4. Hukuk Dairesi 2022/185 E. , 2023/5664 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki sigorta tahkim davası hakkındaki Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetinin 13.10.2021 2021/İHK-34292 sayılı kararının davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili 09.10.2019 tarihinde meydana gelen kazada davalının ZMSS olduğu aracın geri geri park ederken yaya konumunda olan davacıya çarptığını ve davacının yaraland…
**4. Hukuk Dairesi 2022/185 E. , 2023/5664 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki sigorta tahkim davası hakkındaki Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetinin 13.10.2021 2021/İHK-34292 sayılı kararının davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili 09.10.2019 tarihinde meydana gelen kazada davalının ZMSS olduğu aracın geri geri park ederken yaya konumunda olan davacıya çarptığını ve davacının yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla HMK 107. maddesi uyarınca 4.901,00 TL sürekli iş göremezlik, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden işleyecek faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini 123.419,00 TL'ye yükseltmiştir. Davalı vekili davanın reddini savunmuştur. Sigorta Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre davacının, başvurunun kabulü ile, 108.412,00 TL sürekli iş göremezlik ve 15.067,00 TL geçici iş göremezlik olmak üzere toplam 123.479,00 TL tazminatın 08.01.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, sigorta şirketinden alınarak başvuru sahibine verilmesine karar verilmiş, karara davalı vekili tarafından itiraz edilmiştir. Sigorta İtiraz Hakem Heyeti tarafından, itirazın reddine dair verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. 09.10.2019 tarihinde meydana gelen kazada yaya konumunda olan davacının yaralandığı, dosya kapsamıyla sabittir. Olaya ilişkin olarak açılan Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2019/31044 Soruşturma, 2020/656 Karar sayılı dosyasında Savcılık tarafından Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 253 üncü maddesi kapsamında, uzlaştırma faaliyetlerinde bulunulduğu, şüpheli Mustafa Talmaç'ın kazada yaralanan davacıya 18.000,00 TL ödemesi durumunda davacının şikayetinden vazgeçebileceği konusunda tarafların uzlaştıklarına dair 02.01.2020 tarihli uzlaştırma raporu düzenlendiği, davacının uzlaştırma teklifini kabul etmek suretiyle raporun altını imzaladığı, Cumhuriyet Başsavcılığınca da uzlaşma nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği görülmüştür. 5271 sayılı CMK'nın 253/17. bendinde; "Cumhuriyet savcısı, uzlaşmanın, tarafların özgür iradelerine dayandığını ve edimin hukuka uygun olduğunu belirlerse raporu veya belgeyi mühür ve imza altına alarak soruşturma dosyasında muhafaza eder. "CMK'nın 253/19. bendine göre ise "... Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır. Şüphelinin, edimini yerine getirmemesi halinde uzlaşma raporu veya belgesi, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 38. maddesinde yazılı ilam mahiyetini haiz belgelerden sayılır." hükmü yer almakta olup, anılan Kanun maddesinin 253/19. bendine göre uzlaşmanın sağlanması halinde soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz, açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır. Bu yasal düzenleme ışığında da uzlaşma raporu düzenlenmekle davacının tazminat davası açma hakkı bulunmamaktadır. Uzlaşma raporu da ilam mahiyetinde olacağından aksinin aynı kuvvetteki belge ile ispatlanması gerekir. Tüm bu nedenlerle uzlaşma raporu ilam mahiyetinde olduğundan ve uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamayacağından açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. 2-Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, karar verilmesi gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararının BOZULMASINA; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 26.04.2023 gününde oybirliğiyle karar verildi.