5. Hukuk Dairesi 2015/13986 E. , 2015/21052 K. "" MAHKEMESİ : Silvan Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 15/03/2013 NUMARASI : 2012/221-2013/135 Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davacılar vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş ise de; duruşma isteminin reddi ile incelemenin evrak üzerinden yapılmasına k…
**5. Hukuk Dairesi 2015/13986 E. , 2015/21052 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Silvan Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 15/03/2013 NUMARASI : 2012/221-2013/135 Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davacılar vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş ise de; duruşma isteminin reddi ile incelemenin evrak üzerinden yapılmasına karar verilerek, belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmazın bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, geçerli bir kamulaştırma işlemi bulunduğundan bahisle davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 25. maddesi uyarınca hakların kullanılması ve borçların yerine getirilmesi bakımından kamulaştırma işlemi, mal sahibi açısından, usulüne uygun yapılan tebligatla başlar. Kendisine usulüne uygun kamulaştırma tebligatı yapılmamış kişi açısından kamulaştırma işlemi başlamayacağından bu kişiye ait taşınmazın Kamulaştırma Kanununun 17. maddesine istinaden daha önce tescil kararı verilmesi de dava açılmasına engel teşkil etmez. 13.03.2015 gün ve 29294 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan Anayasa Mahkemesinin 13.11.2014 gün ve 2013/95-2014/176 sayılı kararının 14.09.2015 günü yürürlüğe girmesi ile; 6487 sayılı Yasanın 22. maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa eklenen geçici 7. maddesinin iptal edildiği anlaşılmakla bu maddenin uygulanması da mümkün değildir. Bu itibarla; 1) Dosya kapsamındaki, tapulama tutanağı, kamulaştırma evrakı, noter tebliğ mazbataları ile tüm bilgi ve belgelere göre; dava konusu taşınmazın 26.07.1968 tarihinde adına kadastroca tespit edildiği, Silvan Asliye Hukuk Mahkemesinin 06.04.1972 tarihli 1972/53 Esas 1972/ 43 sayılı karar fotokopisine göre taşınmazın davalı idare adına tesciline, karar verildiği, karara ilişkin dosyanın zayi olduğundan temin edilemediği, taşınmazın tapuda halen davacılar adına kayıtlı olduğu, kamulaştırma evrakının tebliğine ilişkin olarak dosya arasına celbedilen tebliğ mazbatalarında tebligatın, 28.03.1978 tarihinde ve ı' nın "zatına" yapıldığı belirtilmiş ise de her iki tebligat üzerindeki imzaların açıkça aynı imza olduğunun anlaşıldığı, ancak imzanın hangi şahsa ait olduğunun anlaşılamadığı gibi, davacı vekilinin dosyaya, imza yönünden delil olmak üzere sunduğu, başka amaçla düzenlenen tapu senedinden 'un kök 12 parsel sayılı taşınmazdaki hissesini 1977 tarihinde sattığı ve bu sırada kaşe ve parmak izi kullandığı görülmüştür. Taşınmaz maliklerine kamulaştırma bedelinin ödendiğine dair bir bilgi ve belgeye dosyada rastlanmamıştır. Dava konusu taşınmazın, diğer maliki olan ' a ilişkin kamulaştırma evrakının ise oğlu imzasına tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece;