8. Ceza Dairesi 2021/17974 E. , 2024/652 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/90 E., 2015/302 K. Müştekinin, sanıklar hakkında şikayetçi olup, davaya katılmak istediğini belirtmesine rağmen, davaya katılma hususunda bir karar verilmediği anlaşıldığından, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca müştekinin davaya katılan olarak kabulüne karar verilerek yapılan incelemede; Kasten yaralam…
**8. Ceza Dairesi 2021/17974 E. , 2024/652 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/90 E., 2015/302 K. Müştekinin, sanıklar hakkında şikayetçi olup, davaya katılmak istediğini belirtmesine rağmen, davaya katılma hususunda bir karar verilmediği anlaşıldığından, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca müştekinin davaya katılan olarak kabulüne karar verilerek yapılan incelemede; Kasten yaralama suçundan dava açılmış ise de, bu suçun, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsuru kabul edilerek bu suçtan hüküm kurulmadığı belirlenmiştir. Katılan sanık ... hakkında, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hırsızlık suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olup temyiz yasa yoluna başvurulması olanaklı bulunmadığından, katılan sanık vekilinin temyiz isteğinin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un (Ceza Muhakemeleri Usul Kanunu) 317 inci maddesi gereğince REDDİNE, mercide yanılma nedeniyle 5271 sayılı Kanunun 264 üncü maddesi gözetilerek isteminin itiraz olarak kabulüyle gereğinin mahallinde yerine getirilmesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve silahlı tehdit suçlarından kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, ancak Cumhuriyet savcısının temyiz isteğinin süresinden sonra olup reddi gerektiği yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Şereflikoçhisar Cumhuriyet Başsavcılığının 23.01.2014 tarihli iddianamesi ile sanıklar ..., ... ve ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve silahlı tehdit suçlarından cezalandırılmaları istemiyle dava açılmıştır. 2. Şereflikoçhisar Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.03.2015 tarihli kararı ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyet; silahlı tehdit suçundan beraat kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Sanıklar ..., ... ve ...'ın temyiz istekleri, suçun sübutuna, unsurlarının oluşmadığına, haklarında beraat kararları verilmesi gerektiğine, şayet beraat kararı verilmeyecekse etkin pişmanlık ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. 2. Katılan ... vekilinin isteği, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanıklar hakkında üst sınırdan ceza verilmesi; silahlı tehdit suçundan, beraat yerine sanıklar hakkında mahkumiyet kararları verilmesi gerektiğine, hırsızlık suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Dava konusu olay, sanıkların, baraj göletinde, avlanmak için kullandıkları balıkçı ağlarının, katılan tarafından çalınması nedeniyle, evinden aldıkları katılanı, araca bindirip belediye tesisine götürdükten sonra silahla tehdit edip darp ettikleri, balıkçı ağlarının yerini söyledikten sonra katılanı serbest bıraktıkları iddiasına ilişkindir. 2. Sarıyahşi İlçe Devlet Hastanesince düzenlenen 18.12.2012 tarihli adli muayene raporunda, katılanın mevcut yaralanmasının, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif olduğu belirtilmiştir. 3. Sanık ...'nin aracında yapılan aramada av tüfeği ele geçirilmiş, araçtan alınan kan örnekleri üzerinde yapılan moleküler incelemede ise, kan örneklerinin katılan ile uyumlu olduğu tespit edilmiştir. 4. Sanıklar, tevil yollu ikrar içeren savunmalarda bulunmuşlardır. IV. GEREKÇE A. Cumhuriyet savcısının temyiz talebi yönünden Ceza Genel Kurulu'nun 06.11.2007 gün, 2007/3-167 Esas, 2007/222; 10.06.2014 gün ve 2013/12-834 Esas, 2014/321 sayılı kararlarında belirtildiği üzere, 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (6217 sayılı Kanun) uyarınca duruşmalarına katılmadıkları Asliye Ceza Mahkemesinin kararlarına yönelik Cumhuriyet Savcılarının temyiz süresi; 5320 sayılı Kanu'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına göre, tefhimden itibaren bir ay olup, Cumhuriyet savcısının 11.03.2015 günü verilen hükme karşı, yasal süre geçtikten sonra 01.06.2015 tarihli dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu anlaşılmakla, temyiz isteminin süresinde olmadığı anlaşılmıştır. B. Sanıklar ve katılan vekilinin temyiz sebepleri yönünden; 1. Katılan vekilinin hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik yaptığı temyiz talebinin incelenmesinde 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin 12 nci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlar itiraza tabi olup temyiz yasa yoluna başvurulması olanaklı bulunmadığından bu hüküm inceleme dışı bırakılmıştır. 2. Katılan vekilinin, silahlı tehdit suçundan kurulan hükme yönelik yaptığı temyiz talebinin incelenmesinde Olaylar ve olgular bölümünde belirtilen hususlar ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların atılı suçu işlediklerinin sabit olmadığına yönelik Mahkemenin kabulü karşısında; Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, beraat kararlarında hukuka aykırılık görülmemiştir. 3. Katılan vekili ve sanıkların kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme yönelik yaptığı temyiz talebinin incelenmesinde ise; a. Katılanın, sanıklar tarafından araca bindirilerek belediye tesisine götürülüp darp edildiği anlaşıldığından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 110 uncu maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına ilişkin kararda bir isabetsizlik görülmediğinden, sanıkların bu hususa ilişkin temyiz sebepleri reddedilmiştir. b. Kabul ve Uygulamaya göre de; I. Sanıklara ait balıkçı ağlarını çaldığı gerekçesiyle darp edilen katılanın, ağların temyiz dışı ...'ın evinde olduğunu söylemesi üzerine, sanıklar tarafından ağların temyiz dışı sanık ...'ın evinden alındığının sanık beyanları ile dosya kapsamından anlaşılması karşısında, sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeyerek yazılı şekilde hükümler kurulmasında hukuka uygunluk görülmemiştir. II. Katılanın aşamalarda sopa ile darp edildiğini beyan etmesi, adli raporun da bu beyanı doğrulaması karşısında, eylemlerini, fikir ve eylem birliği içerisinde, ele geçirilemeyen ve silahtan sayılan sopa ile gerçekleştiren sanıklar hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi gereğince ceza arttırımı yapılmaması hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR A. Cumhuriyet savcısının temyiz talebi yönünden; Gerekçe bölümünün A numaralı bendinde açıklanan nedenle Şereflikoçhisar Asliye Ceza Mahkemesinin 11.03.2015 tarihli kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanıklar ve katılan vekilinin temyiz sebepleri yönünden; 1. Katılan vekilinin hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik yaptığı temyiz talebi yönünden; Sanık hakkında, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hırsızlık suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin on ikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı ve aynı Kanun'un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; "Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz." şeklinde düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmakla dava dosyasının, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, 2. Katılan vekilinin, silahlı tehdit suçundan kurulan hükme yönelik yaptığı temyiz talebinin incelenmesinde; Gerekçe bölümünde B/2 numaralı bentte açıklanan nedenle, Şereflikoçhisar Asliye Ceza Mahkemesi'nin 11.03.2015 tarihli kararında katılan vekilinin temyiz itirazı ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz itirazının reddiyle hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 3. Katılan vekili ve sanıkların kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlere yönelik yaptığı temyiz talebi yönünden; Gerekçe bölümünde B/3-a ve B/3-b numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle Şereflikoçhisar Asliye Ceza Mahkemesinin 11.03.2015 tarihli kararında, katılan vekili ve sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden, hükümlerin 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.01.2024 tarihinde karar verildi.