Başvuru; yargı makamlarının ödenmesi gereken tazminat miktarını belirtmemeleri, kesinleşen mahkeme kararıyla hüküm altına alınan sosyal denge tazminatının davalı idare tarafından ödenmemesi ve yargılamanın makul sürede tamamlanmaması nedeniyle hakkaniyete uygun yargılanma, makul sürede yargılanma ve mülkiyet haklarının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; yargı makamlarının ödenmesi gereken tazminat miktarını belirtmemeleri, kesinleşen mahkeme kararıyla hüküm altına alınan sosyal denge tazminatının davalı idare tarafından ödenmemesi ve yargılamanın makul sürede tamamlanmaması nedeniyle hakkaniyete uygun yargılanma, makul sürede yargılanma ve mülkiyet haklarının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Alaşehir Belediyesi (Belediye) personeli olarak görev yapmakta iken emekli olan başvurucu, Belediye ile Türkiye Yerel Yönetim Hizmetleri Kolu Kamu Görevlileri Sendikası (Sendika) arasında imzalanan 1/4/2014-31/3/2016 dönemine ait sosyal denge tazminatı sözleşmesinden yararlandırılarak 15/4/2014-15/10/2015 tarihleri arası döneme ait sosyal denge tazminatının ödenmesi istemiyle 19/10/2015 tarihinde Belediyeye başvuruda bulunmuştur. İdare cevap vermemek suretiyle başvuruyu zımnen reddetmiştir. Başvurucu 28/1/2016 tarihinde Manisa İdare Mahkemesinde, Belediye işleminin iptali ve 15/4/2014 ile 15/10/2015 tarihleri arasında ödenmeyen sosyal denge tazminatının ödenmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkeme 28/2/2019 tarihinde davanın kabulü ile davanın 29/9/2015 tarihinden sonraki ilk uygulamanın yapıldığı tarihten önceki döneme ait sosyal denge tazminatı ödenmesi talebi yönünden kabulüyle, 15/4/2014-15/10/2015 tarihleri arasındaki döneme ilişkin sosyal denge tazminatının idareye başvuru tarihi olan 19/10/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte başvurucuya ödenmesine karar vermiştir. Belediye, karara karşı istinaf yoluna başvurmuştur. İzmir Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi (Bölge İdare Mahkemesi) istinaf başvurusuna konu kararın hukuka uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektirecek yasal bir sebebin bulunmadığı tespitiyle 27/6/2019 tarihinde istinaf başvurusunun reddine kesin olarak karar vermiştir. Başvurucu, kararın kesinleşmesi üzerine 1/8/2019 tarihinde Belediyeye müracaat etmiş ve yargı kararına istinaden hükmedilen tazminat miktarlarının hesaplanarak kendisine ödenmesini talep etmiştir. İdare cevap vermemek suretiyle başvuruyu zımnen reddetmiştir. Başvurucu müracaatının bu şekilde cevap verilmemek suretiyle reddedilmesi üzerine bu defa 13/9/2019 tarihinde Manisa İdare Mahkemesinde tam yargı davası açmıştır. Mahkeme; davanın tarafları, dava sebepleri ve konusu ile daha evvel başvurucunun Manisa İdare Mahkemesinde açtığı 2019/75 sayılı dosyanın taraflarının, dava sebeplerinin, konusunun aynı olması ve kesinleşen mezkûr kararın kabule ilişkin hüküm fıkrası ile bu davaya ilişkin dava dilekçesindeki talep bölümünün aynı olduğu gerekçesiyle davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar vermiştir. Başvurucu, bu karara karşı da istinaf yoluna başvurmuştur. Bölge İdare Mahkemesi 12/12/2019 tarihli kararı ile istinaf başvurusunu kesin olarak reddetmiştir. Başvurucu 30/1/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. UYAP üzerinden ulaşılan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, Anayasa Mahkemesi nezdinde bireysel başvuruda bulunulduktan sonra Belediye tarafından 7/10/2022 tarihinde başvurucuya 021,31 TL ödeme yapıldığı anlaşılmıştır. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.