4. Hukuk Dairesi 2011/3576 E. , 2011/5704 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 26/09/2005 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 23/12/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazır…
**4. Hukuk Dairesi 2011/3576 E. , 2011/5704 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 26/09/2005 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 23/12/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, haksız eylem nedeniyle kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem reddedilmiştir. Kararı davacı temyiz etmiştir. Dairemizce; “… birleştirilen tüm dosyalar itibariyle davacının, 5.11.2001 ve 12.11.2001 tarihli belediye meclis toplantısındaki bazı olaylar, 15.11.2001 tarihli basın toplantısı ve 17.11.2001 tarihli basın bildirisi ile tüm bu konular hakkındaki yerel televizyon yayını nedenleriyle; belediye başkanı, başkan yardımcıları, koruması, belediye meclis başkanı, divan katibi, belediye meclis üyeleri, basın bildirisini imzalayanlar ve televizyon sahibi olan davalılardan manevi tazminatlar istediği anlaşılmaktadır…, dava konusu edilen bazı olaylar nedeniyle bir kısım davalılar hakkında kamu davaları açıldığı, aynı şekilde davacı hakkında da belediye meclis üyelerine hakaret suçu nedeniyle kamu davası açıldığı anlaşılmaktadır. Yerel televizyon yayını nedeniyle davalılardan ... hakkında açılan kamu davası sonuçlanmışsa da ceza dosyası ve bu davaya konu edilen yayın örneği dosya içinde bulunmamaktadır. Davalıların eylemlerinin haksız olup olmadığının ve davacının bölüşük kusuru bulunup bulunmadığının belirlenebilmesi bakımından olaylarla ilgili bulunan sonuçlanmış ve derdest olan ceza dosyalarının getirtilerek incelenmesi , dosyalardaki tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi ve gerekirse olaylar arasındaki bağlantılar ve etkileşim ile somut olayın özelliği gözetilerek ceza dosyalarında verilecek kararın eldeki davaları etkileyeceği nedeniyle ilgili ceza dosyalarının sonuçlarının beklenmesi gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olduğundan…” gerekçesi ile karar bozulmuştur. Yerel mahkemece bozma kararına uyulmuş ancak bozma kararının gereği tam olarak yerine getirilmeden yine aynı şekilde istemin reddine karar verilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur. Anayasa'nın 141/3. maddesi gereğince bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır. Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 388/3. maddesi gereğince de, mahkeme kararlarının gerekçe bölümünde; yanların sav ve savunmaların özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları olgular, çekişmeli konular hakkında toplanan kanıtlar, kanıtların tartışılması, ret ve üstün tutulma nedenleri, yerinde görülen olgulardan çıkarılan sonuçlar ile hukuki nedenin gösterilmesi gerekir. Bu yönden gerekçe, mahkemenin benimsediği olgular ile hüküm bölümü arasındaki yasal bağ niteliğindedir. Somut olayda; davacı tarafından açılan asıl dava ve bu dava ile birleşen davalarda, farklı nedenlere dayanarak farklı davalılardan manevi tazminat istenmiştir. Her bir davanın konusu ve davalı tarafı farklıdır. Örneğin; bir davada basın bildirisi konu edilmiş, diğer bir davada ise televizyon yayınına dayanılarak manevi tazminat istenmiştir. Yerel mahkemece her bir dava ve konusu hakkında ayrı ayrı değerlendirme yapılmadan ve her bir davadaki istemin reddedilmesinin gerekçeleri açıklanmadan genel ve soyut ifadelerle, manevi tazminatın koşullarının oluşmadığı belirtilerek istemin tümden reddine karar verilmiştir. Mahkemece, bozma kararı gereğince bir kısım davalılar hakkında açılan ceza dava dosyaları getirtilerek incelenmiş, incelenen ceza dava dosyalarının numaraları karara yazılmış ancak bu ceza davalarının hangi davaya ve davalıya ilişkin olduğu yönünde gerekli ve yeterli açıklama yapılmamış, ceza davaları ile dava konusu edilen olaylar arasında bağlantı kurulmamıştır. Ceza dava dosyaları da eklenmediğinden önceki bozma kararında olduğu gibi yine yerel mahkeme kararının, yerinde ve doğru olup olmadığının, dava konusu edilen olayların gelişim biçimine uygun olarak verilip verilmediğinin denetlenmesi olanağı da bulunmamaktadır. Ayrıca dosyada bir örneği bulunan ceza mahkemesi karar örneğine göre davalılardan ... hakkında dava konusu edilen eylemi nedeniyle açılan ceza davası sonucunda davalının mahkumiyetine karar verildiği, bu kararın temyiz edildiği ve Yargıtay Ceza Dairesince, ceza davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verildiği anlaşılmaktadır. Mahkemenin kararında bu ceza davasından ve sonucundan söz edildiği halde o ceza davasında mahkumiyete konu edilen eylem ve deliller yönünden de bir değerlendirme yapılmamıştır. Mahkemece bozma kararına uyulmasına rağmen bozma kararında belirtildiği üzere dava konusu edilen ve birbiri ile bağlantılı olduğu anlaşılan olayların gelişim biçimi anlatılmamış, olaylar somutlaştırılmamış, herhangi bir değerlendirme yapılmamış, yerinde görülen olgular ile davacının kişilik haklarına saldırının olmadığı kanısına nasıl varıldığı ve nedenleri açıklanmamıştır. Bu hali ile yerel mahkeme kararı, Anayasa’nın 141/3. maddesinde öngörülen yasal şartları taşımamakta olup, gerekçeden yoksundur. Yerel mahkemece, Dairemizin bozma kararının gereği tam olarak yerine getirilmeden, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler gözetilmeden, genel ve soyut ifadelerle yetinilerek, yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA; bozma nedenine göre davacının öteki temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 23/05/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.