Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/1881 E. , 2024/3535 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2024/1881 Karar No:2024/3535 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kaymakamlığı (E-Tebligat) İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Yozgat ili, Yerköy ilçesi, ... Mahalle, ... ada, ... parsel üzerinde yer alan mülkiyeti Toprak Mahsu…
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/1881 E. , 2024/3535 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2024/1881 Karar No:2024/3535 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kaymakamlığı (E-Tebligat) İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Yozgat ili, Yerköy ilçesi, ... Mahalle, ... ada, ... parsel üzerinde yer alan mülkiyeti Toprak Mahsulleri Ofisi Genel Müdürlüğüne ait ... Blok, ... Kat, ... numaralı bağımsız bölümün 4706 sayılı Kanun'un 4. maddesi ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu uyarınca açık teklif usulüyle 06/04/2022 tarihinde gerçekleştirilen satış ihalesi üzerinde bırakılan davacı tarafından, anılan taşınmazın 4706 sayılı Yasa'nın 4. maddesi uyarınca öncelikli alım hakkı bulunduğu belirtilen dava dışı ...'ye satışına ilişkin işlemin iptali ile uğranılan zarara karşılık 10.000,00-TL maddi ve 10.000,00-TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen kararda; dava konusu taşınmazın ...'ye satıldığına ilişkin Yerköy Kaymakamlığı Milli Emlak Şefliği'nin ... tarih ve ... sayılı bilgilendirme yazısının 01/06/2022 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, ancak bakılan davanın 17/02/2024 tarihinde açıldığı; Bu durumda, dava konu taşınmazın ...'ye satıldığı hususunun davacı tarafından 01/06/2022 tarihinde öğrenildiği, davacı tarafından bu tarihten itibaren 60 gün içerisinde direkt dava açılması veya bu süre içerisinde 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi uyarınca idareye başvuru yapılarak kalan süre içerisinde dava açılması gerekirken bu sürelerden çok sonra 17/02/2024 tarihinde açılan iş bu davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesine olanak bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, mülkiyet hakkının zamanaşımına uğramayacağı, mülkiyet hakkını ilgilendiren konularda 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi kapsamında her zaman başvuru yapılabileceği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Mahkeme kararının gerekçeli olarak onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Mülkiyeti Toprak Mahsulleri Ofisine ait kamu konutu 4706 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile 2886 sayılı Kanun'un 45. maddesi uyarınca 06/04/2022 tarihinde satış ihalesine çıkarılmıştır. İhaleye 5 istekli katılmış, en yüksek teklifi veren davacı adına geçici ihale yapılmıştır. Davalı idarece ön alım hakkı sahibine gönderilen 29/04/2022 tarihli yazı ile taşınmazın satışına ilişkin geçici ihalenin davacı üzerinde kaldığı belirtilerek verilen süre içerisinde kamu konutunu alıp almamak konusundaki iradesini ortaya koyması istenilmiştir. Akabinde ön alım hakkı sahibi tarafından 18/05/2022 tarihli dilekçe ile ön alım hakkının kullanılacağı beyan edilmiş, 23/05/2022 tarihinde ise anılan şahsa satış gerçekleştirilmiştir. Satışın ön alım hakkı sahibine yapıldığına ilişkin davalı idarenin ... tarih ve ... sayılı yazısı 01/06/2022 tarihinde davacıya tebliğ edilmiştir. Davacı tarafından, "ön alım hakkını kullanarak taşınmazı satın alan ...'nin kendisine verilen imkanları kötüye kullanarak söz konusu taşınmazı kısa bir süre sonra ihaleye teklif veren diğer bir kişiye sattığı" gerekçesiyle 19/07/2022 tarihinde idareye başvurulmuştır. İdarece verilen 26/07/2022 tarihli cevapta, öncelikli alım hakkını kullanarak konutu satın alan kişi yönünden üçüncü şahıslara satış, devir, bağış yapmama gibi tasarruf işlemlerini kısıtlayıcı bir hükmün bulunmadığı belirtilmiştir. Bunun üzerine davacı konuyla ilgili ön alım hakkını kullanan şahıs hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, Yerköy Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmanın ise ... sayılı dosyada derdest olduğunu belirterek konuyla ilgi ağır hizmet kusuru bulunduğundan bahisle satış işleminin iptali ile uğradığı zarara karşılık maddi ve manevi tazminat talebiyle 17/02/2024 tarihinde bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinde, dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hâllerde Danıştay'da ve idare mahkemelerinde altmış gün olduğu; 11. maddesinde, ilgililer tarafından idarî dava açılmadan önce idarî işlemin kaldırılmasının, geri alınmasının, değiştirilmesinin veya yeni bir işlem yapılmasının üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idarî dava açma süresinde istenebileceği, bu başvurunun işlemeye başlamış olan idarî dava açma süresini durduracağı kurala bağlanmıştır. 2577 sayılı Kanun'a 6545 sayılı Kanun'un 18. maddesiyle eklenen "İvedi yargılama usulü" başlıklı 20/A maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, ihaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemlerinden doğan uyuşmazlıklarda ivedi yargılama usulünün uygulanacağı; ikinci fıkrasının (a) bendinde, ivedi yargılama usulünde dava açma süresinin otuz gün olduğu; (b) bendinde ise, ivedi yargılama usulünde Kanun'un 11. maddesinin uygulanmayacağı kural altına alınmıştır. Anılan Kanun'un "Dilekçeler üzerine ilk inceleme" başlıklı 14. maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendinde, dava dilekçesinin, süre aşımı yönünden inceleneceği; altıncı fıkrasında, süre aşımı hususunun davanın her safhasında dikkate alınacağı; "İlk inceleme üzerine verilecek karar" başlıklı 15. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, süre aşımı bulunan hâllerde davanın reddedileceği kurallarına yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Satış ihalesinin iptali ve satıştan kaynaklı olarak uğranıldığı iddia edilen maddi ve manevi zararın tazmini istemiyle açılan işbu davada, İdare Mahkemesince uyuşmazlık genel yargılama usulü kapsamında görülerek davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmiş ve karara karşı istinaf yolu açılmıştır. Davacının istinaf yoluna başvurması üzerine Bölge İdare Mahkemesince uyuşmazlığın ivedi yargılama usulüne tabi olduğu belirtilerek dosya temyiz incelemesi için Dairemize gönderilmiştir. Gerek Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun (06/06/2016 tarih ve YD İtiraz No:2016/339 sayılı yürütmenin durdurulması isteminin kabulüne karşı yapılan itirazın incelenmeksizin reddi kararı) gerekse Dairemizin birçok kararında belirtildiği üzere, ivedi yargılama usulüne tabi olan bir işlemin ve bu işlem ile ilgili olan diğer bir işlemin “birlikte” dava konusu edilmesi halinde; bir işlemin “ivedi yargılama usulüne”, diğer işlemin ise “genel idari yargılama usulüne” tabi tutulmasının mümkün olamayacağı, aynı davada, her iki işlemin birlikte dava konusu edilmesi halinde, davanın bütününün “ivedi yargılama usulüne” tabi olması gerektiği açıktır. Mahkeme kararının, ihalenin iptali istemine ilişkin kısmı incelendiğinde; Taşınmazın satışına ilişkin geçici ihalenin davacı üzerinde kalması akabinde kamu konutunda oturan H.Y. tarafından ön alım hakkının kullanıldığına ve 23/05/2022 tarihinde anılan şahsa satışın yapıldığına ilişkin bilgilendirme yazısı 01/06/2022 tarihinde davacıya tebliğ edilmiştir. Davacı tarafından 19/07/2022 tarihinde davalı idareye verilen dilekçede, "...'nin 24/05/2022 tarihinde ihaleye teklif veren ...'ya konutu devrettiği, bu durumun mevzuat uyarınca devlet memuruna verilen hakkın kötüye kullanılması anlamına geldiği" iddia edilmiş ve gerekli işlemlerin yapılarak kendisine bilgi verilmesi talebinde bulunulmuştur. Yukarıda aktarılan hükümler uyarınca; idari davalarda dava açma süresinin başlangıç tarihi; idari işlemin tebliğ, yayın veya ilân tarihidir. Ancak yasada öngörülen bu durumların söz konusu olmadığı hallerde, davacının dava konusu işlemi öğrenme tarihinin iyiniyet kuralları çerçevesinde, olayın özelliği ve niteliği göz önünde tutulmak suretiyle yargı organınca belirleneceği kuşkusuzdur. İdari işlemin usulüne uygun tebliği ve bütün unsurlarıyla ilgililer tarafından öğrenilmesi; ilgililerin dava açma haklarını kullanmalarını ve açılan davanın da gereği gibi yargı mercileri önüne getirilebilmesini doğrudan etkiler. Bu anlamda; bir idari işlemin iptali istemiyle açılan davada usul ve esas yönünden hukuki denetim yapılabilmesi; işlemin içeriğinin tebliğe veya duyuruya ilişkin olarak düzenlenen belgeden kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça anlaşılabilmesi halinde mümkündür. Diğer taraftan ivedi yargılama usulüne tabi işlerde, idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılmasının üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebileceğine dair 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi hükümleri uygulanmamakta diğer bir ifade ile 2577 sayılı Kanunun 11. maddesi kapsamında yapılan başvuru, otuz günlük dava açma süresini etkilememektedir. Bu bağlamda, davaya konu ihale işleminin ivedi yargılama usulüne tabi olduğu, davacının iptali istenilen ihaleden ...'ye satışın yapıldığına dair bilgilendirme yazısının kendisine tebliğ edildiği tarih olan 01/06/2022 tarihinde haberdar olduğu, davacı tarafından 19/07/2022 tarihli dilekçe ile "ihaleye konu taşınmaz üzerinde ön alım hakkını kullanan ...'nin, taşınmazı kendisine devredildiği tarihten 1 gün sonra ihaleye katılan ...'ya satmasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu" ileri sürülerek ihalenin iptali istemiyle idareye başvurulduğu, anılan başvurunun idarenin "ön alım hakkını kullanan kişiye ilişkin olarak mevzuatta üçüncü şahıslara satış, devir, bağış yapılmasını yasaklayan bir hükmün bulunmadığı" şeklindeki 26/07/2022 tarihli yazısı ile reddedildiği görülmüştür. Davacı tarafça, ihale üzerinde bırakılan ön alım hakkı sahibi ...'nin mevzuat uyarınca kendisine tanınan hakkı kötüye kullandığından bahisle ihalenin iptali istenildiği anlaşıldığından, davacının söz konusu durumdan idareye başvuru tarihi olan 19/07/2022 tarihinde haberdar olduğu, yukarıda yer verilen Kanun hükümleri uyarınca, ivedi yargılama usulüne tabi davalarda, dava açma süresinin 30 gün olduğu ve 2577 sayılı Kanunun 11. maddesi hükümlerinin uygulanamayacağı düzenlemesi karşısında, dava açma süresinin dava konusu işlemin iptalini istemedeki sebebin (yeni hukuki durumun) davacı tarafından öğrenilme tarihi olan 19/07/2022 tarihinden itibaren başlatılması halinde dahi bu tarihi izleyen günden itibaren 30 gün içinde ve en geç 07/09/2022 tarihi mesai bitimine kadar dava açılması gerekirken, bu süre geçtikten sonra 17/02/2024 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesine ilişkin Mahkeme kararında sonucu itibarıyla usul hükümlerine aykırılık bulunmamaktadır. Davacının tazminat talebi yönünden; Davacı tarafından, 23/05/2022 tarihinde taşınmazı satın alan ...'nin bir gün sonra ihaleye katılan ancak üzerinde kalmayan ....'ya konutu devrettiği, bu yolla devlet tarafından sağlanan hakkın suistimal edildiği, muvazalı bir işlem ile taşınmazın devralınmasına engel olunduğu belirtilerek 19/07/2022 tarihinde idareye başvurulduğu ve idarenin 26/07/2022 tarihli yazısı ile başvurunun reddedildiği görülmektedir. Uyuşmazlıkta, satış ihalesinin iptali ile birlikte ihale nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararın tazmini talebinin birlikte dava konusu edildiği, dolayısıyla davanın “ivedi yargılama usulüne” tabi olduğu dikkate alındığında, davacı tarafından verilen 19/07/2022 tarihli dilekçe ile işbu tazminat davasının dayanağı niteliğindeki gerekçenin öğrenildiği, dolayısıyla davacının satış ihalesi ile birlikte bu işlemden kaynaklı olarak uğradığını ileri sürdüğü zararın tazmini istemiyle 19/07/2022 tarihinden itibaren 30 gün içerisinde dava açması gerekirken, bu süreler geçirildikten çok sonra 17/02/2024 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin Mahkeme kararında sonucu itibarıyla usul hükümlerine aykırılık bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın süre aşımı nedeniyle reddi yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının yukarıda belirtilen GEREKÇEYLE ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. Kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine, 6. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 7. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 25/09/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Temyize konu İdare Mahkemesi kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile Mahkeme kararının onanması gerektiği oyuyla karara katılmıyorum.