5. Hukuk Dairesi 2025/9202 E. , 2026/4889 K. "" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/394 Esas, 2025/904 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 11. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/181 Esas, 2023/550 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince davanın davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... yönü…
5. Hukuk Dairesi 2025/9202 E. , 2026/4889 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/394 Esas, 2025/904 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 11. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/181 Esas, 2023/550 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince davanın davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... yönünden kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Bursa ili, ..., ... Mahallesi 34 66... parsel (yeni 80 12... ) parsel sayılı taşınmaza 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında eğitim alanı olarak ayrılmak suretiyle el atıldığını belirterek taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; imar planında eğitim alanı olarak ayrılan yerlerin kamulaştırma işlemlerinden imar planını yapmaya ve uygulamaya yetkili olan Belediye veya Valiliğin (İl Özel İdaresinin) sorumlu olduğunu, husumetin ilgili belediyeye yöneltilerek müvekkili idare yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesini, müvekkili tarafından taşınmaza fiilen el atılmadığını ileri sürmüştür. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; belediyelerinin dava konusu taşınmaza herhangi bir müdahalesinin bulunmadığını, söz konusu taşınmaza eylemci olarak el atmayan davalı idareleri açısından husumet yönünden davanın reddini talep ettiklerini, söz konusu bölgede yeniden 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18 inci maddesi uyarınca imar uygulaması yapıldığını, söz konusu imar uygulaması onayından sonra dava konusu parsel maliklerinin, yapılanma koşullu Özel Eğitim Tesisi Alanında yapılaşma yapabileceklerini, dava konusu taşınmazın imar planında özel eğitim tesisi alanında kalıyor olması ve maliklerince tasarruf edilebilecek olması dolayısıyla her ne kadar hukuki el atma olgusundan bahsedilemez ise de aksi kanaatte varması halinde dava konusu taşınmazın kamulaştırma yetki ve sorumluluğunun müvekkili Belediyeye ait olmadığını davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... yönünden kabulü ile el atma tazminatının davalı idareden tahsil edilerek davacıya ödenmesine, davalı ... aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın özel eğitim alanında kaldığını, bu alan üzerine yapılacak olan okul vb. yapıların şahıslar tarafından yapıldığını, müvekkili idarenin sorumluluğunun bulunmadığını, sorumluluğun belediyelerde olduğunu, belirlenen m² birim bedelinin fahiş olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve buna göre tespit edilen tazminat bedelinde bir isabetsizlik görülmediği, Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin yerleşik uygulamaları gereği maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekiyor ise de hüküm davalı tarafça vekâlet ücreti yönünden istinaf edilmediğinden bu hata eleştirilmekle yetinildiği gerekçesiyle davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Eğiitm Bakanlığı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş, maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasında kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır. 2. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davalı idare vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir 3. Dava konusu taşınmazın imar uygulaması ile 80 12... parsel numarasını almış olduğu anlaşılmakla, yeni ada ve parsel numarası üzerinden hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gerektiğinden hükmün bozulması gerekir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ve kamu düzeni gereğince yapılan incelemede; temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkeme kararının hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinde yer alan “parsel” kelimesinden sonra gelmek üzere parantez içerisinde “yeni 80 12... parsel” ibaresinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.