Başvuru, tutuklama tedbirinin hukuki olmaması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı ile ifade özgürlüğünün ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, tutuklama tedbirinin hukuki olmaması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı ile ifade özgürlüğünün ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 12/3/2021 tarihinde yapılmıştır. Komisyon, başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucunun ilki 15/3/2016 tarihli, sonuncusu 11/2/2018 tarihli sosyal medya paylaşımları nedeniyle terör örgütü propagandası yapma suçundan cezalandırılması istemiyle hakkında kamu davası açılmıştır. Yapılan yargılama sonucunda İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi (E.2020/189) 26/1/2021 tarihinde başvurucunun zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle cezasının takdiren 1/4 oranında artırılarak 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar vermiştir. Bu karar 19/2/2021 tarihinde kesinleşmiştir. Bu yargılama kapsamında başvurucu hakkında herhangi bir koruma tedbiri uygulanmamıştır. Wargeha Hünere (Sanat Galerisi) isimli bir Youtube kanalı tarafından "Reber Apo - Eş Yaşam, Sanat ve Aydınlık - 2" başlığı ile paylaşılan 24/4/2020 yüklenme tarihli videoya "Biz kadının yeniden varoluşunun temelini kurduk: her biji kürt halk önderi" şeklinde yorum yapıldığının tespit edilmesi üzerine terör örgütü propagandası yapma suçundan yeni bir soruşturma başlatılmıştır. Söz konusu hesabın kullanıcısının tespitine yönelik çalışma sonucu başvurucunun bilgilerine ulaşılmıştır. Başvurucunun ikamet adresinin İstanbul'da olduğunun anlaşılması üzerine yetkisizlik kararı verilerek dosya, 21/1/2021 tarihinde Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiştir. Başvurucu 8/2/2021 tarihinde Cumhuriyet savcısına verdiği ifadede söz konusu videonun altında yer alan bahse konu yorumu kendisinin yapmadığını, hesabından bu paylaşımın nasıl yapıldığını bilmediğini belirtmiştir. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının tutuklama talebi üzerine başvurucu, Bakırköy Sulh Ceza Hâkimliğince 8/2/2021 tarihinde terör örgütünün propagandasını yapma suçundan tutuklanmıştır. Başvurucunun tutuklama kararlarına 9/2/2021 ve 12/2/2021 tarihli itirazları Bakırköy Sulh Ceza Hâkimliği tarafından tutuklama kararının usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek 12/2/2021 ve 15/2/2021 tarihlerinde reddedilmiştir. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı 3/3/2021 tarihinde yetkisizlik kararı vererek dosyayı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına göndermiştir. Başvurucu 12/3/2021 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 24/5/2021 tarihinde düzenlediği iddianamesiyle başvurucu hakkında terör örgütü propagandası yapma suçundan kamu davası açılmıştır. İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin (Mahkeme) 4/6/2021 tarihinde iddianameyi kabulüyle başvurucu hakkındaki yargılama Mahkemenin E.2021/239 sayılı dosyasında başlamıştır. Mahkeme 4/6/2021 tarihli tensip zaptıyla başvurucunun tutuklulukta geçirdiği süreyi gözönünde tutarak tahliyesine karar vermiştir. Mahkeme 11/11/2021 tarihinde mükerrer dava açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. Mahkeme gerekçesinde, başvurucunun eylem tarihinin 24/4/2020 olduğunu, daha önce yargılandığı mahkeme dosyasındaki iddianamenin ise 12/8/2020 tarihinde tanzim edildiğini, dolayısıyla iddianame tanzim tarihinden daha önceki tarihe denk gelen eyleminin bulunduğunu, aynı fiil nedeniyle daha önceden yargılama yapılıp karar verildiğini (yukarıda İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin E.2020/189 sayılı dosyası) ve bu kararın kesinleştiğini belirtmiştir. Bu karar istinaf edilmeden 17/11/2021 tarihinde kesinleşmiştir. Başvurucu 19/12/2021 tarihinde hukuka aykırı tutuklama nedeniyle tazminat davası açmıştır. Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesi koşulları oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. Başvurucu, karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi devam etmektedir. 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Tazminat istemi" kenar başlıklı maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:"Suç soruşturması veya kovuşturması sırasında;a) Kanunlarda belirtilen koşullar dışında yakalanan, tutuklanan veya tutukluluğunun devamına karar verilen,...Kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler. (2) Birinci fıkranın (e) ve (f) bentlerinde belirtilen kararları veren merciler, ilgiliye tazminat hakları bulunduğunu bildirirler ve bu husus verilen karara geçirilir." 5271 sayılı Kanun'un "Tazminat isteminin koşulları" kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:"Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir." 5271 sayılı Kanun'un "Tazminat isteyemeyecek kişiler" kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:"(1) Kanuna uygun olarak yakalanan veya tutuklanan kişilerden aşağıda belirtilenler tazminat isteyemezler:a) (Mülga: 11/4/2013-6459/18 md.)b) Tazminata hak kazanmadığı hâlde, sonradan yürürlüğe giren ve lehte düzenlemeler getiren kanun gereği, durumları tazminat istemeye uygun hâle dönüşenler.c) Genel veya özel af, şikâyetten vazgeçme, uzlaşma gibi nedenlerle hakkında kovuşturmaya yer olmadığına veya davanın düşmesine karar verilen veya kamu davası geçici olarak durdurulan veya kamu davası ertelenen veya düşürülenler.d) Kusur yeteneğinin bulunmaması nedeniyle hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilenler.e) Adlî makamlar huzurunda gerçek dışı beyanla suç işlediğini veya suça katıldığını bildirerek gözaltına alınmasına veya tutuklanmasına neden olanlar."