İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 06/03/2026 YAZIM TARİHİ : 06/03/2026 ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda; İDDİALARIN ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesi ile; da…
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/2867 KARAR NO : 2026/491 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I Başkan : Üye : Üye : Katip : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : ... NUMARASI : ... Esas ... Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Ticari Şirket (Fesih İstemli) İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 06/03/2026 YAZIM TARİHİ : 06/03/2026 ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda; İDDİALARIN ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesi ile; davacının 400 paylı davalı şirketin 136 payla, diğer ortak ... 132 payla ve diğer ortak ...'nin 132 payla kurucu ortakları olduğunu, şirketin müdürü davacı ... iken şirket ortakları olan ... ile ...'nin davacı ...'e karşı ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile dava açtıklarını, mahkemenin ... tarihli kararı ile şirkete ...'ın kayyum olarak atandığını, dava karara çıktığında ...'ın kayyumluk görevinin sona ermiş olduğunu, şirketin amaç ve konusuna uygun her türlü iş ve faaliyeti halen yürütmekte olduğunu, şirketin kayyumdan önceki müdürü ve büyük hissedarı olan ...'in şirketin diğer ortakları ... ve ...'nin davacıyı şirket yönetiminden ekarte etmek adına yaptıkları tüm tutum ve davranışlardan ötürü şirkete giremez hale geldiğini, davalı tarafların davacıya karşı yasal dayanaktan yoksun ve mesnetsiz iddialarda bulunduğunu, davacının mağduriyetine sebep olduklarını, şirket müdürü olan davacının kendine yüklenilen her türlü özen ve bağlılıkla şirketin menfaatlerini gözettiğini , davacının basiretli bir şekilde her türlü sorumluluğu yerine getirdiğini, limited şirketler ortaklar arasındaki güvene dayalı olarak kurulan ticari şirketler olduklarını, ortaklar arası güven ve iş birliğini zedeleyen davranışların limited ortaklığın sona ermesinin sebebi olduğunu, tensiple birlikte verilecek kararla şirketin mal varlığı, gelirleri, giderleri, kar payı, mevcut mal durumu vs. hususlarında araştırma ve inceleme yaptırılmasına, şirketin feshi ve tasfiyesiyle davacının hissesi oranında şirketten tüm hak ve alacaklarının tasfiye neticesinde yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, bilirkişilerce tespit edilecek davacıya ödenmesi gereken kar payı yönünden fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak üzere ve bilirkişi raporuna ileride arttırılmak üzere davacı için şimdilik 10.000,00.TL kar payının tahsiline, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davalı ... diğer ortakları ... ve ...'den tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacı taraf açısından şirketin feshini gerektiren herhangi bir yasal durumun mevcut olmadığını, şirkette 16 kişinin çalıştığını, şirketin feshi halinde ülke ekonomisinin ve şirket çalışanlarının zararı söz konusu olacağını, şirket yönünden davacı ile ortaklığı sürdürme imkanının ortadan kaldığını, usul ekonomisi açısından ayrıca davacının ortaklıktan çıkarılmasına dava açmaya gerek kalmadan, davacının şirketin feshine ilişkin talebin reddi ile davacının şirketten çıkarılması gerektiğini, davacının ortaklıktan çıkarılmasını gerektiren haklı mevcudiyeti ve ortaklığın devamında taraflar açısından herhangi bir fayda bulunmadığından TTK 636/3 maddesi uyarınca davacı ortağın şirketten çıkarılmasını ve duruma uygun düşen bir çözüme karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile; TTK 636/3 maddesi gereğince davacı ...'in payının gerçek değeri olan 180.638,00.TL'nin ayrılma akçesi olarak davalı şirket tarafından davacıya ödenmesi suretiyle davacının dava konusu ... ortaklığından çıkarılmasına, davacının davalı şirkete yönelik fesih ve tasfiye isteminin ve kar payı alacağı talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf talebi ile; mahkeme dosyasında bilirkişi tarafından rapor tanzim edilirken hiçbir inceleme ve araştırma yapmadan davalının beyanları doğru kabul edildiğini, sadece matematiksel hesaplama yapılmakla yetinildiğini, aktif pasif kalemleri gereği gibi irdelenmediğini, bu sebeple ilgili rapor eksik ve hatalı inceleme neticesinde tanzim edilmiş olup, Yargıtay denetimine elverişli olmadığını, dava konusu şirketin feshinin gerektiğini ayrıca kar payı alacağının ret edilmesinin hukuka aykırı olup, bu nedenlerle; icranın tehirine, ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas ... Karar sayılı kararının itirazlar doğrultusunda kaldırılmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DAVALI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf talebi ile; davacı ... şirketi yönetirken ticari ahlak kurallarına uygun davranmadığını ve bunun sonucu şirketi zarara uğrattığını, şirketi zarara uğratmasının haricinde haksız olarak zimmetine para da geçirmiş olduğu halde kendisinin ayrılma akçesi hak ettiğine karar verilmesi hukuka ve hakkaniyete aykırıdır ve bozmayı gerektirdiğini, bu nedenlerle; ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar, ... tarihli kararının, istinaf incelemesi neticesinde davacı ... lehine hükmedilen 180.638,00.TL ayrılma akçesine hükmedilmesine ilişkin kısmının, kaldırılarak onanmasına, hükmün İcrasının durdurulması için tehiri icra kararı verilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekâletin davacı taraf üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı, HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, 6102 sayılı TTK’nın 636/3. maddesine göre haklı nedenlerle limited şirketin feshi, kabul edilmediği takdirde ise çıkma payı ödenerek şirketten ayrılma ve kar payı istemine ilişkindir. Davacı; limited şirketin feshi, kabul edilmediği takdirde ise çıkma payı ödenerek şirketten ayrılma istemini ileri sürmüş, davalı da aynı şekilde davacının çıkma payı ödenerek şirketten ayrılması gerektiğini savunmuştur. İlk derece mahkemesince yargılama neticesinde, davanın kabulüne ve çıkma payı ödenerek davacının şirketten ayrılmasına, fesih isteminin ve kar payı isteminin reddine karar verilmiş ve işbu karara karşı davacı ve davalı vekillerince ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. 6102 sayılı TTK'nın 636/3. maddesinde haklı sebeplerle ortağın şirketin feshini talep edebileceği, mahkemece bu istem yerine, davacı ortağın payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedilebileceği düzenlenmiştir. Başka bir ifadeyle; bir kişiyi ortak olmaya yönelten şartlar ortadan kalktığında, yani o kişinin ortaklıktan ayrılmasını gerektiren ve haklı sebep olarak nitelendirilebilecek sebepler doğduğunda, ilgili her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkemenin, fesih talebi yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına karar verebilir. 6102 sayılı TTK.nun 641/I maddesinde; “ Ortak şirketten ayrıldığı takdirde esas sermaye payının gerçek değerine uyan ayrılma akçesini isteme hakkına haizdir.” düzenlemesi yer almaktadır. Buna göre, limited ortaklıktan çıkan ortağa verilecek ayrılma akçesinin miktarının tespiti yapılırken; kural, payın gerçek değerinin esas alınmasıdır. Çıkan ortağa, verilecek ayrılma akçesinin, esas sermaye payının gerçek değerine uygun olması kanuni düzenlemenin gereğidir. Bu bağlamda ortağın çıkma payının, karar tarihine en yakın tarih itibariyle şirketin gerçek değeri üzerinden tespit edilmesi gerekmektedir (Yargıtay 11 HD ...-... E.K sayılı ilamı da bu yöndedir). Somut olayda, şirket ortakları arasında şirket yönetimini zora sokacak derecede anlaşmazlıklar olduğu, şirketin uzun süre genel kurul toplantısı yapmadığı, aralarında davaların bulunduğu, bilirkişi raporuna göre dava konusu şirketin ticari varlığını devam ettiren bir şirket olduğu ve feshinde hukuki yarar olmadığı, davalının şirketin devamını istediği, devam eden dava içinde tarafların iradesinin davacının şirketten çıkması konusunda birleştiği, bu durumda davacının şirket ortaklığından ayrılmasının tüm ortaklar yönünden en uygun çözüm olduğu, yerleşmiş Yargıtay kararlarına göre çıkma payının şirketin karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerine göre hesap edilmesi gerektiği, mahkemece hükme esas alınan ve Dairemizce de usul ve yasaya uygun bulunan ... tarihli rapora göre davacının çıkma payının 180.638,00 TL olduğu, bu sebeple mahkemece TTK 636/3 maddesi gereğince davacı ...'in payının gerçek değeri olan 180.638,00 TL'nin ayrılma akçesi olarak davalı şirket tarafından davacıya ödenmesi suretiyle davacının dava konusu ... ortaklığından çıkarılmasına, şirket aktif olarak faaliyetine devam ettiğinden davacının davalı şirkete yönelik fesih ve tasfiye isteminin reddine karar verilmesinin yerinde olduğu, kar payı alacağı talep edilebilmesi için şirket genel kurullarında ortaklara kar payı dağıtılmasına dair karar alınmış olması gerektiği ancak dava konusu şirkette kar payı dağıtımına ilişkin herhangi bir karar alınmadığı anlaşıldığından davacının kar payı alacağına yönelik istemin reddine karar verilmesinin de usul ve yasaya uygun bulunduğu, bu sebeple taraf vekillerinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Yukarıda belirtilen sebeplerle, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiş ve buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1)-... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararına karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2)a- 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00.TL karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70.TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 651,30.TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, b- 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00.TL karar ve ilam harcından peşin alınan 3.084,84.TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 2.352,84.TL'nin davalıya İADESİNE, 3)-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 4)-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5)-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İADESİNE, 6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemizce YAPILMASINA, Dair, dairemizce dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda oy birliğiyle, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b-1 bendi gereğince aynı kanunun 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 06/03/2026 tarihinde karar verildi. Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır