Ceza Genel Kurulu 2008/284 E. , 2009/100 K. "" Kararı veren Yargıtay Dairesi : 6. Ceza Dairesi Mahkemesi :Asliye Ceza Günü : 17.09.2007 Sayısı : 767-697 Hırsızlık suçundan sanık ...’in, beraatına ilişkin, Mersin 4. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 20.04.2005 gün ve 1371-535 sayılı hüküm, katılan kurum vekili tarafından temyiz edilmekle, dosyayı inceleyen Yargıtay 6. Ceza Dairesince 28.03.2007 gün ve 14932-3674 sayı ile; “1- Sanığın, kurucu ortağı ve yetkili müdürü olduğu şirk…
**Ceza Genel Kurulu 2008/284 E. , 2009/100 K.** **"İçtihat Metni"** Kararı veren Yargıtay Dairesi : 6. Ceza Dairesi Mahkemesi :Asliye Ceza Günü : 17.09.2007 Sayısı : 767-697 Hırsızlık suçundan sanık ...’in, beraatına ilişkin, Mersin 4. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 20.04.2005 gün ve 1371-535 sayılı hüküm, katılan kurum vekili tarafından temyiz edilmekle, dosyayı inceleyen Yargıtay 6. Ceza Dairesince 28.03.2007 gün ve 14932-3674 sayı ile; “1- Sanığın, kurucu ortağı ve yetkili müdürü olduğu şirkete ait olup, aynı zamanda öğretmenlik de yaptığı dershanede, sayacı devre dışı bırakarak sayaç öncesi sigortadan ayrı bir kablo ile elektrik akımı vermek suretiyle 4 adet klimada kaçak elektrik kullandığının tespit edilmesi karşısında, suçu işlediğinin kabul edilmesi gerekirken, dosya içeriği ile bağdaşmayan yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak, yerinde olmayan gerekçelerle yazılı biçimde hüküm kurulması, 2- Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK’nun, 491/ilk, 522/1. maddelerine göre, hükümden sonra 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nun aynı suça uyan 142/1-f, 168/2. maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın türü, alt ve üst sınırları bakımından, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında 765 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına olması ve aynı Yasa uyarınca uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması” isabetsizliğinden bozulmuştur. Yerel Mahkeme ise, 17.09.2007 gün ve 767-697 sayı ile; “29.03.2005 tarihinde yapılan keşifte dinlenen tutanak düzenleyicilerin yeminli beyanları ve bilirkişi raporu, sanığın hayatın olağan akışına uygun görülen savunmalarını doğrular mahiyette görülmüştür. Yine keşif yerinde dinlenen savunma tanıklarının yeminli beyanları da dikkate alındığında ortada şüpheli bir durum olduğu açıktır. Mahkûmiyet hükmü verilebilmesi için somut, kesin ve tartışmadan uzak delillerin ortaya konulması gerekmektedir. Ortaya konulan deliller mahkûmiyet hükmü vermeye yeterli görülmediği gibi, bu yönde mahkememizde tam bir vicdani kanaat de oluşmadığından şüphe sanık lehine olarak yorumlanmıştır” gerekçesiyle önceki hükümde direnmiştir. Bu kararın da katılan kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay C.Başsavcılığının “bozma” istekli 21.12.2008 gün ve 290851 sayılı tebliğnamesi ile Birinci Başkanlığa gönderilen dosya, Yargıtay Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. TÜRK MİLLETİ ADINA CEZA GENEL KURULU KARARI Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasında oluşan ve çözümlenmesi gereken uyuşmazlık, sanığa yüklenen elektrik hırsızlığı suçunun sübuta erip ermediğinin belirlenmesine ilişkindir. İncelenen dosya içeriğine göre;