1. Hukuk Dairesi 2009/11010 E. , 2009/12316 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : YOMRA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ, TARİHİ : 18/06/2009 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, kayden paydaşı olduğu 255 ada 3 parsel sayılı taşınmazının komşu 1 ve 2 sayılı parsellerin paydaşları olan davalıların akarsuların ve yağmur sularının tabii mecrasını değiştirmeleri sonucu zarar gördüğünü, ayrıca davalıların belediyece döşenen boruları sökmek suretiyle müdahale ettiklerini ileri sürüp, elatmanın önlenmesine ve tazm
**1. Hukuk Dairesi 2009/11010 E. , 2009/12316 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : YOMRA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ, TARİHİ : 18/06/2009 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, kayden paydaşı olduğu 255 ada 3 parsel sayılı taşınmazının komşu 1 ve 2 sayılı parsellerin paydaşları olan davalıların akarsuların ve yağmur sularının tabii mecrasını değiştirmeleri sonucu zarar gördüğünü, ayrıca davalıların belediyece döşenen boruları sökmek suretiyle müdahale ettiklerini ileri sürüp, elatmanın önlenmesine ve tazminat isteğinde bulunmuştur. Davalı R..dışındaki davalılar davanın reddini savunmuşlar, davalı R.. davaya yanıt vermemiştir. Mahkemece, her nekadar suyun mecrası değiştirilmek suretiyle çekişmeli arazinin zarar gördüğü iddia edilmiş ise de, fiili durumun iddiayı desteklemediği gibi, davalılar tarafından mecranın değiştirildiğine ilişkin davacı beyanından başka dair delilde bulunmadığı tamamen doğa olayı neticesi arazinin zarar gördüğü gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, elatmanın önlenmesi ve tazminat isteğine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Bilindiği gibi, Türk Medeni Kanununun 742.maddesi uyarınca, taşınmaz maliki üst taraftaki araziden kendi arazisine doğal olarak akan suların ve özellikle yağmur, kar ve tutulmamış kaynak sularının akışına katlanmak zorundadır. Komşulardan hiçbiri, suların bu akışını diğerinin zararına değiştiremez. Aynı yasanın 743.maddesi 1. ve 2. fıkrası gereğince de “birinin arazisinin suyu öteden beri alt taraftaki araziye doğal bir şekilde akmakta ise, alt taraftaki arazi maliki, üst taraftaki araziden fazla suyun boşaltılması sırasında da bu suları… kabul etmek zorundadır. Alt taraftaki arazi maliki boşaltma dolayısıyla akan sulardan zarar görmekte ise gideri üstteki arazi malikine ait olmak üzere, kendi arazisinden yapılacak mecra ile suyun akıtılmasını isteyebilir. Yanlar arasındaki çekişmenin sözü edilen yasa hükümleri gözetilmek suretiyle çözümlenmesi gereklidir. Ne var ki, mahkemece ve bilirkişi tarafından anılan düzenlemelere uygun bir araştırma ve inceleme yapıldığını söyleyebilme olanağı yoktur.Hal böyle olunca, uzman bilirkişiler aracılığı ile yerinde keşif yapılarak davalıların eylemlerinden kaynaklanan bir tecavüz ve zararın olup olmadığının araştırılması, zararın varlığının belirlenmesi halinde hangi önlemlerin alınmasının gerektiğinin saptanması, değinilen yasal düzenlemelerin dikkate alınması, gerektiğinde TMK.nun 750. maddesinin de olayda uygulama yeri bulup bulmayacağının değerlendirilmesi, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir. Davacının temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK. nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA,alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 24.11.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.