Başvuru, karar sonucunu değiştirebilecek nitelikteki esaslı iddiaların karşılanmaması nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, karar sonucunu değiştirebilecek nitelikteki esaslı iddiaların karşılanmaması nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvurucu, öğretmen olarak görev yapmakta iken 1/9/2016 tarihli ve 29818 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 672 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kamu görevinden çıkarılmıştır. Samsun Cumhuriyet Başsavcılığının 14/3/2017 tarihli iddianamesi ile aralarında başvurucunun da olduğu bir kısım şüpheli hakkında Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) üyesi olma ve terörizmin önlenmesi hakkındaki kanuna muhalefet suçlarından kamu davası açılmıştır. Samsun Ağır Ceza Mahkemesinde (Mahkeme) görülen yargılama on üç celsede tamamlanmıştır. Duruşmanın 19/6/2017 tarihli üçüncü celsesinde Banka Asyaya müzekkere yazılarak başvurucunun hesap hareketlerinin Mahkemeye bildirilmesine karar verilmiştir. Dosyaya gelen müzekkere cevabı üzerine Mahkeme, başvurucunun Bank Asyadaki hesap hareketlerinin incelenmesi için bilirkişiden rapor alınmasına karar vermiş, muhasebeci bilirkişi A.A.nın hazırladığı 17/10/2017 tarihli rapor celse arasında Mahkemeye sunulmuştur. Banka hesap hareketliliğine ilişkin bilirkişi raporunda özetle başvurucunun 18/2/2014 tarihinde katılım hesabı açtığı, bu hesabına başka bir bankada bulunan mevduatını havale ettiği ve 28/9/2016 tarihine kadar hesabını kullandığı belirtilmiştir. Başvurucu, bilirkişi raporuna karşı yaptığı savunmada özetle 2014 yılında Bank Asyada hesap açtırdığını, faizsiz finans kuruluşu olması sebebiyle bu Bankayı tercih ettiğini, örgüt liderinin talimatıyla para yatırmadığını ileri sürmüştür. Yargılama sonucunda başvurucunun FETÖ/PDY içindeki hiyerarşik yapıya dâhil olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçunu işlediği sonucuna varılarak mahkûmiyetine karar verilmiştir. Gerekçeli kararda mahkûmiyete temel olarak başvurucunun FETÖ/PDY'ye müzahir Aktif Eğitimciler Sendikasına (AKTİF EĞİTİM-SEN) üye olmasına, yine örgüte müzahir Kimse Yok Mu isimli dernekle iletişim kaydı tespitine ve Bank Asya verilerine dayanılmıştır. Mahkeme kararın gerekçesinde başvurucunun daha önceki tarihlerde Bank Asyada hesabı olmadığı hâlde örgütün talimatı sonrasında bu Bankada hesap açtırdığı hususuna yer vermiştir. Gerekçeli kararın ilgili kısmı şöyledir:"Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde sanık Selim Cayvarlı’nın örgüte müzahir Aktif Sen isimli sendikaya üyeliğinin bulunduğu, yine örgüte müzahir Kimse Yok mu isimli dernekle iletişim kaydının bulunduğu, örgüt liderinin Asya Katılım bankasının kötü gidişini durdurabilmek için para yatırılması konusunda 21-25 Aralık 2013 tarihinde talimat verdiği ve 15/01/2014 tarihinden itibaren bu talimatın basında yer almaya başladığı, sanığın hesap hareketleri incelendiğinde örgüt elebaşının talimatı üzerine örgüt üyelerinin bu bankaya katılım hesabı açarak para yatırdığı dönemde daha önce hesabı bulunmadığı halde 18/02/2014 tarihinde hesap açtırdığı ve aynı tarihte Ziraat Bankası’nda bulunan hesabından Asya Katılım Bankası’nda açmış olduğu hesabına 000,00 TL EFT yaptığı vebu miktarda da katılım hesabı açtırdığı, sanığın bu şekilde gerçekleşen eylemininörgütüyesi olmadığı halde örgütün bağlılarına bu şekilde destek olup yardımda bulunduğu anlaşıldığından sanık Selim Cayvarlı’nın eylemlerinin 5237 sayılı TCK.nun 220/7 maddesi anlamında örgüt üyesi olmamakla birlikte örgütün amaç ve stratejisini gerçekleştirmeyeyardım etmek mahiyetinde olduğu düşünülmüştür." Başvurucu hakkındaki hüküm, istinaf ve temyiz kanun yollarından geçerek kesinleşmiştir. Başvurucu, nihai karardan sonra süresinde bireysel başvuruda bulunmuştur. 2021/29653 numaralı bireysel başvuru dosyası kişi ve konu yönünden hukuki irtibat bulunması nedeniyle 2018/27436 numaralı bireysel başvuru dosyası ile birleştirilmiş, 2021/29653 numaralı bireysel başvuru dosyası kapatılmış ve inceleme 2018/27436 numaralı bireysel başvuru dosyası üzerinden yürütülmüştür. Komisyon; adli yardım talebinin kabulüne ve gerekçeli karar hakkı, kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı, suçta ve cezada kanunilik ilkesi ile örgütlenme özgürlüğü dışındaki iddiaların kabul edilemez olduğuna, anılan şikâyetlerin kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir.