Başvuru, ceza infaz kurumunda tutuklu bulunan başvurucunun göndermek istediği mektuba el konulması nedeniyle haberleşme hürriyetinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, ceza infaz kurumunda tutuklu bulunan başvurucunun göndermek istediği mektuba el konulması nedeniyle haberleşme hürriyetinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 24/4/2018 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmuştur. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan tutuklu olarak İzmir 2 No.lu T Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda (İnfaz Kurumu) bulunmaktadır. Başvurucu farklı gazetelerde köşe yazarlığı yapan iki gazeteciye içerikleri büyük oranda aynı olan mektup göndermek istemiştir. Mektuplar incelendiğinde; tutuklanmadan önce öğretmen olarak çalıştığını beyan eden başvurucunun meslek hayatı boyunca çeşitli fedakârlıklar yaparak bu mesleği yerine getirdiğine ilişkin bir kısım olayları anlattıktan sonra ülkesine bağlı biri olarak terörist gibi görülmesini hazmedemediğini vurguladığı görülmüştür. Başvurucu, mektupta kendisine yönelik suç isnadına ilişkin bazı açıklamalar yapmış; içinde bulunduğu durumdan dolayı hem kendisinin hem de ailesinin mağdur olduğunu dile getirmiştir. Ayrıca kızının başvurucuya yazdığı bir mektubun sakıncalı kabul edilen mektupların ekinde gazetecilere isim belirtilmeden yayımlanma istemiyle gönderildiği, bu mektubun da başvurucunun kızının babasına olan özlemi ve sevgisine yönelik ifadeler içerdiği görülmüştür. İnfaz Kurumu Mektup Okuma Komisyonu (Komisyon) 5/12/2017 tarihinde düzenlediği tutanakla mektuplarının içeriklerinin sakıncalı ifadeler içerdiği, kamuoyu oluşturmak ve medyadan destek almak amacıyla gönderildiği kanaatiyle mektupla ilgili bir karar alması için mektubu Disiplin Kurulu Başkanlığına (Disiplin Kurulu) göndermiştir. Disiplin Kurulu 6/12/2017 tarihinde mektubun tamamının gönderilmemesine karar vermiştir. Anılan kararda mevzuat hükümleri tekrarlandıktan sonra mektupların kamuoyu oluşturma ve medyadan destek alma amacı taşıdığı ifade edilmiştir. Başvurucu anılan karara karşı Karşıyaka İnfaz Hâkimliğine (İnfaz Hâkimliği) yaptığı itirazlarında mektuba el konulmasının hukuki bir dayanağının olmadığını, mektupta güvenliği tehlikeye düşürecek, devleti ve Ceza İnfaz Kurumunu zora sokacak ifadelerin olmadığını, aksine mektuplarda tutuklanmadan önce devleti için yaptığı fedakârlıkları ve devleti ne kadar sevdiğini anlatmaya çalıştığını belirtmiştir. İçeriğinde şiddet, tehdit ve hakaret bulunmayan mektuplarda bir terör örgütüne neden üye olmadığını ve olamayacağına dair açıklamaların yer aldığını, ayrıca kızının kendisine gönderdiği mektubu aynen kopyalayarak gazetecilere göndermek istediğini vurgulayarak haberleşme hürriyetinin haksız yere engellendiğini ileri sürmüştür. Mahkeme başvurucunun itirazlarını 28/12/2018 ve 30/12/2018 tarihli kararlarla reddetmiştir. Aynı gerekçeyi içeren kararlarda; mevzuat hükümleri ve Anayasa Mahkemesi kararları hatırlatıldıktan sonra mektupların tamamının kamuoyu oluşturma ve medyadan destek alma amacı taşıdığı görüldüğünden Kurum güvenliğini tehlikeye düşürebileceği kanaatiyle alıkonulmasına karar verilmesinin hukuka uygun olduğu belirtilmiştir. Başvurucu, bu kararlara karşı Karşıyaka Ağır Ceza Mahkemesine yaptığı itirazında sakıncalı görülen mektuplarla tamamen aynı içerikteki mektubunu 12/12/2017 tarihinde başkalarına gönderdiğini, bu mektubun sakıncalı görülmemesine rağmen gazetecilere yazdığı mektuplara el konulduğunu belirtmiştir. Mahkeme 16/2/2018 ve 19/2/2018 tarihli kararlarıyla, İnfaz Hâkimliği kararlarının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle başvurucunun itirazını reddetmiştir. Nihai kararlar 13/4/2018 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu 24/4/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. İlgili hukuk için bkz. Ahmet Temiz B. No: 2013/1822, 20/5/2015, §§ 16-20; Tayfur Tunç, B. No: 2017/36327,10/3/2020, §§ 15-28; Rıdvan Türan, B. No: 2017/20669, 10/3/220, §§ 15-28; Ahmet Kağanarslan ve diğerleri, B. No: 2017/16227, 10/3/2020, §§ 18,