11. Ceza Dairesi 2018/1068 E. , 2018/3846 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 213 sayılı Yasaya muhalefet HÜKÜM : Mahkumiyet 7201 sayılı Tebligat Kanunun 21. maddesine göre tebliğ edilmesine rağmen aynı kanunun “Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina” başlıklı 21. maddesi ve muhatabın adresinin bulunmaması halinde tebliğ memurunun ne şekilde davranması gerektiğini düzenleyen Tebligat Yönetmeliğinin 30.maddesinin birinci fıkrasında; “muhatap veya adına tebliğ yapılabi…
**11. Ceza Dairesi 2018/1068 E. , 2018/3846 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 213 sayılı Yasaya muhalefet HÜKÜM : Mahkumiyet 7201 sayılı Tebligat Kanunun 21. maddesine göre tebliğ edilmesine rağmen aynı kanunun “Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina” başlıklı 21. maddesi ve muhatabın adresinin bulunmaması halinde tebliğ memurunun ne şekilde davranması gerektiğini düzenleyen Tebligat Yönetmeliğinin 30.maddesinin birinci fıkrasında; “muhatap veya adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste bulunmazsa, tebliğ memurunun adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti üyeleri, zabıta amir ve memurlarından tahkik ederek beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu yazarak kendisinin imzalaması gerekir.” hükmüne aykırı olarak sanık ... adına çıkarılan 03/04/2015 tarihli tebligatta komşunun imzası veya imzadan imtina beyanının yer almadığı, bunun yanında tebligatın sanığın son sorgusunda verdiği adresi yerine doğrudan mernis adresine çıkarıldığı, anılan nedenlerle 03/04/2015 tarihli tebligatın usulsüz olduğu anlaşılmakla, sanık ... müdafiinin öğrenme üzerine hükmü süresinde temyiz ettiği kabul edilerek yapılan incelemede; 213 sayılı Kanunun 367. maddesi uyarınca dava şartı olan vergi dairesi başkanlığı mütalaası ve dayanağı olan vergi suçu raporu ile eklerinin “2010 takvim yılında sahte fatura düzenlemek” suçuna ilişkin olduğu, Batman Cumhuriyet Başsavcılığının 29.05.2012 gün ve 2012/2100 esas sayılı iddianamesi ile mütalaaya aykırı olarak “ 2010 takvim yılında sahte fatura kullanmak ” suçundan kamu davası açıldığı, sahte fatura kullanmak suçundan usulüne uygun olarak verilmiş dava şartı olan mütalaa bulunmadığı, sahte fatura düzenleme ve kullanma eylemlerinin birbirinden bağımsız ve ayrı suçları oluşturduğu ve birbirine dönüşmeyeceği gözetilip, 2010 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan Cumhuriyet Başsavcılığı'na ihbarda bulunulup dava açılması halinde birleştirilerek sahte fatura kullanma suçundan verilmiş dava şartı olan mütalaa bulunmadığından davanın düşürülmesine, sahte fatura düzenleme suçundan ise sonucuna göre karar verilmesi gerekirken; vergi incelemesine konu yapılmayıp, dava şartı olan “mütalaa” verilmeyen sahte fatura kullanma suçundan yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı, sanık ... müdafii ve sanık ...'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 25.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.