1. Hukuk Dairesi 2010/5927 E. , 2010/9631 K. "" MAHKEMESİ : BANDIRMA 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ, TARİHİ : 22/10/2009 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, davalı belediye adına tapuda kayıtlı 528 ada 2, 3 ve 4 parsel sayılı taşınmazların bir bölümünün kıyı-kenar çizgisi içerisinde kaldığını ileri sürüp, kıyı kapsamındaki kısımlarının tapu kaydının iptali ile bu bölümlerin tescil harici bırakılmasını istemiştir. Davalı, dava konusu taşınmazların imar uygulamasına tabi tutul…
**1. Hukuk Dairesi 2010/5927 E. , 2010/9631 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : BANDIRMA 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ, TARİHİ : 22/10/2009 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, davalı belediye adına tapuda kayıtlı 528 ada 2, 3 ve 4 parsel sayılı taşınmazların bir bölümünün kıyı-kenar çizgisi içerisinde kaldığını ileri sürüp, kıyı kapsamındaki kısımlarının tapu kaydının iptali ile bu bölümlerin tescil harici bırakılmasını istemiştir. Davalı, dava konusu taşınmazların imar uygulamasına tabi tutulacaklarını ve imar planında yeşil alanında olduklarından terkin edileceklerini belirtip, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, çekişmel taşınmazların kısmen kıyı kenar çizgisi içinde kaldıklarının keşfen saptandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, 3621 Sayılı Yasadan kaynaklanan tapu iptali ve terkin isteğine ilişkindir. Mahkemece, çekişmeli taşınmazların kıyı kenar çizgisi içerisinde kalan bölümleri yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmü, davalı, kabul kapsamına giren bölüm yönünden temyiz etmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu taşınmazların 20.01.1971 tarihinde kadastro tespitlerinin yapıldığı ve bu tespitlere karşı açılan ve Kadastro Mahkemesinde görülen davalar sonucunda 11.12.1974 ve 19.7.1979 tarihlerinde hükmen tescil edildikleri, anılan davalarda hazinenin taraf olmadığı, eldeki davanın ise 08.01.2008 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. Her nekadar, çekişmeli taşınmazların kıyı-kenar çizgisi içinde kalan bölümlerinin devletin hüküm ve tasarrufu altında ve kamu malı niteliğinde özel mülkiyete konu olamayacak (Anayasanın 43, 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 16/C maddesi gereğince) yerlerden olduğu keşfen saptanmış ise de; 25.2.2009 tarihinde kabul edilip, 14.3.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5841 Sayılı Yasanın 2. maddesi ile 3402 Sayılı Yasanın 12. maddesinin 3. fıkrasına eklenen "bu hüküm iddia ve taşınmazın niteliğine yahut Devlet ve diğer kamu tüzel kişileri dahil tarafların sıfatına bakılmasızın uygulanır" ve 3. maddesi ile eklenen geçici 10. maddesinin " bu kanunun 12. maddesinin 3. fırkası hükmü devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu iddiası ile yürürlük tarihinden önce açılmış ve henüz kesin hükme bağlanmamış olan davalarda dahi uygulanır" şeklindeki hükmü gözetildiğinde kadastro tespiti sonrası sicil kayıtlarının hükmen oluştuğu tarih olan 11.12.1974 ve 19.7.1979 tarihleri ile davanın açıldığı tarih arasında 3402 Sayılı Yasanın 12.maddesinde sözü edilen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu sabittir.