3. Hukuk Dairesi 2016/3941 E. , 2017/14448 K. "" MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasındaki ziynet eşyası alacağı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, davalı ile 22/02/2004 tarihinde evlendiklerini ve araların…
**3. Hukuk Dairesi 2016/3941 E. , 2017/14448 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasındaki ziynet eşyası alacağı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, davalı ile 22/02/2004 tarihinde evlendiklerini ve aralarındaki geçimsizlik nedeniyle ... 3. Aile Mahkemesinin 2012/676 esas 2012/736 karar sayılı dosyası ile boşandıklarını, düğünde kendisine takılan 15 adet 22 gr ... burması altın bilezik, 150 gr 22 ayar altın set ve 24 adet çeyrek altının, 2007 yılında evlilik birliği devam ederken davalı tarafça bozdurularak iş makinesi satın almakta kullanıldığını ve bu altınların bir daha kendisine iade edilmediğini belirterek, dava konusu ziynet eşyalarının aynen iadesine, aynen iade mümkün olmadığı takdirde ziynetlerin bedelinin (harca esas değer 44.126,00 TL olmak üzere) davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, boşanma davasının 26/02/2011 tarihinde kesinleştiğini, boşanma dosyasında ziynetlerle ilgili hiçbir serzenişte bulunmayan davacının aradan 4-5 yıl geçtikten sonra bu davayı açtığını, davacıya düğünde 5 adet 10-11 gr bilezik, ayrıca küçük bir kolye, küpe ve yüzükten oluşan bir takım set takıldığını, bunun haricinde bir kısmı kendisine bir kısma davacıya olmak üzere 10-15 adet çeyrek altın takıldığını, davacının altınlarının bozdurularak iş makinesi alınmasının söz konusu olmadığını, davacının kolundaki bilezikleri ve birtakım eşyalarını da alarak, çocuğu evde bırakıp evi terk ettiğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, dava konusu edilen ziynet eşyalarının düğünde sonra davalı tarafça iş makinesi almak üzere bozdurulduğu iddiasının davacı tarafça ispat edilemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafça temyiz edilmiştir. Dava, ziynet eşyası alacağı istemine ilişkindir. Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi hükmü uyarınca; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Öte yandan, ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimse iddia ettiği olayı kanıtlaması gerekir.