Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/10256 E. , 2024/5340 K. T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/10256 Karar No : 2024/5340 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : 1-... 2-... 3- ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 07/11/2008 tarih ve 27047 …
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/10256 E. , 2024/5340 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/10256 Karar No : 2024/5340 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : 1-... 2-... 3- ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 07/11/2008 tarih ve 27047 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 01/10/2008 tarih ve 2008/14227 sayılı Bakanlar Kurulu kararı uyarınca, Diyarbakır 75. Kısım Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi kapsamında, Diyarbakır ili, Silvan ilçesi, ... mahallesinde yer alan ve davacıların hisseli maliki olduğu eski ... parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda yapılan toplulaştırma işleminin anılan parsele ilişkin kısmının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararda; dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporundaki saptamalar dikkate alındığında, davacıların hissedar olduğu eski ... ( yeni... , ... ve ...) parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak yapılan toplulaştırma işleminde davacılara yeni oluşan 3 ayrı parsel yerine tek bir yeni parselde yer verilmesinin mümkün olduğu, işlemin toplulaştırma amaç ve ilkeleri ile hukuka uygun olarak yapılmadığı, bu nedenle dava konusu toplulaştırma işleminde anılan parseller yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Bilirkişi raporlarına karşı yapılan itirazların dikkate alınmadığı, yapılan toplulaştırma işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğu, davacıların mülakatlar alınırken dava konusu yeni parselleri kendi rızaları ile talep ettikleri, toplulaştırma çalışmalarında yeni bloklar oluşturulurken yerleşim birimleri arasındaki mevcut veya yeni düzenlenecek kadastral sınır, yol, kanal, tesis ve projeleri ile topoğrafik yapının dikkate alındığı ve blok planlarının Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü sulama hatları planlarına göre düzenlendiği, eski parseller ile yeni parsellerin aynı zemine oturtulduğu, evvelinde iki parselde birbirlerine müşterek olan davacıların yeni parsellerinde müstakil tek parsel arazi verildiği, zemine uygun olmayan ve geometrik şekilleri düzgün olmayan eski parsellerin yeni durumda zemine uygun hale getirilerek tümünün yola ve sulama kanallarına cephe kazandığı, geometrik şekillerinin dikdörtgen hale getirildiği, dava konusu olan parselleri kapsayan alanda 2. toplulaştırma çalışmalarına başlandığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Dava konusu işlem arazi toplulaştırma ilke, esasları ile kanuna uygun olarak yapıldığından temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nun, işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle 1. maddesinde, bu Kanunun amacının, sulama alanları ile Bakanlar Kurulunca gerekli görülen alanlarda; toprağın verimli şekilde işletilmesini, işletilmesinin korunmasını, birim alandan azami ekonomik verimin alınmasını, tarım üretiminin sürekli olarak artırılmasını, değerlendirilmesini ve buralarda istihdam imkanlarının artırılmasını, ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalanan tarım topraklarının gerektiğinde ve imkanlar ölçüsünde genişletilmesi suretiyle de toplulaştırılmasını, tarım arazisinin ailenin geçimini sağlamaya ve aile iş gücünü değerlendirmeye yeterli olmayacak derecede parçalanmasının ve küçülmesinin önlenmesini ... sağlamak olduğu hüküm altına alınmıştır. Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin, işlem tarihinde yürürlükte olan "Toplulaştırma" başlıklı 20. maddesinde, toplulaştırmanın, uygulama alanında ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalı ve hisseli arazinin birleştirilmesi ve bu amaçla kamulaştırma, az topraklı veya topraksız çiftçinin topraklandırılması, sahibine bırakılacak arazinin belirlenmesi, köy gelişme ve yeni köy yerleşme alanlarına yer ayrılması gibi arazi düzenlemesine dair diğer hususları kapsayacağı; "Talimat Hazırlanması" başlıklı 71. maddesinde, Genel Müdürlüğün bu Yönetmeliğin uygulamasını sağlamak, kolaylaştırmak, tamamlamak ya da açıklamak maksadıyla talimat çıkarmaya yetkili olduğu düzenlenmiştir. Tarım Reformu Genel Müdürlüğü tarafından Haziran 2010'da çıkarılan "Arazi Toplulaştırması Teknik Talimatı"nın 3. maddesinde, "sabit tesis", ev, ahır, samanlık, ağıl, ambar, kuyu vb. yapılarla bağ, bahçe ve ağaçlık arazi olarak tanımlanmış, "Yeni Parsel Planlarının Hazırlanması" başlıklı 19. maddesinde yer alan "Yeni Parselasyon Planlamasında Dikkat Edilecek Hususlar" başlıklı bölümde, maliklere mümkün olduğu ölçüde eski arazisine eşdeğer ve tek parselde arazi verilmeye çalışılması, maliklerin istekleri dikkate alınarak arazisinin yoğun olduğu bölgede veya en büyük parselinin etrafında toplanarak arazi verilmeye çalışılması, umumi yola (asfalt, şose) bitişik olan parsellerin yine imkanlar ölçüsünde aynı yerde verilmesi, toplulaştırma alanındaki işletme yapı ve tesisleri ile bağ, bahçe vb. sabit tesislerin imkan ölçüsünde maliklerine verilmesi, birden fazla sabit tesisi bulunan maliklerin bu arazi parçalarından mümkün olduğu kadar birinin etrafında tercih vermek zorunda olması, her parselin yol ve sudan faydalanacak şekilde planlanması, küçük işletmelere ait parsellerin, yol ve sudan faydalanabilmesi için, gerektiğinde hisselendirilmesi, parsel şeklinin zorunlu durumlar dışında dikdörtgen olmasına ve en/boy oranının 1/3 - 1/7 arasında bulunmasına dikkat edilmesi, toplulaştırma yapılan köyler arasında sınır düzeltmesinin 3083 sayılı Kanunun 14. maddesine göre ve değer eşitliği sağlanarak yapılması, değişiklik yapıldığında köy sınırlarının yol, kanal gibi sabit sınırlara dayandırılmasına çalışılması, ancak zorunlu hallerde parsel sınırının köy sınırı olarak değerlendirilmesi, işletmeyi oluşturan maliklere ait arazinin bir arada değerlendirilebilmesi, maliklerin istekleri halinde tek parselde payları oranında adlarına hisseli olarak tescil edilmesi, parsel yerleştirilmesinde hısım ve hasım ilişkilerine dikkat edilmesi, arazi maliklerinden birden fazla ve komşu köylerde arazisi bulunanların arazilerinin ikamet ettikleri köyün sınırına yakın olacak şekilde planlanmaya çalışılması, blokların düzgün şekilli olmayan kısımlarına büyük parsellerin yerleştirilmeye çalışılması, düşük dereceli arazinin mümkün olduğu ölçüde eski sahiplerine bırakılması veya kendi aralarında toplulaştırılması, verasete iştiraklerden aynı maliklere ait olan arazinin bir işletme olarak değerlendirilmesi, davalı arazinin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilmesi, hisse uyuşmazlıkları giderilemeyen parsellerin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilerek eski maliklerine aynı hisselerle tescil ettirilmesi, bu araziden malik ve hisse oranları aynı olanların bir arada toplulaştırılabilmesi, Talimatın 9. maddesi kapsamında yer alan tesislerin bulunduğu parsellerin, planlamada öncelikle bulunduğu yerde bırakılmaya çalışılması hususlarına dikkat edilmesi gerektiği kurallarına yer verilmiştir. Dosyanın incelenmesinden; Diyarbakır ili, Silvan ilçesi, ... mahallesinde yer alan ve davacıların hisseli maliki olduğu eski ... parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda yapılan toplulaştırma işleminin anılan parsele ilişkin kısmının iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık konusu olayda; dava konusu arazi toplulaştırma işleminin dağıtım ilke ve esasları ile kamu yararına uygun olup olmadığının tespiti amacıyla mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda özetle; "1) Davacılara ait olduğu belirtilen konut ve tesisler ile davacılara verilen tarlalar arasında bulunduğu iddia edilen ve mülkiyeti başka bir şahsa ait olan ... ada ... parsel nolu taşınmazın kısmen ... parsel, kısmen de daha önce mülkiyeti Hazineye ait olan kısım üzerine kaldığı, mevcut durumda dava dışı kişilere verilmiş olan ... ada, ... nolu parselin davacılara ait olan tesislere ulaşım yolunu da kapsadığı, yapılmış olan uygulamanın bu yönüyle Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu Uygulama Yönetmeliği'nin 26.maddesinin (a) bendinde geçen "Yeni blokların oluşturulmasında, yerleşim birimleri arasındaki mevcut veya yeni düzenlenecek kadastral sınır, mevcut yol, kanal, tesis ve projeleri ile topoğrafik yapı dikkate alınır" kuralına aykırı hareket edildiği, yapılan işlemin 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlemesine Dair Tarım Reformu Kanunu'na ve Uygulama Yönetmeliği'ne aykırı yapıldığı, 2) Davacıların taşınmazında yapılan arazi toplulaştırma işlemi sonucunda yeni tahsis edilen taşınmaz ile eski taşınmazın aynı özellikte ve aynı/yakın konumda oldukları, 3)Toplulaştırmaya giren davacılara ait parsel ile tahsis edilen yerlerin ilişkisi gözetilerek, toplulaştırma işlemi öncesi eski ... ve ... parsellerde davacıların hissedar olduğu, yapılan toplulaştırma işlemi neticesinde davacılara hisselerinin hakediş miktarı kadar tahsis edilen yeni ... ada ... parsel, ... ada, ... parsel ve ... ada, ... parsel ile eski ... ve ... parsellerin aynı yerde olduğu, yapılan işlemin bu yönüyle fiili durum ve hukuka uygun olduğu, 4) Toplulaştırma öncesi eski ... ve... nolu parselde yapılan çalışmalar sonucu yerine tahsis edilen yeni ... ada ... parsel, ... ada ... parsel ve ... ada ... nolu parsel, eski ... ve ... nolu taşınmazın bulunduğu yerde büyük oranda eski parselin üzerinde olduğu, yapılan işlemin bu yönüyle fiili durum ve hukuka uygun olduğu, 5) 3083 sayılı Kanun, Uygulama Yönetmeliği ve Teknik Talimat Hükümleri esas alınarak mevzuatta belirtilen (maliklere mümkün olduğu ölçüde eski arazisine eşdeğer ve tek parselde arazi verilmeye çalışılır, parsel şeklinin zorunlu durumlar dışında dikdörtgen olmasına ve en/boy oranının 1/3 ve 1/7 arasında bulunmasına dikkat edilir) hususların dikkate alınmadığı, yapılan toplulaştırma işleminde davacılara yeni oluşan 3 ayrı parsel yerine tek bir yeni parselde yer verilmesinin mümkün olduğu, bu durumun mevzuat hükümleri ile toplulaştırma amaç ve ilkelerine aykırı olduğu, sonuç olarak dava konusu toplulaştırma işleminin davacılar yönünden ilgili mevzuat hükümlerine ve toplulaştırma amacına ve ilkelerine uygun olarak yapılmadığı" kanaatinin belirtildiği görülmektedir. Bu durumda; mevzuat hükümleri ve dosyada yer alan bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden; toplulaştırmaya giren davacılara ait parsel ile tahsis edilen yerlerin ilişkisi gözetilerek, aynı özellikte ve aynı/yakın konumda, hisselerinin miktarı kadar yer tahsis edildiği, bilirkişi raporu ve Mahkeme kararının aksine davacıların hisseli yapıda olan eski parselleri yerine müstakil olacak şekilde (... ada ... parsel- ..., ... ada ... parsel- ... , ... ada ... parsel- ... ) tahsis yapıldığı, mevcut durumda dava dışı kişilere verilmiş olan ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın davacılara ait olan tesislere ulaşım yolunu da kapsadığına yönelik tespit doğru ise de dava konusu taşınmazın diğer tarafında da yol olduğu görüldüğünden yapılan işlemin 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlemesine Dair Tarım Reformu Kanunu'na ve Teknik Talimata uygun yapıldığı, bu nedenle dava konusu arazi toplulaştırma işleminin ... parsel sayılı taşınmaza isabet eden kısmında hukuka aykırılık, aksi yönde verilen Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararında hukuka uygunluk bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kabulüne, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 03/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.