göz önünde bulundurulduğunda, davalı ...’in dava dışı ... ödenmesi için dava dışı ...’a verildiği iddia edilen 3.000.0000.000 YTL =3.000 TL =2.528,04 karşılığı Euro ve 8.183.437.250 YTL=8.183,44 TL= 6.574,99 Euro olmak üzere toplamda 11.183.437.250 YTL=11.183,44 TL=9.103,03 Euro ödeme olduğunu, davalının davacı şirketten çekmiş olduğu 279.973,24 EURO'dan dava dışı ...’a ödemeler düşüldüğünde (279.973,24 Euro- 9.103,03 Euro=)270.870,21 Euro tutarı ispata muhtaç olduğunu, diğer bir ifadeyle davalının yapmış olduğu ödemelerin kabulü halinde, davacı şirketin 270.870,21 Euro tutarında zararının olduğu sonucuna varılmış olup takdirin Mahkemeye ait olduğunu, davacı şirkettin ticari defterlerinde davalıdan 279.973,24 EURO alacaklı olduğu dikkate alındığında, teknik bilirkişi tarafından ‘Üç senaryonun ortalaması alındığında 138.772 EUR toplam masraf hesaplanmıştır.’ tespiti ile davalı ...'ın bu masrafı ödediği ve dava dışı ...’a ödemeler düşülmesi durumunda ( 279.973,24- 138.772 -9.103,03 Euro=)132.098,21 Euro davalı şirkete borçlu olduğu tespit edildiğini, lakin davalı ... teknik bilirkişinin tespitine dayanak masraflara yönelik dayanak evrak ibraz etmemiş olup takdirin Mahkemeye ait olduğunu belirtmişlerdir. Mahkememizce toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; Dava, davalının elinde bulunan dava dışı ... şirketine ait ilmühaberlerin davacıya vekaleten davalı tarafından alınmış olduğu iddiasıyla davalının elinde bulunan ilmühaberlerin teslimi ile davalının ... hesabından çektiği paraların davacıya verilmesi istemlerine ilişkindir. Davacı, davalıdan dava dışı şirkete ait hisse senetlerini temsil eden ilmühaberlerin teslimi ile davalı tarafından ... hesabından çekilen paraların tahsilini talep etmiştir. Davacının taleplerinden biri olan ilmühaberlerin teslimine ilişkin olarak ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas - ...Karar sayılı kararı ile ilmühaberlerin davacıya ait olduğunun tespiti ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, Yargıtay 11. Hukuk Dairesince bu kararın usul ve yasaya aykırı olmadığına karar verilmiş, verilen bozma kararından sonra yapılan yargılama sonucunda Mahkememizin ... Esas - ... Karar sayılı kararında; ilmühaberlerin teslimine ilişkin karar kesinleştiğinden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi ... Esas -... Karar sayılı kararında; ilmühaberlerin davacıya teslimine ilişkin kararın kesinleştiğinden dolayı karar verilmesine yer olmadığına dair kararın usul ve aykırı olmadığı belirtilmiştir. Buna göre ilmühaberlerin teslimine ilişkin karar kesinleşmiş olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Davacının diğer talebi Alacak talebine ilişkindir. Buna ilişkin Mahkemece verilen kabul kararının temyizi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin... Esas - ...Karar sayılı ilamında; davalının davacının vekili olarak işlemlerde bulunduğu gibi dava dışı ... şirketini temsil ve ilzama yetkili yönetici olarak da görev yaptığı anlaşılmıştır. Davalı çekilen paraların bir kısmını ... şirketinin işlerini yürütmek için yapılan harcamalarda kullandığını, bir kısmının ise kendisine ödenmeyen vekalet ücretine ilişkin olduğunu savunmuştur. Mahkemece davalının bu konudaki savunması harcamaya ilişkin belge sunmadığından ve vekalet ücretini doğrudan hesaptan çekemeyeceği gerekçeleriyle yerinde görülmeyerek davacının istediği miktar hüküm altına alınmış ise de; davalının yapıldığını iddia ettiği harcamalara ilişkin belgesinin olmaması sırf bu nedenle bu yöndeki savunmasını geçersiz kılmayacağı gibi hak ettiğini iddia ettiği vekalet ücretine ilişkin savunması da incelenerek, çekilen paraların hangi amaçla çekildiği, hangi harcamalarda kullanıldığı, çekilen paralar ile neler yapıldığı gibi hususları üzerinde durulup, bu konularda inceleme yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuca göre davalının davaya konu para çekim işlemlerinin yerinde olup olmadığının takdir ve tayini gerekirken, bu hususlar üzerinde durulmadan davalının dava dışı ... şirketinin hesabından çektiği paraların dayanağı da gösterilmeden tamamının davacıya ödenmesine karar verilmesi doğru görülmediği belirtilerek Mahkeme kararı bozulmuştur. Bu bozma ilamından sonra yapılan yargılama sonucunda; davacının alacak talebinin reddine karar verilmiştir. Bu kararın temyizi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin ... Esas - ... Karar sayılı ilamı ile; önceki bozma ilamı doğrultusunda değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile Mahkeme kararı bozulmuştur. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin ...Esas -... Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere Mahkememizce inceleme yapılması için bilirkişi rapor ve ek raporları alınmıştır. Bilirkişiler..., ... ve ... tarafından sunulan bilirkişi raporunda; davalının çekilen paraların bir kısmını ... şirketinin işlerini yürütmek için yapılan harcamalarda kullandığını ve bir kısmının da kendisine ödenmeyen vekalet ücretine ilişkin olduğunu iddia ettiğini, davalının kendisi ve ... şirketi ile arasında bir vekalet sözleşmesinin bulunduğunu ve sözleşmede ücretin belirtildiğinin ispat edilemediği, davalı yönetim kurulu üyesine ücret ödenmesi konusunda teammülün bulunup bulunmadığı hususunda ... Ticaret Odasına başvurulabileceğinin belirtildiği, bunun üzerine Mahkemece ... Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılmış olup müzekkereye verilen cevapta; ...Tic. A.Ş. Yönetim kurulu üyesine ücret ödenmesine ilişkin herhangi bir örf, adet ve teammülün bulunmadığı bildirilmiştir. Bilirkişi kurulunun sunmuş olduğu 16/07/2025 tarihli 2. Ek raporunda; davalı tarafın beyanları ve sunduğu belgelerin incelenmesinde; davacı şirketin ticari defterlerinde Davalıdan 279.973,24 EURO alacaklı olduğu göz önünde bulundurulduğunda, davalı ... ’ın dava dışı ... ödenmesi için dava dışı ...’a verildiği iddia edilen 3.000.0000.000 YTL =3.000 TL =2.528,04 karşılığı Euro ve 8.183.437.250 YTL=8.183,44 TL= 6.574,99 Euro olmak üzere toplamda 11.183.437.250 YTL=11.183,44 TL=9.103,03 Euro ödeme olduğunu, davalının davacı şirketten çekmiş olduğu 279.973,24 EURO dava dışı ...’a ödemeler düşüldüğünde (279.973,24 Euro- 9.103,03 Euro=)270.870,21 Euro tutarı ispata muhtaç olduğunu, ödemelerin kabulü halinde, davacı şirketin 270.870,21 Euro tutarında zararının olduğu sonucuna varılmış olduğunu, davacı şirkettin ticari defterlerinde Davalıdan 279.973,24 EURO alacaklı olduğu dikkate alındığında, teknik bilirkişi tarafından ‘Üç senaryonun ortalaması alındığında 138.772 EUR toplam masraf hesaplanmıştır.’ tespiti ile davalı ...'ın bu masrafı ödediği ve dava dışı ...’a ödemeler düşülmesi durumunda ( 279.973,24- 138.772 -9.103,03 Euro=)132.098,21 Euro davalı şirkete borçlu olduğu tespit edildiğini belirtmişlerdir. Tüm dosya kapsamı göz önüne alındığında; ...'nin hesaplarından 279.973,24 Euronun davalı tarafından çekildiği, davalının çekilen bu paranın bir kısmını ... şirketinin işlerini yürütmek için yapılan harcamalarda kullandığını, bir kısmını ise kendisine ödenmeyen vekalet ücretine ilişkin olduğunu iddia ettiği, davalının kendisi ile ... şirketi arasında bir vekalet sözleşmesi bulunduğunu ve bu sözleşmede ücretin belirlendiğini ispat edemediği, davalı yönetim kurulu üyesine ücret ödenmesi gerektiğine ilişkin örf, adet ve teammül olup olmadığına ilişkin ... Ticaret Odasına yazılan müzekkereye verilen cevapta bu şekilde örf, adet ve teammülün bulunmadığının belirtildiği, buna göre davalının vekalet ücreti iddiasına itibar edilemeyeceği, davalının bir diğer iddiasının çekilen paranın bir kısmının şirket işlerini yürütmek için harcadığını belirttiği, sunulan belgeler, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin bozma ilamı ve bilirkişi ek raporu göz önüne alındığında davalı tarafından yapılan ödemelerin Euro karşılığının 9.103,03 Euro olduğu, işçilik maliyetlerinin taşıma ve depo süresince oluşacak %2 oranında kırık sızdırma, koli masrafı, fire maliyetleri de dikkate alındığında yapılacak harcamanın 138.772 Euro olduğuna ilişkin bilirkişi ek raporundaki görüşe itibar edilerek; davalı tarafından çekilen paranın 279.973,24 Euro - davalı tarafından yapılan ödemenin ve masrafların 9.103,03 Euro ile 138.772 Euro olduğu sonucuna varılarak (279.973,24 - 9.103,03 - 138.772= 132.098,21 Euro) davalının davacıya iade etmesi gereken miktar olduğu Mahkememizce kabul edilerek, davacının alacak davasının kısmen kabulü ile 132.098,21 Euro alacağın gönderilen ihtarnameye göre temerrüt tarihi olan 30/05/2002 tarihinden itibaren hesaplanacak faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İlmuhaberelerin teslimine ilişkin karar kesinleştiğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 2-132.098,21 Euro alacağın temerrüt tarihi olan 30.05.2002 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarınca bir yıl vadeli Euro mevduat hesabına uyguladıkları en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre alınması gereken 13.166,38 TL harcın, peşin alınan toplam harç olan 24.095,89 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 10.929,51 TL'nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 30.839,12 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın ret edilen kısmına göre hesaplanan 34.061,65 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 49.764,90 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 23.646,96 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı tarafından yapılan 995,40 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 522,41 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Taraflarca tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize sunulacak veya gönderilecek dilekçe ile YARGITAY yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/10/2025 Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır **Bu belge 5070 sayılı Kanun Kapsamında Elektronik İmza İle İmzalanmıştır.*