7. Ceza Dairesi 2013/15980 E. , 2014/7433 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 4733 sayılı yasaya muhalefet HÜKÜM : Hükümlülük Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; I- Müşteki Gümrük İdaresi Vekilinin temyizine göre yapılan incelemede; Açılan davanın niteliğine göre suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen Gümrük İdaresinin hükmü temyiz…
**7. Ceza Dairesi 2013/15980 E. , 2014/7433 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 4733 sayılı yasaya muhalefet HÜKÜM : Hükümlülük Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; I- Müşteki Gümrük İdaresi Vekilinin temyizine göre yapılan incelemede; Açılan davanın niteliğine göre suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen Gümrük İdaresinin hükmü temyiz hakkı bulunmadığından gümrük idaresi vekilinin temyiz isteğinin 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 317.maddesi uyarınca REDDİNE, II- Sanığın temyizine göre yapılan incelemede; 1- Doğrudan verilen adli para cezasının, taksitlendirilerek 5 ayda taksitte tahsiline karar verilmesine rağmen. 5237 sayılı TCK'nın 52/4. maddesi hükmüne aykırı olarak ve infazda tereddüt oluşturacak şekilde taksit aralığının belirtilmemesi. 2- 5237 sayılı TCK.nun 51/7.maddesi gereğince sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde; ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirileceğinin ihtarına karar verilmesi gerektiği halde infazı kısıtlayacak şekilde sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde ertelenen cezanın tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verilmesi. 1- Sanık hakkında verilen uzun süreli ve erteli hapis cezasının kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesi uyarınca belli hakları kullanmaktan yoksun bırakmaya karar verilirken, anılan yasa maddesinin 3. fıkrasının "Mahkum olduğu hapis cezası ertelenen veya koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki, velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz" amir lıükmü dikkate alınarak. TCK.nun 53/1 -e bendinde yer alan hak yoksunluğunun kendi alt soyu dışındakiler yönünden uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi. Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden ve bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5320 sayılı paşanın 8/l.maddesj gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 322.maddesi uyarınca, hükmün 1.fıkrasının 5. bendinde yer alan "5 ayda” ibaresinden önce gelmek üzere "birer ay ara ibaresinin eklenilmesi hükmün 1. fıkrasının 10. bendinde ver alan TCK 51/7 uygulamasının çıkarılarak yerine "Sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde cezanın kısmen veya tamanen kurumunda çektirileceğinin ihtarına" cümlesinin eklenmesi, hükmün 2.fıkrasında bulunan 5237 sayılı TCK.nun 53.maddesine ilişkin bölümün çıkarılarak, yerine "Sanığa verilen erteli hapis cezası yönünden; 5237 sayılı TCK.nun 53/1-a, b, c, d, e bentlerinde belirtilen haklarından aynı maddenin 2.fıkrası uyarınca hapis cezasının infazının tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına, sanığın mahkum olduğu uzun süreli hapis cezası ertelendiğinden kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından aynı maddenin 3.fıkrası uyarınca hak yoksunluğuna tabi tutulmamasına" ibaresinin eklenilmesi ve diğer kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 09.04.2014 günü oyçokluğuyla karar verildi. Muhalif KARŞI OY YAZISI Sanığın içinde bulunduğu Güney Ekspres Treninde, kollukça yapılan aramada sanığa ait çuval içerisinde değişik markalarda 300 paket sigara ele geçirilmiştir. CMK.nun 119. maddesine göre konutta, işyerinde ve kapalı alanlarda arama, hakim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet Savcısının yazılı emri ile yapılabilir. Somut olayda, tren durdurulduğunda kollukça belirtilen şartlara uyulmaksızın doğrudan arama yapılmış ve sigaralar ele geçirilmiştir. Anayasamızın; 2.maddesine göre Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir. Hukuk devleti, devlet organlarının tüm işlem ve eylemlerinde hukuka uygun hareket eden devlet olarak tanımlanmaktadır. Anayasamızın 20.maddesi, hakim kararı ya da gecikmesinde sakınca bulunan hallerde yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça, kimsenin üstü, özel kağıtları ve eşyası aranamaz hükmüne amirdir. Bu düzenlenmelere nazaran kollukça yapılan aramada hukuka uygun hareket edilmediği aşikardır. Anayasa’nın 38/6, CMK'nın 206/2-a, 217/2 ve 230/1.madde ve fıkralarına nazaran, hukuka uygun surette ele geçirilmeyen deliller hükme esas alınamazlar. Yapılan arama hukuka aykırı şekilde İcra edildiğinden arama sonucu elde edilen delillerde hukuka aykırı biçimde ele geçirilmiş deliller olup bunlara dayanılarak hüküm kurma olanağı yoktur. Her aşamada suçlamayı reddeden ve mahkumiyeti için başka delil bulunmayan sanığın yasaya aykırı biçimde ele geçen delillere dayanılarak hüküm kurma olanağı bulunmadığından yerel mahkeme hükmünün bozulması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun düzeltilerek onama kararma katılmıyorum. ... Muhalif Üye