8. Hukuk Dairesi 2014/14147 E. , 2014/19122 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu iptali Hazine ile ... ve ... aralarındaki tapu iptali davasının kabulüne dair Yalova 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 20.02.2014 gün ve 284/74 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilamı…
**8. Hukuk Dairesi 2014/14147 E. , 2014/19122 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu iptali Hazine ile ... ve ... aralarındaki tapu iptali davasının kabulüne dair Yalova 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 20.02.2014 gün ve 284/74 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilamında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu Dairesinde hüküm tesis edildiğine göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile Usul, Kanun ve bozma gereklerine uygun bulunan hükmün ONANMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 3402 sayılı Kanunun 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına, 24.10.2014 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Davacı Maliye Hazine'si tarafından açılan dava ile, dava konusu ...Köyü, 2 parsel sayılı 32750 m2'lik taşınmazın 1223,64 m2'lik bölümünün 3621 sayılı Kıyı Kanunu kapsamında kalan Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden kamu malı niteliğinde olduğu ve kişilerin mülkiyetinde kalamayacağını ileri sürerek; bu bölümün davalılar adına mevcut tapu kaydının iptaliyle kıyı olarak tapu sicilinden terkinine karar verilmesini istemiştir. Yerel Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme sonucu 03.03.2010 tarihli kararla (Mahkemenin 1. kararı); davanın 3402 sayılı Kanun'un 12/3. maddesindeki on yıllık hak düşürücü sürenin geçirilmesi nedeniyle reddine karar verilmiş; hükmün davacı Maliye Hazine'si tarafından temyiz edilmiştir. O tarihte bu nitelikteki davalarla ilgili mahkeme kararlarının temyiz incelemesini yapmakla görevli olan Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, temyiz edilen hükmü 28.06.2010 tarihli bozma ilamıyla (Yargıtay’ın 1. bozma ilamı) “…davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak davanın açılması sırasında davacı Maliye Hazine'si dava açmada haklı olduğundan,davalının yapılan tüm yargılama gideri ve avukatlık ücretinden sorumlu olacağı gözetilmeden karar verilmesinin isabetli olmadığı…” gerekçesiyle bozmuş; yerel mahkemece bu bozma ilamına uyularak 02.03.2011 tarihli kararla davanın reddine yaptığı yargılama giderlerinin davacı Hazine üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir. (Mahkemenin 2. kararı). Bu 2. kararın temyizi üzerine Y. 1. HD. tarafından 06.10.2011 tarihli bozma ilamıyla (Yargıtay’ın 2. bozma ilamı) “…3402 sayılı Kanun'un 12/3. maddesindeki on yıllık hak düşürücü sürenin Maliye Hazine'si tarafından açılan davalarda da uygulanacağına ilişkin hükmün Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiği, iptal kararının 23.07.2011 tarihli RG'de yayınlanarak yürürlüğe girdiği, derdest davalarda bu durumun gözetilmesi gerektiği, bu sebeple davanın esasının incelenerek bir karar verilmesi gerektiği…” gerekçesiyle tekrar bozulmuştur. Yerel mahkemece bu bozma ilamına da uyulması soncu bu kez mahkemenin 04.04.2012 tarihli kararıyla (Mahkemenin 3. kararı) taşınmazın 1223,64 m2'lik bölümü hakkında tapu iptali/kıyı olarak sicilden terkini kararı verilmiş; hükmü bu kez davalı temyiz etmiştir. Şimdi Dairemizce temyiz incelemesi yapılan karar, işte yerel Mahkemenin belirtilen 04.04.2010 tarihli son ve 3. kararıdır. 17.04.2013 tarihinde kabul edilip 30.04.2013 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 6460 sayılı Kanunla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HUMK)'nun 429/3. fıkrasından sonra gelmek ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 373. maddesine 6. fıkrası olarak eklenmek üzere yerel mahkeme kararların temyizinde değişikliğe gidilmiştir. Bu değişikliğe göre; “davanın esastan reddi veya kabulünü içeren bozmaya uyularak tesis olunan kararın, önceki bozmayı ortadan kaldıracak şekilde yeniden bozulması üzerine alt mahkemece verilen kararın temyiz incelemesi her halde Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nca yapılır” hükmü getirilmiştir. Medeni usul kanunlarıyla ilgili hükümler niteliği gereği “derhal yürürlük ilkesi”ne tabidir. Bu bakımdan temyiz incelemesi sırasında yürürlükte olan yukarda anılan temyizle ilgili 6460 sayılı kanunla getirilen usul kanunu değişikliğinin göz önüne alınması gerekir. Yerel Mahkeme hükmü yukarda sözü edilen Y.1 HD.nin 06.10.2011 tarihli bozma ilamıyla (Yargıtay’ın 2. bozma ilamı) “bir önceki yine aynı Dairenin tarafından 28.06.2010 tarihli bozma ilamıyla (Yargıtay’ın 1. bozma ilamı) “önceki bozmayı ortadan kaldıracak şekilde yeniden bozulduğundan; yerel Mahkemece verilen son 13.02.2013 tarihli kararının temyiz incelemesini yapma görevi Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'na aittir. Açıkladığım nedenlerle Dairemiz'in bu aşamada temyiz incelemesi yapma görevi kanun gereği bulunmamaktadır. O halde, temyiz incelemesinin yapılması için “gönderme kararı” ile dosyanın Yüksek Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'na gönderilmesi gerektiğini düşünüyor; çoğunluğun temyiz incelemesi yapmasına usul yönünden katılmıyorum. 24.10.2014