Başvuru, terörle mücadele kapsamında meydana gelen zararın ödenmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine dair işlemin iptali, maddi zararın tazmini istemiyle açılan davada hukuka aykırı karar verilmesi ve yargılamanın makul sürede sonuçlandırılmaması nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru; terörle mücadele kapsamında meydana gelen zararın ödenmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine dair işlemin iptali, maddi zararın tazmini istemiyle açılan davada hukuka aykırı karar verilmesi ve yargılamanın makul sürede sonuçlandırılmaması nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 3/7/2015 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, Mardin'in Dargeçit ilçesi Çelik köyünde ikamet etmekte iken yaşanan terör olayları nedeniyle yerleşim yerini 1993 yılında terk etmek zorunda kaldığını beyan etmiştir. Başvurucu, yerleşim yerini terk etmesine neden olan olaylar esnasında evi ve ahırının yakıldığını, hayvanlarının telef olduğunu belirterek zararlarının karşılanması talebiyle 30/6/2005 tarihinde Mardin Valiliği Zarar Tespit Komisyonuna (Komisyon) başvurmuştur. Komisyon 21/1/2009 tarihli kararıyla başvurucunun talebini reddetmiştir. Başvurucunun eşi ve oğlunun PKK terör örgütü üyesi olarak Türk Silahlı Kuvvetleri ile girdikleri çatışmada öldüğünü ifade eden Komisyon, uğranıldığı ileri sürülen zararın bu nedenle 17/7/2004 tarihli ve 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun kapsamına girmediğini belirtmiştir. Başvurucu, ret işleminin iptali ve uğradığı zararların tazmini istemiyle Mardin İdare Mahkemesi (Mahkeme) nezdinde dava açmıştır. Mahkeme 12/2/2010 tarihli kararıyla davayı reddetmiştir. Ret gerekçesinin ilgili kısımları şöyledir: "Olayda; 1993 tarihinde Dargeçit İlçesi, Çelik Köyü Jandarma Karakol Komutanlığına PKK terör örgütü militanlarınca düzenlenen silahlı saldırıda 16 erin şehit edildiği, köyde çıkan çatışmada bazı teröristlerin ölü ele geçirildiği, Dargeçit Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 1993 tarih ve 1993/37 karar sayılı görevsizlik kararıyla; davacının murisleri S.E. ve E. nin de sanıklar arasında bulunduğu terör örgütü mensupları hakkında yapılan soruşturmada belgelerin takdir ve ifası için yetkili ve görevli Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi Başsavcılığı’na gönderildiği, davacının 2005 tarihli başvuru dilekçesinde; 1993 tarihinde meydana gelen olaylarda davacıya murisi S.E.'den intikal eden evin de aralarında bulunduğu birçok evin zarar gördüğünün ve eşi S.E. ile oğlu E.'nin söz konusu tarihte öldürüldüklerinin belirtildiği görüldüğünden, 1993 tarihinde davacının murisleri olan eşi S.E. ve oğlu E.'nin de içinde yer aldığı PKK terör örgütü militanları ile güvenlik güçleri arasında çıkan çatışmada uyuşmazlık konusu evin zarara uğradığı anlaşılmıştır.Bakılan davada; yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, 5233 sayılı Kanun kapsamında tazminat talep edilen uyuşmazlık konusu evin 1993 tarihinde güvenlik güçleri ile PKK terör örgütü militanları arasında çıkan çatışma sonucunda zarara uğradığı ve PKK terör örgütü militanları içinde yer alan davacının eşi ve oğlunun da bu evde ikamet ettiği ve ayrıca 16 erin şehit olduğu bu çatışmaların Çelik Köyü içinde de devam ettiği dolayısıyla davacıya ait bu evde ikamet eden davacının murisi S.E. nin kendi kusurlu hareketleri sonucunda zararın oluştuğu kanaatine varıldığından, söz konusu durumun 5233 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilme olanağı bulunmamaktadır." Danıştay Onbeşinci Dairesinin 20/2/2015 tarihli kararıyla ret hükmü onanmıştır. Başvurucu nihai kararı 23/6/2015 tarihinde tebellüğ etmesinin ardından 3/7/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. 5233 sayılı Kanun'un maddesi şöyledir: "Bu Kanunun amacı, terör eylemleri veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle maddî zarara uğrayan kişilerin, bu zararlarının karşılanmasına ilişkin esas ve usulleri belirlemektir." 5233 sayılı Kanun'un "Kapsam" kenar başlıklı maddesi şöyledir:"Bu Kanun,3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 1 inci, 3 üncü ve 4 üncü maddeleri kapsamına giren eylemler veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle zarar gören gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişilerinin maddî zararlarının sulhen karşılanması hakkındaki esas ve usullere ilişkin hükümleri kapsar.Aşağıda belirtilen zararlar bu Kanunun kapsamı dışındadır:a) Devletçe arazi veya konut tahsisi suretiyle yahut başka bir şekilde karşılanan zararlar.b) Bir mahkeme kararı gereğince veya 4353 sayılı Maliye Vekaleti Baş Hukuk Müşavirliğinin ve Muhakemat Umum Müdürlüğünün Vazifelerine, Devlet Davalarının Takibi Usullerine ve Merkez ve Vilayetler Kadrolarında Bazı Değişiklikler Yapılmasına Dair Kanunun 30 uncu ve 31 inci maddeleri gereğince karşılanan zararlar.c) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesince, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlâl edildiği gerekçesiyle Sözleşmenin 41 inci maddesine göre hükmedilen veya Sözleşme hükümleri uyarınca dostane çözüm yoluyla uzlaşılan tazminatın ödenmesi sonucunda karşılanan zararlar. d) Terör dışındaki ekonomik ve sosyal sebeplerle uğranılan zararlar ile güvenlik kaygıları dışında kendi istekleriyle bulundukları yerleri terk edenlerin bu sebeple uğradıkları zararlar.e) Kişilerin kendi kasıtları sonucunda oluşan zararlar.f) 3713 sayılı Kanunun 1 inci, 3 üncü ve 4 üncü maddeleri kapsamındaki suçlar ile terör olaylarında yardım ve yataklık suçlarından mahkûm olanların bu fiillerinden dolayı uğradığı zararlar. İkinci fıkranın (f) bendinde yazılı suçlardan dolayı ceza kovuşturması açılmış bulunanlar hakkında kovuşturma sonuçlanıncaya kadar bu Kanuna göre işlem yapılmaz."5233 sayılı Kanun'un "Karşılanacak zararlar" kenar başlıklı maddesi şöyledir:"Bu Kanun hükümlerine göre sulh yoluyla karşılanabilecek zararlar şunlardır: a) Hayvanlara, ağaçlara, ürünlere ve diğer taşınır ve taşınmazlara verilen her türlü zararlar. b) Yaralanma, engelli hâle gelme ve ölüm hâllerinde uğranılan zararlar ile tedavi ve cenaze giderleri. (1) c) Terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle kişilerin mal varlıklarına ulaşamamalarından kaynaklanan maddî zararlar."