7. Ceza Dairesi 2023/12189 E. , 2024/10707 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/517 E., 2022/14 K. SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na aykırılık KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Samsun 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.01.2022 tarihli ve 2021/517 Esas, 2022/14 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında asta müessir…
**7. Ceza Dairesi 2023/12189 E. , 2024/10707 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/517 E., 2022/14 K. SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na aykırılık KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Samsun 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.01.2022 tarihli ve 2021/517 Esas, 2022/14 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında asta müessir fiil suçundan, hükmün açıklanması suretiyle; 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 117/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 29, 50/1-a maddeleri uyarınca hapis cezasından çevrili 100,00 TL adlî para cezaı ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 25.02.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 02.05.2023 tarihli ve 94660652-105-55-24143-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.06.2023 tarihli ve KYB - 2023/52854 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.06.2023 tarihli ve KYB - 2023/52854 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “ Dosya kapsamına göre, 08/04/2012 tarihinde onbaşı rütbesini haiz olan sanık ile er rütbesini haiz olan mağdur Servan Sönmez arasında askerî hizmet ve görevleri kapsamında olmayan nedenlerle gelişen tartışmanın akabinde, sanığın mağduru basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte yaralanmasına neden olan eylemine ilişkin olarak yapılan yargılama sonucunda, Samsun 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/01/2022 tarihli kararı ile sanık hakkındaki 16/01/2017 tarihli asta müessir fiil suçundan kurulan hükmün açıklanmasına karar verildiği anlaşılmış ise de; Sanığın üzerine atılı asta müessir fiil eylemine ilişkin olarak, hüküm tarihinden önce 30/06/2021 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7329 Sayılı Askerî Ceza Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 2. maddesi ile değişik 1632 sayılı Askeri Ceza Kanununun Ek 12. maddesinde yer alan "...Yükümlü erbaş ve erler arasında ast, üst veya amir ilişkisinin dikkate alınması için fiilin askerî hizmet ve görevlerinden dolayı işlenmesi şarttır." şeklindeki düzenleme nazara alındığında, somut olayda sanığın mağduru basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte yaralanmasına neden olan eyleminin sanığın üst olarak kabul edilmesini gerektirecek bir askeri hizmet ve görevden kaynaklanmaması nedeniyle atılı suçun vasıf değiştirerek uzlaştırma kapsamında kalan ve 5237 sayılı Kanun'un 86/2. maddesinde düzenlenen "Basit Yaralama" suçuna dönüştüğü nazara alındığında, 5271 sayılı Kanun’un 254/1. maddesinde yer alan, "Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin 253 üncü maddede belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir.” şeklindeki düzenleme uyarınca uzlaştırma işleminin yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi ve sonucuna göre hükmün açıklanmasına veya davanın düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, mahkemesince uzlaştırma işlemlerine başvurulmaksızın yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Her ne kadar uzlaştırma işleminin yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi ve sonucuna göre hükmün açıklanmasına veya davanın düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, mahkemesince uzlaştırma işlemlerine başvurulmaksızın yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle kanun yararına bozma talebinde bulunulmuş ise de; 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği tarih ile denetim süresi içinde kasıtlı suçun işlendiği tarih arasında zamanaşımının durduğu, sanığın yargılama konusu eylemi için, belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, sanığın savunmasının alındığı 25.03.2013 tarihinden kanun yararına bozma talebine konu hüküm tarihine kadar durma süresi de eklenerek 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin tamamlanmış bulunduğu gözetilmeden yargılamaya devam olunarak sanık hakkında yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulduğu anlaşılmakla; bu husus yönünden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, oy birliğiyle 03.12.2024 tarihinde karar verildi.