(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/2736 E. , 2008/3817 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 09.08.2007 gününde verilen dilekçe ile yola müdahalenin meni istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 13.07.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelene…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/2736 E. , 2008/3817 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 09.08.2007 gününde verilen dilekçe ile yola müdahalenin meni istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 13.07.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: \_K A R A R\_ Davacılar 1031 parsel sayılı taşınmazlarına ve taşınmazlarının kuzey kısmındaki çıkmaz yola ağaç dikmek suretiyle davalının el atmanın önlenmesini ve ağaçların kal’ini talep etmişlerdir. Davalı davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davacıların istemlerinin kabulü ile 07.06.2007 tarihli fen bilirkişisi raporunda belirtilen 6 adet ceviz ağacının yola uzanan dallarının kal’ine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava ile iki istemde bulunulmuştur. Bunlardan ilki davalı tarafın davacıya ait 1031 parsele yaptığı el atma ileri sürülerek mülkiyet hakkına yapılan el atmanın önlenmesi; ikinci istem ise davacıların taşınmazını genel yola bağlayan ve davalıya ait taşınmazın doğu bitişiğinde yer alan çıkmaz yola ağaç dikmek suretiyle ileri sürülen müdahalenin men’ine ilişkindir. Her iki isteminde kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır. Türk Medeni Kanununun 683. maddesine göre, kural olarak bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şeyi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Ancak yasa komşu hakkını düzenleyen hükümleri ile bu arada özellikle 737. madde ile mülkiyet hakkının kullanılmasına kısıtlama getirilmiş, malike mülkiyet hakkını kullanırken, komşuya zarar verecek taşkınlıklardan kaçınma borcu yüklemiştir. Buradaki taşkınlıktan amaç, komşuluğun olağan hoşgörü sınırlarını aşan ve komşunun kendisi ve aile ile taşınmazı zararına aşırı derecede etkili olabilecek iş ve eylemlerdir. Bu eylemlerin varlığının saptanmasında, taşınmazın bulunduğu yerin kullanma amacının, niteliğinin, konuya ilişkin yasal düzenleme varsa yasa hükümlerinin, yasal bir boşluk söz konusu ise mahalli örf ve adetin önemi vardır. Bütün bunlar dikkate alınarak yapılacak değerlendirme sonucu, komşunun mülkiyet hakkını aşırı kullandığı, bundan ötürü komşu taşınmaz malikinin zarara uğradığı, taşkın kullanma ile zarar arasında illiyet bağı saptanırsa, komşusunun mülkiyet hakkını aşırı kullandığından söz edilerek yasaya aykırı durumların giderilmesi hüküm altına alınabilir. Mahkemece yapılan keşifler sonucu dosyaya sunulan 26.01.2007 ve 07.06.2007 tarihli fen bilirkişi raporlarında dava konusu 6 adet ceviz ağacının davalıya ait 1033 parsel içersinde kaldığı ve davacıya ait 1031 parsele müdahalenin söz konusu olmadığı anlaşılmakla birinci istemin reddine karar verilmelidir. Mahkemece ikinci istem için özel mülkiyete yönelik komşuluk hukuku hükümleri nazara alınarak hüküm kurulmuştur. Yol kenarına ağaç dikilerek gölge yapılması bilinen bir gerçektir. Mahkemece yeniden keşif yapılarak taşınmazların kullanım durumu, bölgenin mahalli örf ve adetleri değerlendirilerek, ziraat bilirkişisinden de rapor alınmak suretiyle davalı taşınmazı mülkiyet sınırları içine dikilen ceviz ağaçlarının çıkmaz yola dallarının uzanmasının mahalli örf ve adete aykırılık teşkil edip etmeyeceği, çıkmaz yolun ve taraf taşınmazlarının kullanım durumları da nazara alınarak oluşan sonuca göre karar vermek gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 24.03.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.