Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2024/2883 E. , 2024/5003 K. T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/2883 Karar No : 2024/5003 TEMYİZ EDEN (DAVACI) :... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenil…
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2024/2883 E. , 2024/5003 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/2883 Karar No : 2024/5003 TEMYİZ EDEN (DAVACI) :... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı adına 2019 yılına ait muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla tanzim edilen ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu ödeme emrinin davacının yerleşim yeri adresinde amcası ...'ye 22/03/2023 tarihinde tebliğ edildiği olayda, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 günlük yasal süre geçirildikten sonra 17/10/2023 tarihinde açılan davanın esasının incelenemeyeceği gerekçesiyle dava süre aşımı nedeniyle reddedilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Ödeme emri içeriği borçlardan banka hesabına uygulanan e-haciz nedeniyle gelen mesaj yoluyla haberdar olduğu, tebligat yapıldığı tarihlerde ...'da ikamet ettiği, 60 yaşın üzerinde uzaktan akrabası olan, tebligatın önem ve sorumluluğunu da kavrayamayacak durumda bulunan şahsa yapılan tebligatın usulsüz olduğu, sahte fatura düzenlediği iddia edilen şirketle bir bağlantısının bulunmadığı gibi bu şirket yönünden takip yollarının tüketilmediği, borçların zamanaşımına uğradığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyize konu kararı hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'IN DÜŞÜNCESİ: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Davaların karara bağlanması" başlıklı 22. maddesinin 1. fıkrasında, konular aydınlandığında meselelerin sırasıyla oya konulacağı ve karara bağlanacağı, 24. maddesinde de, kararlarda, davacının ileri sürdüğü olaylar ve hukuki sebepler ile istem sonucunun belirtileceği hükmüne yer verilmiş, aynı Kanun'un 49. maddesinin (2) işaretli fıkrasının (c) bendinde, usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veye eksikliklerin bulunması bozma sebebi olarak sayılmıştır. Her ne kadar Vergi Mahkemesince davanın ödeme emrine karşı açıldığı kabulüyle yargılama yapıldığı ve istinaf incelemesinin bu doğrultuda sonuçlandırıldığı görülmüş ise de dava dilekçesinde ihbarname ve ödeme emrinin iptali ile e haczin kaldırılmasının da istenildiği anlaşılan olayda bu kapsamda değerlendirme yapılmaksızın karar verilmesi yargılama usulüne uygun düşmediğinden değinilen hususlar gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere Vergi Dava Dairesi kararının bu gerekçeyle bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacının komisyon karşılığında sahte fatura düzenlediğinden bahisle 10/06/2022 tarihinde gelir vergisi yönünden takdir komisyonuna sevk edildiği, ... tarih ve ... sayılı vergi tekniği raporundaki tespitler done alınmak suretiyle 12/08/2022 tarihli takdir komisyonu kararıyla takdir edilen matrah üzerinden tanzim edilen ihbarnamelerin "..." adresinde, ...'da olduğu belirtilerek aynı konutta ikamet eden şerhiyle kardeşleri ... ve ... imzasına... ve... tarihlerinde tebliğ edildiği, sözü edilen ihbarnameler içeriği vergi ve cezaların vadesinde ödenmemesi üzerine tanzim edilen dava konusu ödeme emrinin de sözü edilen adreste, davacının İstanbul'da olduğu belirtilerek aynı konutta ikamet eden şerhiyle amcası ... imzasına 22/03/2023 tarihinde tebliğ edildiği, davacı tarafından banka hesabına uygulanan e-haciz bildirimi üzerine söz konusu borçların 10/10/2023 tarihinde öğrenildiği iddia edilerek öğrenilme tarihi itibarıyla davanın açıldığı anlaşılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 55. maddesinin 3. fıkrasında; belediye hududu dışındaki köylerde bulunan borçlulara ödeme emirlerinin muhtarlıkça tebliğ olunacağı, ödeme emirlerinin muhtarlığa tevdii tarihinden itibaren 15 gün içinde tebligat yapılmadığı takdirde ödeme emirleri tebliğ edilmemiş olan borçluların isimlerinin ödeme emri hüküm ve mahiyetindeki bir "ödeme cetveline" alınarak borçluların borçlarını ödemeye ve mal bildiriminde bulunmaya çağırılacağı, ödeme cetvelinin köy ihtiyar kurulu kapısına bir örneği de köyde herkesin görebileceği umumi bir mahalle 10 gün müddetle asılmak suretiyle tebliğ olunacağı ve cetvelin asıldığı köy muhtarlığınca münadi vasıtasiyle ilan olunacağı, cetvel asılırken ve indirilirken keyfiyetin muhtarlıkça zabıt varakasiyle tesbit edileceği, cebren tahsil ve takibin ödeme emrinin tebliği veya ödeme cetvelinin indirilmesi tarihinde başlamış olacağı hüküm altına alınmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Köylerde posta memuru vasıtasıyla yapılacak tebligatta çeşitli güçlüklerle karşılaşılacağı gözetilerek köy muhtarı aracılığıyla tebligat yapılması öngörülmüştür. Bu durumda, tebliğ alındısında, davacının amcası olduğu belirtilmek suretiyle ... isimli şahsa yapılan tebligat, 6183 sayılı Kanun'un 55. maddesinin 3. fıkrasına aykırı düştüğünden, banka hesabına uygulanan haciz üzerine öğrenildiğinin kabulü gereken ödeme emrine karşı açılan davanın süresinde olduğu sonucuna varıldığından yazılı gerekçeyle süreaşımı nedeniyle reddine dair Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf başvurusunun reddine dair kararın bozulması gerekmiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin kabulüne, 2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının BOZULMASINA, 01/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.