Başvurucu, 29/4/2005 tarihinde İzmir ve 5. Asliye Hukuk Mahkemelerinde açtığı manevi tazminat davalarında yapılan yargılamaların makul sürede bitirilemediğini belirterek, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş, tazminat talep etmiştir.
Başvurucu, 29/4/2005 tarihinde İzmir ve Asliye Hukuk Mahkemelerinde açtığı manevi tazminat davalarında yapılan yargılamaların makul sürede bitirilemediğini belirterek, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş, tazminat talep etmiştir. Başvuru, 12/9/2013 tarihinde İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinde Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca, 11/11/2013 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. İkinci Bölümün 4/12/2013 tarihli ara kararı gereğince başvurunun, kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru konusu olay ve olgular ile başvurunun bir örneği görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmiş, Adalet Bakanlığınca 6/1/2014 tarihli yazı ile görüş sunulmayacağı bildirilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: a) Başvurucu ve S.K.'nin şikâyeti üzerine İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca, A.E.’nin basın yoluyla hakaret suçundan cezalandırılması istemiyle İzmir Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.b) İzmir Asliye Ceza Mahkemesince 26/9/2006 tarih ve E.2005/223, K.2006/681 sayılı kararla; basın yoluyla hakaret suçunun işlendiği kabul edilerek 26/9/2004 tarih ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun maddesinin , ve fıkraları, maddesinin fıkrası ve maddeleri gereği sanığın neticeten 187 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.c) Temyiz üzerine, Yargıtay Ceza Dairesinin 22/11/2010 tarih ve E.2009/4307, K.2010/19168 sayılı ilamıyla ceza miktarının hesaplanmasında hata yapıldığı gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.d) Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, 29/11/2011 tarih ve E.2011/85, K.2011/697 sayılı kararla; sanığın suçu işlediğine dair kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gerekçesiyle beraatine karar verilmiştir.e) Hüküm, başvurucu ve S.K.’nin temyizi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 6/1/2014 tarihli yazı ile; 6352 sayılı Kanun’un 105/2-b ve geçici maddesinin fıkrası gereği dosya incelenmeksizin İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiştir. Başvurucu ve S.K., Merkez Gazete Dergi Basım Yayın. San. ve Tic. A.Ş., Y.Y. (Yazı İşleri Müdürü) ve A.E. (Haber Muhabiri) aleyhine 29/4/2005 tarihinde İzmir Asliye Hukuk Mahkemesinde açtıkları davada; 17/1/2005 tarihli Sabah Gazetesinde çıkan resimli haberin kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğunu ve bu haberden üzüntü duyduklarını ileri sürerek ayrı ayrı 000 TL manevi tazminatın tahsilini talep etmişlerdir. Anılan davada yargılama, İzmir Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/144 esas sayılı dava dosyasında halen devam etmektedir. Başvurucu ve S.K., Merkez Gazete Dergi Basım Yayın. San. ve Tic. A.Ş., Y.Y. (Yazı İşleri Müdürü) ve A.E. (Haber Muhabiri) aleyhine 29/4/2005 tarihinde İzmir Asliye Hukuk Mahkemesinde açtıkları davada; 17/1/2005 tarihli Takvim Gazetesinde çıkan resimli haberin kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğunu ve bu haberden üzüntü duyduklarını ileri sürerek ayrı ayrı 000 TL manevi tazminatın tahsilini talep etmişler, yargılamaya İzmir Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/152 esas sayılı dava dosyasında devam edilmiştir. Başvurucu ve S.K., Merkez Gazete Dergi Basım Yayın. San. ve Tic. A.Ş., O. (Yazı İşleri Müdürü) ve A.E. (Haber Muhabiri) aleyhine 29/4/2005 tarihinde İzmir Asliye Hukuk Mahkemesinde açtıkları davada; 17/1/2005 tarihli Yeni Asır Gazetesinde çıkan resimli haberin kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğunu ve bu haberden üzüntü duyduklarını ileri sürerek ayrı ayrı 000 TL manevi tazminatın tahsilini talep etmişler, yargılamaya İzmir Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/151 esas sayılı dava dosyasında devam edilmiştir. İzmir Asliye Hukuk Mahkemesince, 19/4/2007 tarih ve E.2005/152, K.2007/136 sayılı kararla; İzmir Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/144 esas sayılı dava dosyası ile İzmir Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/152 esas sayılı dava dosyası arasında irtibat bulunduğu, davaların konularının aynı olduğu gerekçesiyle her iki dava dosyasının birleştirilmesine, yargılamaya İzmir Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/144 esas sayılı dava dosyası üzerinden devam edilmesine karar verilmiştir. İzmir Asliye Hukuk Mahkemesince, 19/4/2007 tarih ve E.2005/151, K.2007/137 sayılı kararla; İzmir Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/144 esas sayılı dava dosyası ile İzmir Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/151 esas sayılı dava dosyası arasında irtibat bulunduğu, davaların konularının aynı olduğu gerekçesiyle her iki dava dosyasının birleştirilmesine, yargılamaya İzmir Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/144 esas sayılı dava dosyası üzerinden devam edilmesine karar verilmiştir. İzmir Asliye Hukuk Mahkemesince, 30/4/2007 tarihinde, 2005/144 esas sayılı dava dosyasında; İzmir Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/152 esas sayılı dava dosyası ile İzmir Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/144 esas sayılı dava dosyası arasında farklılık bulunduğu, farklı gazetelerde, farklı içerikte yayınlanan haberlere ilişkin davalar oldukları gerekçesiyle dava dosyalarının ayrılmasına, İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi dava dosyasının Mahkemesine iadesine karar verilmiştir. İzmir Asliye Hukuk Mahkemesince, 30/4/2007 tarihinde, 2005/144 esas sayılı dava dosyasında; İzmir Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/151 esas sayılı dava dosyası ile İzmir Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/144 esas sayılı dava dosyası arasında farklılık bulunduğu, farklı gazetelerde, farklı içerikte yayınlanan haberlere ilişkin davalar oldukları gerekçesiyle dava dosyalarının ayrılmasına, İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi dava dosyasının Mahkemesine iadesine karar verilmiştir. İzmir Asliye Hukuk Mahkemesince, İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından iade edilen dava dosyaları Mahkemenin 2007/189 ve 2007/190 esas numaralarına kaydedilmişlerdir. İzmir Asliye Hukuk Mahkemesince, 17/11/2009 tarih ve E.2007/189, K.2009/410 sayılı kararla; 2007/189 esas sayılı dava dosyası ile 2007/190 esas sayılı dava dosyası arasında irtibat bulunduğu gerekçesiyle her iki dava dosyasının birleştirilmesine, yargılamaya 2007/190 esas sayılı dava dosyası üzerinden devam edilmesine karar verilmiştir. İzmir Asliye Hukuk Mahkemesince 11/10/2011 tarih ve E.2007/190, K.2011/358 sayılı kararla, gazetelerde yapılan haberlerin güncel olduğu, görünürdeki gerçeğe uyduğu, haberde kamu yararı bulunduğu, manevi tazminatın unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir. Temyiz üzerine, Yargıtay Hukuk Dairesinin 19/3/2013 tarih ve E.2012/5542, K.2013/4965 sayılı kararıyla hüküm onanmıştır. Karar düzeltme istemi, aynı Dairenin 20/6/2013 tarih ve E.2013/9251, K.2013/11968 sayılı ilamıyla reddedilmiştir. Karar, 13/8/2013 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir.B. İlgili Hukuk 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Usul ekonomisi ilkesi” kenar başlıklı maddesi şöyledir:“Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür.” 22/4/1926 tarih ve 818 sayılı mülga Borçlar Kanunu’nun maddesi şöyledir: “Şahsi menfaatleri haleldar olan kimse hata vukuunda zarar ve ziyan ve hataların hususi ağırlığı icabettiği surette manevi zarar namiyle nakdi bir meblağ itasını dava edebilir. Hakim, bu tazminatın itası yerine diğer bir tazmin sureti ikame yahut ilave edebilir.” Mülga 818 sayılı Kanun’un maddesi şöyledir:“Hakim, kusur olup olmadığına yahut haksız fiilin faili temyiz kudretini haiz bulunup bulunmadığına karar vermek için ceza hukukunun mesuliyete dair ahkamiyle bağlı olmadığı gibi, ceza mahkemesinde verilen beraet karariyle de mukayyet değildir. Bundan başka ceza mahkemesi kararı, kusurun takdiri ve zararın miktarını tayin hususunda dahi hukuk hakimini takyit etmez.”