T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2026/229 Esas KARAR NO: 2026/516 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 01/03/2023 (Ara Karar) NUMARASI: 2022/275 Esas DAVANIN KONUSU: Marka (Manevi Tazminat İstemli)|Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)|Marka (Maddi Tazminat İstemli) KARAR TARİHİ: 30/03/2026 İstinaf incelemesi için dairemiz…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2026/229 Esas KARAR NO: 2026/516 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 01/03/2023 (Ara Karar) NUMARASI: 2022/275 Esas DAVANIN KONUSU: Marka (Manevi Tazminat İstemli)|Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)|Marka (Maddi Tazminat İstemli) KARAR TARİHİ: 30/03/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İHTİYATİ TEDBİR TALEBİ: Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; ... numarası ile 03/05/35 hizmet sınıflarında 23/08/2004 tarihinden itibaren kozmetik alanında faaliyet gösteren müvekkil şirket adına tescilli olduğunu, "..." ibraresinin Türkçe bir terim olmyıp Fransızca .... anlamına geldiğini, davalı şirketin yurt dışı menşeli, ABD'de kurulu bir aile şirketi olduğunu, Türkiye pazarında, ... ünvanlı ..... tarihinde kurulan şirket aracılığı ile faaliyet gösterdiğini, her iki şirketin aynı menfaate hizmet ettiğini, davalıların müvekkili şirketle aynı sektörde faaliyet gösterdiğini, davalıların kötü niyetli olduğunu, davalı ABD menşeli... adına, 2015-2017 tarih aralığında toplam 9 adet marka tescili yapıldığını, bu markaların müvekkilinin tescilli markaları ile aynı olduğunu, davalıların marka kullanımlarının müvekkilinin marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, davaya konu ... veya ... + türevleri şeklindeki ürünlerin, gerek davalı ...... Şti'nin adresinde, gerekse 3. kişilerin adresinde yer alan üretim, dağıtım, tanıtım, satış, reklam ve pazarlama, ithali, ihracı, internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde kullanılması ve sair ticari faaliyetlerinin durdurulmasına ve piyasaya sürülmesinin engellenmesine; ... ..., ..... Şirketi yönünden ithalat işlemlerinin durdurularak satılan ürünlerin geri çağrılmasına, ayrıca söz konusu ürünlerin yada ürünlerin üretimine yarayan her türlü makina, araç, alet ve edevat, kalıp, ambalaj, etiket, kutu, iş evrakı, katalog, afiş, reklam broşürü ve sair her türlü tanılım, reklam ve promosyon araçlarına el konulması, yönünde taktiren teminatsız olarak ihtiyati tedbir karar verilmesini talep etmiştir. İHTİYATİ TEDBİR KARARI: İlk derece mahkemesince 01/03/2023 tarihli ara karar ile; taraflara ait marka tescil kayıtları, alınan bilirkişi raporundaki tespitler ve tüm dosya kapsamı ile, davacının ... tescil numaralı "..." markasının 03, 05 ve 35. sınıfta davalı ... ..... şirketi adına 03 ve 05. sınıflarda tescilli "..." esas unsurlu ..., .... ....ve .. tescil numaralı markalarından daha önce tescil edildiği, davalının marka tescil kayıtlarının devam ettiği, davalı ...'nin internet sitesinde ve satışını yaptığı ürünleri üzerinde bu tescilli markaları kullandığı, davalı ... ... Şti'nin ../03/2016 tarihinde ticaret sicile tescil edildiği ve bu tarihten itibaren ticari faaliyetine devam ettiği, davalının marka kullanımlarının tescilli markalara, ticaret unvanı kullanımının ise tescilli ticaret unvanına dayandığı, diğer davalı ... ...,.. şirketinin marka kullanımının bu aşamada tespit edilemediği, davalı bu kullanımlarının haklı olup olmadığının yargılamayı gerektirdiği, ancak davalı ...'nin bu markaları kullanmaya devam etmesinin davacının zararına neden olabileceği, her iki tarafın da menfaatlerinin gözetilmesi gerektiğinden, davalının SMK'nun 151/2-c maddesi uyarınca davacının uğraması muhtemel zararlarının teminatı olarak 100.000,00 TL teminat yatırmasının hakkaniyete uygun olacağı gerekçesiyle, ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulüne, kısmen reddine; davalı .... Şti tarafından SMK nun 159/2-c maddesi gereğince aleyhine tedbir istenen tarafından 100.000-TL nakdi yada gayri nakdi teminatın ya da gayri nakdi teminatın ya da kesin süresiz banka teminat mektubunu kararından tebliğinden itibaren bir haftalık kesin süre içinde depo edilmesine, aksi takdirde "..." markasını kullanmasının önlenmesine dair daha ağır bir ihtiyati tedbir kararı verilebileceğinin ihtarına, davalı ... ... ... hakkındaki ihtiyati tedbir talebinin bu aşamada reddine karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ile davalının markasının müvekkili şirket markası ile iltibas yarattığı ve müvekkil şirketin marka hakkının ihlal edildiği açıkça tespit edildiğini, müvekkili şirketin hukuken korunan marka hakkını ihlal eden ve iltibas oluşturan, aynı zamanda marka hakkına tecavüzü halen devam etmekte olan davalı ... ... Şti'nin sermayesinin 25.010.000-TL' olduğunu, davalıların tek bir ürünü 1.500-TL -2.700-TL değişim gösterdiğini, ... ....şirketinin ... ... Şti'nin yüzde yüz hissedarı olduğunu, dolayısıyla tüm ithalat işlemleri birlikte yürütüldüğünü, bu kapsamda tecavüz devam ederken müvekkili şirketin iltibastan kaynaklanan zararının artarak devam edeceğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i, ref'i ile ticaret unvan terkini taleplerine ilişkindir. Dairemiz önüne gelen somut uyuşmazlık ise ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulüne, kısmen reddine dair 01/03/2023 tarihli ara karara ilişkindir. Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, ilk derece mahkemesince tarafların menfaat dengesi gözetilerek, SMK'nun 151/2-c maddesi uyarınca ters tedbire karar verilmesinin yerinde olduğu, ara karar tarihi itibariyle teminat tutarında bir isabetsizlik bulunmadığı, yargılama sırasında değişen delil durumuna göre tedbirin değiştirilmesinin istenebileceği anlaşılmakla, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.30/03/2026