1. Hukuk Dairesi 2015/7533 E. , 2018/6906 K. "" MAHKEMESİ : ...ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 13.03.2018 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılar vekili Avukat ... Aksoy ile temyiz edilen davalı vekili Avukat ... Yavuz geldile…
**1. Hukuk Dairesi 2015/7533 E. , 2018/6906 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ...ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 13.03.2018 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılar vekili Avukat ... Aksoy ile temyiz edilen davalı vekili Avukat ... Yavuz geldiler, duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü: -KARAR- Dava, temlikin şeklen geçersiz olduğu ve ... hukuksal nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Davacı, 11/10/2011 tarihli düzenleme şeklinde bağış vaadi sözleşmesi ile 3 parsel sayılı taşınmaz ile 4 sayılı parseldeki 16 no’lu bağımsız bölümü davalıya bağışlamayı vaad ettiğini ve bu kapsamda 11/10/2011 tarihli vekaletname ile davalı cemiyet çalışanlarını vekil tayin ettiğini, dava konusu taşınmazların da vekili tarafından davalı cemiyete bağışlandığını, ne var ki bağış vaadi sözleşmesinin şeklen geçersiz olduğunu, anılan işlemleri yaşlılığın etkisi ve yalnız kalma korkusu ile bir anlık bunalım sırasında yaptığını, davalı cemiyetin sunduğu hizmetlere ihtiyacı olmadığı gibi davalı cemiyetin de kendisine herhangi bir yer tahsisi de yapmadığını ileri sürerek, dava konusu 4 sayılı parseldeki 16 no’lu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile adına tescilini istemiştir. Davalı, yapılan devir işlemlerinin usulüne uygun ve geçerli olduğunu, yükümlülüklerin yerine getirildiğini, davacı tarafa tam teşekküllü bir rezidans tahsis edildiğini, davacının kendi isteği ile tahsis edilen daireye taşınmadığını bildirip davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, bağışlama işleminde şekil yönünden herhangi bir geçersizliğin bulunmadığı, davalının yükümlülüklerini yerine getirdiği ve bağışlamadan rücu koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hemen belirtilmelidir ki, iddianın ileri sürülüş biçimi, dava dilekçesinin içeriği ve özellikle ön inceleme duruşmasındaki davacı vekilinin beyanlarından; davacının davasını sözleşmenin şeklen geçersizliği ve ... nedenlerine hasrettiği açıktır.