Başvuru, sözleşmeli zabıt kâtipliği atamasının iptaline ilişkin işleme karşı açılan davada hakkaniyete uygun karar verilmemesi ve uzun yargılama nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, sözleşmeli zabıt kâtipliği atamasının iptaline ilişkin işleme karşı açılan davada hakkaniyete uygun karar verilmemesi ve uzun yargılama nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 1/11/2018 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır. A. Bireysel Başvuruya İlişkin Süreç Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, Bakırköy Adli Yargı Adalet Komisyonu (Komisyon) tarafından yapılan Sözleşmeli Zabıt Kâtipliği Uygulama Sınavı'ndan 108'i doğru, 126'sı yanlış olmak üzere 234 kelime yazmıştır. Komisyon tarafından, sözleşmeli zabıt kâtibi olarak atanmasına ilişkin kararın Bakanlık tarafından onanmaması üzerine atama kararının iptaline karar verilmiştir. Başvurucunun 9/10/2009 tarihinde söz konusu işlemin iptali talebiyle İstanbul İdare Mahkemesindeaçtığı davanın 15/4/2010 tarihinde kabulüne ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Karar gerekçesinde zabit kâtibi olarak atanmaya ilişkin mevzuatta, metinde yer alan doğru kelime sayısının yanlış kelime sayısından fazla olması gerektiği veya metinde anlam bütünlüğünün bulunması gerektiği şartının aranmadığı, üç dakikada 90 kelime yazmanın yeterli olduğu belirtilmiştir. Davalı Bakanlığın iptal kararına karşı yaptığı temyiz başvurusu üzerine Danıştay Onikinci Dairesinin 24/9/2010 tarihli kararıyla anılan kararın onanmasına karar verilmiştir. Karar düzeltme başvurusu aynı Dairenin 7/11/2012 tarihli kararıyla kabul edilmiş, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu gerekçesiyle mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Karar gerekçesinde; işlemin tesis edildiği tarihten sonra 9/10/2010 tarihli ve 27724 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Adalet Bakanlığı Memur Sınav, Atama ve Nakil Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in maddesinin (6) numaralı fıkrasının (c) bendinin sonuna eklenen parantez içindeki ifadede, uygulamalı sınavda başarılı sayılabilmek için verilen metne sadık kalınıp kalınmadığının, yanlış yazılan kelime sayısı ile yazı içindeki kelime ve cümle tekrarları nedeniyle metnin anlam bütünlüğünün bozulup bozulmadığının gözönünde bulundurulacağının belirtildiği ifade edilmiştir. Mahkeme, Dairenin bozma kararı üzerine 29/5/2013 tarihli kararıyla öncekiiptal kararında direnmiştir. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu (İDDK) 25/5/2015 tarihli kararıyla Mahkemenin ısrar kararının onanmasına karar vermiştir. Bakanlığın karar düzeltme talebi üzerine İDDK 9/4/2018 tarihli kararıyla Mahkemenin ısrar kararının bozulmasına karar vermiştir. Karar gerekçesinde 10/7/2003 tarihli ve 25164 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Adalet Bakanlığı Memur Sınav, Atama ve Nakil Yönetmeliği'nde üç dakikada yanlışsız en az 90 kelime yazılması gerektiğinin düzenlendiği belirtilmiştir. Metnin doğru yazılıp yazılmadığının belirlenmesinin sadece kelime bazında olmasının yeterli olmayacağı sebebiyle başvuru konusu olayda metindeki yanlış kelimelerin metinin anlam bütünlüğünü bozduğunun, asıl metne ait anlamın tamamıyla yitirildiğinin tespit edilmesi üzerine dava konusu işlemin hukuka aykırı olmadığı belirtilmiştir. Nihai karar başvurucuya 15/10/2018 tarihinde tebliğ edilmiş, başvurucu 1/11/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. Bireysel Başvuru Sonrasına İlişkin Süreç Mahkemenin21/12/2018 tarihli kararıyla, İDDK'nın bozma kararına uyularak davanın reddine temyiz yolu açık olmak üzere karar verilmiştir. Karar tarafların temyiz talebinde bulunmamaları sebebiyle 19/03/2019tarihinde kesinleşmiştir.