4. Hukuk Dairesi 2022/16399 E. , 2024/511 K. MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/2099 E., 2022/2892 K. Avukat ..., Avukat ... DAVALILAR : 1. ... vekili Avukat ... 2. ... vekilleri Avukat ..., Avukat ... 3. ... vekili Avukat ... 4. ... vekili Avukat ... 5. ... vekilleri Avukat ..., Avukat ..., Avukat ... 6. ... vekilleri Avukat ..., Avukat ... 7. ... vekilleri Avukat ..., Avukat ... 8. ... vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 27.11.2018 HÜKÜM/KAR…
**4. Hukuk Dairesi 2022/16399 E. , 2024/511 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/2099 E., 2022/2892 K. Avukat ..., Avukat ... DAVALILAR : 1. ... vekili Avukat ... 2. ... vekilleri Avukat ..., Avukat ... 3. ... vekili Avukat ... 4. ... vekili Avukat ... 5. ... vekilleri Avukat ..., Avukat ..., Avukat ... 6. ... vekilleri Avukat ..., Avukat ... 7. ... vekilleri Avukat ..., Avukat ... 8. ... vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 27.11.2018 HÜKÜM/KARAR : Kabul / İstinaf İsteminin Reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 11. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/537 E., 2020/139 K. Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılardan ... ve ... vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ... ve ... vekilleri tarafından duruşmalı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 16.01.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verildi. Belli edilen gün ve saatte davalılar ... ve ... vekili Av. ......ve davacı T.C. Ziraat Bankası A.Ş vekili Av. ... geldiler. Davalılar ve davacı vekillerinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karar bağlanması için uygun görülen 16.01.2024 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlular ..., ..., ...... ve ... hakkında takip yapıldığını, takibin sonuçsuz kaldığını; davalı borçlu ...... adına kayıtlı taşınmazların müvekkili bankadan mal kaçırmak amacıyla 06.10.2015 tarihinde eşinin kız kardeşinin eşi olan ...'a, davalı ..., ... ve ... adlarına kayıtlı taşınmazlardaki %25 hisselerini müvekkil bankadan mal kaçırmak amacı ile 08.04.2016 tarihinde amcaları ...'e, bir başka taşınmazlarını da 08.04.2016 tarihinde babaanneleri ...'e devredildiğini belirterek borçlular ile üçüncü kişiler arasındaki tasarrufların iptali karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; öncelikle yetki itirazında bulunduklarını, dosyanın yetkili ... Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, dava ön koşullarının oluşmadığını, müvekkillerinin murisleri vefat edince murisinden intikal eden taşınmazları karşılıklı olarak taksim ettiklerini, taşınmazların mirasçılar arasında taksimi ile dava konusu taşınmazların aktarıldığını, belirterek; müvekkilleri aleyhinde açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı ...... vekili cevap dilekçesinde; mahkemenin yetkisiz olduğunu, davanın ön koşulunun gerçekleşmediğini, dosya kapsamında açılan davaya bakılıdığında; davacı bankanın, müvekkilinin murisine ait bir takım senetleri dayanak göstermek sureti ile icra takibi başlattığı, bahse konu icra takibinde müvekkilin yer almasının yegane sebebinin müvekkilin murisinin mirasını reddetmemekten kaynaklandığı yani esasen müvekkilin kendi borcunun bile olmadığı görüldüğünü, yine dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgeler ile konu ile ilgili başkaca edinilen bilgilerden, aslında müvekkilinin murisinin de davacı bankaya, senede dayalı bir borcunun olmadığı, asıl borcun müvekkilinin murisinin G.K.S. çerçevesinde çekilen kredilere kefil olmasından kaynaklandığı, davacı- alacaklı bankanın ise son olarak kredileri kat etmek sureti ile kendisinde emanet olarak bulunan senetleri doldurarak işleme koyduğunu, hali ile görüldüğü üzere; davacı bankanın müvekkilinin murisinden de senede dayalı bir alacağı bulunmadığını, dosya kapsamından çok açık anlaşılacağı üzere; müvekkilin murisinin bile olmayan bir borçtan, salt mirasçı vasfında bulunan müvekkilinin sorumlu tutulmaya çalışılmasının tüm bu iş ve işlemlerden bile haberi olmayan müvekkilinin kötü niyetli gösterilme çabaları başlı başına garabet olduğunu, öte yandan Amir Mevzuat hükümleri gereğince aranılan dava ön şartlardan birisi de borçlu hakkında alınmış bir aciz belgesi bulunması şartı olup; icra dosyası kapsamındaki borç müteselsil borç vasfında olduğundan davacı bankanın icra takip borçlularının tamamı ile ilgili aciz belgesi alması şart olduğunu, müvekkil tarafından yapılan satış gerçek bir satış olduğunu, müvekkilinin alacaklıyı zarara sokma maksatlı hareket etmediğini belirterek; fazlaya ilişkin talep ve haklarımız saklı kalmak kaydıyla; amir mevzuat usul hükümlerine aykırı açılan davanın, esasa girilmeksizin usulden reddine, Sayın Mahkemece aksi kanaatte olunursa; bildirdiğimiz ve sonrasında sunacağımız delillerimizin toplanması sonrası, haksız ve art niyetli açıldığı sabit olan davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. 3. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazlar ve davalı müvekkilinin Beydağ’da ikamet etmekte olup, öncelikle davaya bakmaya ... Asliye Hukuk Mahkemeleri yetkili ve görevli olduğunu, yetki itirazlarının kabulü ile davanın görevli ve yetkili ... Asliye Hukuk Mahkemelerine gönderilmesini talep ettiklerini, İzmir İli Beydağ İlçesi Beydağ Mah. 1194 Parsel 13 cilt 1227 sayfada kayıtlı incir bahçesi niteliğindeki taşınmazın %25 hissesi, İzmir İli Beydağ İlçesi Tabaklar Mah. 105 ada 11 Parsel 1 cilt 36 sayfada kayıtlı zeytinli tarla niteliğindeki taşınmazın %25 hissesi, İzmir İli Beydağ İlçesi Beydağ Mah. 3255 Parsel 34 cilt 3296 sayfada kayıtlı iki kagir dükkan niteliğindeki taşınmazın % 25 hissesi, İzmir İli Beydağ İlçesi 3725 parselin niteliğindeki taşınmazın %25 hissesi muris Hamit Fikri Demir den intikal ettiğini, Dava dilekçesinde belirtilenin aksine mal kaçırma kastı yoktur. Tüm devirler mirasçılar arasında yapılan taksim sözleşmesi neticesinde gerçekleştiğini, Nitekim davalı müvekkilininin babası da yakın tarihlerde vefat ettiğini ve bu taşınmazlarla ilgili davalı kurum ortaklığın giderilmesi davası açıldığını, dava konusu taşınmazların davalı müvekkili ...’e dedesinden intikal ettiğini, İntikal eden tüm taşınmazlar ile ilgili olarak, mirasçılar kendi arasında haricen anlaşmış ve bu anlaşma neticesinde devir ve temlik işlemleri yapıldığını, Bu taşınmazlardan 3725 parsel davalı müvekkili ve diğer davalılar ... ve ...’a kaldığını, sözkonusu durumun tüm intikal eden taşınmazlarda keşif yapılması sonucu ortaya çıkacağını belirterek; iş bu davanın reddi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. 4. Davalı ..., ..., ... vekili cevap dilekçesinde; yetkili mahkemenin ... Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, ... İcra Müdürlüğü'nün 2016/757 E sayılı dosyasıyla yapılan takipte 10.11.2015 vade tarihli 8 adet senet asıl borçlusu Ege Saraciye Ltd. Şti olduğunu, müvekkilinin babasının bu senetlerde kefil sıfatıyla senet borçlusu olmasından dolayı ve vefatıyla mirasçıları müvekkilleri ... ve Sevcan 'ın borçlu olduklarını, tasarruf işlemlerinde alacaklıya zarar vermek kastı ile hareket etmediklerini belirterek davanın reddine, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. 5. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; yetki itirazları bulunduğunu, dosyaya kesin aciz belgesi ibraz edilmediğinden borçluların borcu ödemede aciz içinde olduğunun belli olmadığını, dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, müvekkilinin taşınmazı 06/10/2015 tarihinde satın aldığını, dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların gerçeği yansıtmadığını, dava konusu taşınmazın müvekkiline satışının gerçek bir satış olduğunu belirterek, davanın reddine, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı bankanın ... İcra Müdürlüğü'nün 2016/757 Esas sayılı dosyasına konu alacaktan dolayı davalı - borçlular ......, ..., ... ile ...'tan alacaklı bulunduğu ve yapılan takibin kesinleştiğini, davalı borçluların alacağı karşılayacak mal varlığının bulunmadığını, aciz halinin bulunduğunu, davaya konu taşınmazlardaki hisselerin öncesinde davalı borçlular adına kayıtlı olup daha sonra devirlerinin diğer davalılar adına yapıldığı, dava konusu taşınmaz ve hisselerin pek aşağı değerde devrini aldıkları, toplanan delillere göre davalı 3. kişilerin borçluların durumunu bilebilecek durumda oldukları, davaya konu tasarrufların davalılar arasında danışıklı işlem ile yapılmış olduğu kanaati oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan ... ve ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde ,usuli eksiklikler giderilmeden karar verildiğini, aciz belgesi sunulmadığını, satış bedelinin ödendiğine dair delillerinin toplanmadığını, dinlenen tanıkların savunmalarını doğrular şekilde beyanda bulunduğunu, müvekkili ...'nin taşınmazın kızının okul masraflarını karşılamak amacıyla sattığını ve bedeli kısmen elden kısmen dolar cinsinden havale yoluyla tahsil ettiğini, satış tarihinde icra takibi bulunmadığını, itirazlarının nazara alınmadığını, davalı ...'un iyi niyetli olduğunu ve borçtan haberinin bulunmadığını, kendisinin ekonomik durumunun taşınmazı satın almak için yeterli olduğunu, açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur. 2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde, usuli eksiklikler giderilmeden karar verildiğini, aciz belgesi sunulmadığını, satış bedelinin ödendiğine dair delillerinin toplanmadığını, dinlenen tanıkların savunmalarını doğrular şekilde beyanda bulunduğunu, satışın gerçek olduğunu ve müvekkilinin bedeli kısmen elden kısmen dolar cinsinden havale yoluyla ödediğini, satış bedeli ile rayiç değer arasında mislini aşan farkın bulunmadığını, itirazlarının nazara alınmadığını, müvekkilinin iyi niyetli olduğunu ve borçtan haberinin bulunmadığını, kendisinin ekonomik durumunun taşınmazı satın almak için yeterli olduğunu, açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "..Davaya ve tasarrufa konu İzmir ili, ... ilçesi, Cumhuriyet mahallesi 736 ada 49 parsel sayılı taşınmazın, davalı ... tarafından diğer davalı ...'a 06/10/2015 tarihinde 20.000,00 TL bedel karşılığında satıldığı, dosya kapsamında alınan 14.05.2019 havale tarihli bilirkişi raporuna göre taşınmazı satış tarihi itibariyle rayiç değerinin 250.000,00 TL olduğu tespit edilerek bildirilmiştir. Dosyaya celp edilen nüfus kayıtlarına ve beyanlara göre davalı-borçlu ...'nin eşi ile diğer davalı ...'un eşinin kardeş oldukları, bu haliyle yapılan tasarrufun İİK 278/ üncü. maddesi gereğince bağışlama hükmünde olduğu kuşkusuzdur. Kaldı ki; davalılarca ödeme delili olarak dosyaya sunulan 42.000,00 USD'lik ödeme dekontu incelendiğinde, bu miktardaki bedelin resmi satıştan 10 gün sonra gönderilmiş olmasının taraflar arasındaki tanışıklığı ispatlar türde olduğu sonucuna varılmıştır. .." gerekçesi ile davalılar vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalılar ... ve ... vekilleri temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde belirttiği iddiaları yenilemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İİK'nın 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277, 278, 279, 280, 281, 282, 283 ve 284 üncü maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davalı üçüncü kişilerin borçluların mali durumunu bilebilecek derece de akrabalıklarının olmasına ve tahsilde tekerrür oluşturmamasının infazda dikkate alınacak olup, kararın usul ve kanuna uygun olmasına göre davalılar ... ve ... vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalılar ... ve ... vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 17.100,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'tan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalılar ... ve ...'a yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.