14. Hukuk Dairesi 2016/1472 E. , 2016/3665 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 04.04.2011 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 05.03.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ...... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gere…
**14. Hukuk Dairesi 2016/1472 E. , 2016/3665 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 04.04.2011 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 05.03.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ...... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, TMK'nın 747. maddesi gereğince geçit hakkı kurulması isteğine ilişkindir. Davalılar, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne 106 ada 21 parsel sayılı taşınmaz lehine 106 ada 22 parsel sayılı taşınmazdan geçit hakkı tesis edilmesine karar verilmiştir. Hükmü, davalı ... vekili temyiz etmiştir. HMK'nın "Hüküm, hükmün verilmesi ve tefhimi" başlıklı 294. maddesinde açıklandığı üzere mahkeme, usule veya esasa ilişkin bir nihai kararla davayı sona erdirir. Yargılama sonunda uyuşmazlığın esası hakkında verilen nihai karar, hükümdür. Hüküm, yargılamanın sona erdiği duruşmada verilir ve tefhim olunur. Aynı yasanın "Hükmün kapsamı" başlıklı 297. maddesi gereğince hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. "Hükmün yazılması" başlıklı 298. maddesi gereğince de gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. 10.4.1992 tarihli ve 1991/7-1992/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararında kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili bulunmasının bozma nedeni oluşturacağı, bozmadan sonra mahkemenin önceki kısa kararla bağlı olmaksızın çelişkiyi kaldırmak kaydı ile vicdani kanaatine göre karar verebileceği öngörülmüştür. Somut olayda, kısa kararda dava konusu 106 ada 21 parsel sayılı taşınmaz lehine 106 ada 22 parsel sayılı taşınmaz aleyhine geçit kurulmasına karar verldikten sonra parselin geçit hakkı bedeli olarak inşaat bilirkişinin 14.02.2014 tarihli raporu ile arsa bedeli 2.740,00 TL, beton perde bedeli 2.000,00-TL, merdiven yıkım yapım bedeli 3.000.00 TL ve ziraat bilirkişi beyanı 310,00-TL olmak üzere toplam 8.050,00-TL nin geçit hakkı bedeli olarak tespiti ile, bu bedelin karar kesinleştiğinde davalı ...’e ödenmesine, bu karar kesinleşinceye dek tarafların ekonomik yönden mağdur olmamaları için Hukuk Mahkemesi Yazı İşleri Veznesine yatırılan geçit bedelinin 3 er aylık vadeli olmak üzere davalı ... adına bankaya yatırılmasına, ancak hesap üzerine karar kesinleşene dek alınamayacağına dair şerh yazısı konmasına, fazladan yatırılan geçit hakkı bedelinin karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, karar verilmiştir.