10. Hukuk Dairesi 2012/22790 E. , 2013/14118 K. ....... Dava, davalılardan işverene ait işyerinde geçen sigortalı çalışma sürelerinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davacı, işveren olara…
**10. Hukuk Dairesi 2012/22790 E. , 2013/14118 K.** **"İçtihat Metni"** ....... Dava, davalılardan işverene ait işyerinde geçen sigortalı çalışma sürelerinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davacı, işveren olarak ...’na yönelttiği husumet ile sigortalılık süresinin tespitini istemiştir. Dosya kapsamından, davacının bekçilik yaparak çalıştığını iddia ettiği sulama kanalının ......ile birlikte toplam 4 köy tarafından kullanıldığı anlaşılmaktadır. Husumet konusu, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 116. maddesi (HUMK md.187) maddesinde yer alan ilk itirazlardan olmadığından davanın her aşamasında ileri sürülebilir. Taraflarca ileri sürülmese dahi gerek mahkemece, gerekse Yargıtay’ca tarafların bu yönde bir savunmasının olup olmadığına bakılmaksızın kendiliğinden göz önünde tutulur. Öte yandan, taraf ehliyeti, davada taraf olabilme yeteneğidir. Taraf ehliyeti, Medeni Hukuktaki medeni haklardan istifade (hak) ehliyetinin Medeni Usul hukukunda büründüğü şekildir. Kimlerin taraf ehliyetine sahip bulunduğu Medeni Kanuna göre belirlenir (HMK md. 50 -HUMK m.38-, TMK m.8 ve m.48). Buna göre, medeni haklardan istifade (hak) ehliyeti bulunan her gerçek (TMK m.8) ve tüzel (TMK m.48) kişi, davada taraf olabilme ehliyetine de sahiptir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 12.12.2007 tarih ve 2007/5-972 Esas, 2007/972 Karar sayılı ilamı) Bu yönde, işveren olarak husumet yöneltilen ...... ./.. -2- Başkanlığı’nın tüzel kişiliğinin bulunup bulunmadığı hususu ile işverenliğin kime ait olduğu araştırılmalı; husumet yöneltilen heyetin tüzel kişiliğinin bulunmadığının ve ayrı ayrı köylere ilişkin sulama kanalının birlikte işletilmesi şeklinde bulunduğunun anlaşılması durumunda çalışmaların geçtiği işyerinin işverenliğinin kime ait olduğu belirlenip, gerektiğinde heyeti oluşturan köylerin tamamına dava dilekçesi tebliğ edilerek, taraf teşkili sağlanıp, sunacakları deliller değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu yönler araştırılmadan, işin esasına girilerek karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz harcının istem halinde davacıya iadesine, 21.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi. .......