2. Ceza Dairesi 2023/12543 E. , 2023/7972 K. K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SAYISI : 2019/550 E., 2020/26 K. ŞİKÂYETÇİ : ... ... SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK : ... SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.03.202…
**2. Ceza Dairesi 2023/12543 E. , 2023/7972 K.** **"İçtihat Metni"** K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SAYISI : 2019/550 E., 2020/26 K. ŞİKÂYETÇİ : ... ... SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK : ... SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.03.2023 tarihli ve KYB-2023/18853 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre; İzmir 2. Çocuk Mahkemesinin 02/06/2016 tarihli duruşmasında müdafii olarak Avukat ... ...'in katıldığı, verilen yakalama kararı üzerine İzmir 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/10/2016 tarihli, 2016/150 değişik iş sayılı dosyasında zorunlu müdafii olarak Avukat ... ... ... atanarak suça sürüklenen çocuğun savunmasının alındığı, kayden 02/10/2000 doğumlu olan suça sürüklenen çocuğun esas mahkemesindeki oturumların hiçbirine katılmadığı ve devam eden yargılamadan suça sürüklenen çocuğun yokluğunda verilen kararın zorunlu müdafii Avukat ... ...'in yüzüne karşı 30/12/2016 tarihinde tefhim edilerek kesinleştirildiği anlaşılmakla; Anılan kararın müdafiinin yüzüne karşı, suça sürüklenen çocuğun yokluğunda verilmesine karşın suça sürüklenen çocuğa tebliğ edilmemesi, müdafiinin karara karşı itiraz kanun yoluna başvurmaması ve bu şekilde atanan zorunlu müdafii ile yüz yüze gelmeyen, müdafiiden ve karardan haberdar olmayan suça sürüklenen çocuğun da anılan karara itiraz edememesi karşısında; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 18/03/2008 tarihli ve 2008/9-7 esas ve 2008/56 karar sayılı kararında belirtilen "Kendisine zorunlu müdafii atandığından haberdar olunmadığı durumlarda zorunlu müdafiiye yapılan tefhim veya tebliğ kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmaz" şeklindeki hüküm gereğince, gerekçeli kararın zorunlu müdafine tefhimiyle yetinilerek suça sürüklenen çocuğa anılan kararın tebliği yapılmaması nedeniyle söz konusu kararın kesinleşmediği, bu nedenle yapılan kesinleştirme işleminin usul ve yasalara uygun olmadığı, kararın kesinleşmemesi sebebiyle de denetim süresinin işlemeye başlamayacağı nazara alındığında, suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediği gerekçesiyle açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanamayacağı gözetilmeksizin, yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir. 2. Dosya kapsamına göre; İzmir 2. Çocuk Mahkemesinin, 02.06.2016 tarihli duruşmasında müdafi olarak avukat ... ...'in katıldığı, verilen yakalama kararı üzerine İzmir 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.10.2016 tarihli ve 2016/150 Değişik İş sayılı dosyasında zorunlu müdafi olarak avukat ... ... ... atanarak suça sürüklenen çocuğun savunmasının alındığı, kayden 02.10.2000 doğumlu olan suça sürüklenen çocuğun esas mahkemesindeki oturumların hiçbirine katılmadığı ve devam eden yargılamada suça sürüklenen çocuğun yokluğunda verilen 30.12.2016 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının zorunlu müdafii avukat ... ...'in yüzüne karşı tefhim edilerek kesinleştirildiği anlaşılmakla; Anılan kararın müdafiinin yüzüne karşı, suça sürüklenen çocuğun yokluğunda verilmesine karşın suça sürüklenen çocuğa tebliğ edilmemesi, müdafinin karara karşı itiraz kanun yoluna başvurmaması ve bu şekilde atanan zorunlu müdafi ile yüz yüze gelmeyen, müdafiden ve karardan haberdar olmayan suça sürüklenen çocuğun da anılan karara itiraz edememesi karşısında; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 18.03.2008 tarihli ve 2008/9-7 Esas ve 2008/56 Karar sayılı kararında belirtilen "Kendisine zorunlu müdafii atandığından haberdar olunmadığı durumlarda zorunlu müdafiiye yapılan tefhim veya tebliğ kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmaz" şeklindeki hüküm gereğince, gerekçeli kararın anılan zorunlu müdafie tefhimiyle yetinilerek suça sürüklenen çocuğa tebliğinin yapılmaması nedeniyle söz konusu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmediği belirlenmiştir. 3. Henüz kesinleşmediği belirlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı nedeniyle denetim süresinin başlamadığı, denetim süresinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle inceleme konusu karar verilmiş ise de; bu kararın da yok hükmünde olduğu anlaşıldığından, kanun yararına bozmaya konu yapılamayacak olması nedeniyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.