1. Ceza Dairesi 2022/7784 E. , 2024/1122 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Rt, temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması Suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde; suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin süresi içerisinde temyiz istemleri sonrasında, suça sürüklenen çocuğun 18 yaşını ikmal ettikten sonra cezaevi kanalı ile gönderdiği 19.09.2023 ve sonraki tarihli dilekçeleriyle temyizden vazgeçtiği anlaşılmıştır. Sanıklar .…
**1. Ceza Dairesi 2022/7784 E. , 2024/1122 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Rt, temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması Suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde; suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin süresi içerisinde temyiz istemleri sonrasında, suça sürüklenen çocuğun 18 yaşını ikmal ettikten sonra cezaevi kanalı ile gönderdiği 19.09.2023 ve sonraki tarihli dilekçeleriyle temyizden vazgeçtiği anlaşılmıştır. Sanıklar ... ve ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanıklar ... ve ... hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.08.2021 tarihli ve 2020/417 Esas, 2021/314 Karar sayılı kararı ile sanıklar ... ve ... hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı müebbet hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. 2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 02.03.2022 tarihli ve 2021/3306 Esas, 2022/631 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere ilişkin sanık ... müdafii, sanık ... ve müdafiinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, sanıklar ... ve ... hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 18 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri, usule, eksik inceleme ile karar verildiğine, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, suç vasfına, haksız tahrik derecesine, 2. Sanık ... müdafinin temyiz nedenleri, sanığın suçu işlemediğine, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, suç vasfına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Olay öncesinde sanıklar ... ve ...'ın kızları tanık ...'nin maktul ... tarafından alıkonulduğu ve fuhuşa teşvik edildiği iddiasıyla soruşturmaya başlanıldığı ve 19.03.2019 tarihinde ...'nin ailesine teslim edildiği, akabinde ...'nin evden kaçarak maktul ile yaşamaya devam ettiği, maktul hakkında çocukları fuhuşa teşvik etmek suçundan kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği, sanıklar tarafından karara itiraz edildiği, sanıkların yeniden maktulün savunmasının alınması için ... adliyesine getirileceğini ve kızları ...'nin de hamile olduğunu öğrenmeleri üzerine 07.02.2020 tarihinde gece saatlerinde oğulları suça sürüklenen çocuk ...'yı da alarak maktulü adliye önünde araçları ile beklemeye başladıkları, maktulü görmemeleri üzerine adliyenin önünden ayrıldıkları, ertesi sabah sanıklar ve suça sürüklenen çocuk ...'nın yeniden ... adliyesinin önüne gelerek araçları ile beklemeye başladıkları, kendi araçlarının maktul tarafından tanınacağını düşündükleri için akrabaları temyiz dışı sanık ...'dan aracını istedikleri,...'un temyiz dışı sanık ... ile aracı getirdiği ve...'un olay yerinden ayrıldığı, İsmail'in ise sanıklar ve suça sürüklenen çocuk ile kaldığı, maktulün adliyeden çıkması üzerine sanıklar ve İsmail'in maktulü takip etmeye başladığı, suça sürüklenen çocuk ...'nın ise koşarak aracın peşinden geldiği, bir müddet takip ettikten sonra sanıkların maktulü zorla araca bindirdiği, suça sürüklenen çocuk ...'nın da koşarak yanlarına gelip maktulü sanıklarla beraber araca bindirdiği, sanıkların ve suça sürüklenen çocuğun araç ile aşağı ev olarak isimlendirdikleri müstakil bahçeli eve gittikleri, İsmail'in evin önünde sanıklar ve suça sürüklenen çocuk ...'nın yanından ayrıldığı, evin içerisine girdikten bir süre sonra sanık ...'ın su şişesi ile benzinliğe giderek bir miktar benzin aldığı, eve geri dönerek sanıklar ve suça sürüklenen çocuk ...'nın maktulün ellerini bağlayıp üzerine benzin dökerek yaktıkları ve ellerindeki sopalar ile darp ettikleri, maktulün künt kafa travmasına bağlı burun ve kafatası kemik kırıklarıyla birlikte beyin kanaması ve beyin doku harabiyeti bulunan kişinin ölümünün yanık ve dumandan boğulma sonucu meydana gelmiş olduğu belirlenmiştir. 2. Katılan anlatımları, tanık beyanları, suça sürüklenen çocuk ve sanıklar savunmaları, Adli Tıp Kurumu 1. Adli Tıp İhtisas Kurulu 07.10.2020 tarihli raporu, otopsi raporu ve diğer adli raporlar, ölü muayene raporu, olay yeri inceleme raporu, kamera görüntüleri, nüfus ve adli sicil kayıtları, muhtelif tutanaklar ve tüm evrak dosyada mevcuttur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular ile suç vasfı aynen kabul edilmiş, sanıklar hakkında kızlarının maktul tarafından fuhuş yaptırılması nedeniyle asgariye yakın hadden haksız tahrik indirimi uygulanarak hükümler kurulmuştur. IV. GEREKÇE 1. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 30.10.2017 tarihli ve 2017/152 Esas, 2017/3564 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, eylemin canavarca hisle gerçekleştirildiği kabul edildiği halde 5237 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığı gözetilmeksizin, yazılı şekilde sanıklar hakkında verilen cezadan haksız tahrik nedeniyle indirim yapılması aleyhe temyiz istemi bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği ve dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu, mevcut delillerin isabetli şekilde değerlendirildiği, eylemlerin sanıklar tarafından fikir ve eylem birliği içerisinde gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği ve yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımlarının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından, hükümlerde eleştiri nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR A. Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden Suça sürüklenen çocuğun usûlüne uygun şekilde temyiz isteğinden vazgeçmesi nedeniyle, 5271 sayılı Kanun’un 266 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkraları gereği suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebepleri yönünden dava dosyasının, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B. Sanıklar ... Ve ... Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca kesin olduğundan, sanıklar müdafiilerinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, C. Sanıklar ... Ve ... Hakkında Nitelikli Kasten Öldürme Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 02.03.2022 tarihli ve 2021/3306 Esas, 2022/631 Karar sayılı kararında sanıklar müdafiilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, eleştiriye yönelik karşı oy saklı kalmak üzere oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık ... müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.02.2024 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Tüm dosya kapsamından anlaşılacağı üzere sanıkların mağdur ...'nin annesi ve babası olduğu suça sürüklenen çocuğun ise ...'nin kardeşi olduğu maktulün bir şekilde tanıştığı ve henüz 18 yaşında olup çocuk olan ...'yi kandırarak kendisi ile cinsel ilişkiye girdiği, ...'nin maktulün yanına kaçtığı, bir süre sonra maktulün ...'ye fuhuş yaptırarak para karşılığında başka erkeklere satmaya başladığı ve ...'nin hamile kaldığı bunları duyan sanıkların ve suça sürüklenen çocuğun kapıldıkları hiddetle maktulü yakalayıp eve getirdikleri ve birlikte darp ettikten sonra benzinciden aldıkları benzini üzerine dökerek maktulü yakmak suretiyle öldürdükleri ve cesedini götürüp gömdükleri olayda suçun sübutu ve vasıflandırılmasında bir tereddüt bulunmamaktadır. Ancak sayın çoğunluk eylemin canavarca hisle işlendiği gerekçesi ile sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanamayacağına karar vermiş ise de bu karara katılmıyorum. Şöyle ki; TCK'nin 82/1-b maddesinde esasen iki nitelikli hal tek bentte düzenlenmiştir. Bunlardan ilki eylemin canavarca bir hisle işlenmesi olup diğeri ise eziyet çektirmek suretiyle öldürmektir. Ancak uygulamada her iki nitelikli hal kısaca canavarca hisle öldürme olarak adlandırılmakta ve bu husus karışıklığa meydan verebilmektedir. Oysa bu iki nitelikli hal tamamen birbirinden farklı uygulama koşullarına sahip olup farklı hukuki netice doğurmaktadır. Başlangıçta dairemiz kararlarında da bu kavram karışıklığı kararlara yansımış ise de ... zamandan beri her iki halin uygulanma koşulları ve ulaşılan neticeler bakımından, içtihatlar açısından yeknesaklık oluşmuş ve gerek CGK ve gerekçe doktrinde de bu konu netlik kazanmış bulunmaktadır. Buna göre; Canavarca hisle öldürme suçu bakımından; Kanunda açıkça saik denmese de "his" ibaresinin saik olarak anlaşılması gerektiği, kişide acıma duygusu olmaksızın, herhangi bir neden olmadan sırf öldürmüş olmak için öldürmek veya zevk almak için öldürmek durumlarında bu nitelikli hal uygulanacaktır. Burada dikkat edilmesi gereken en önemli husus failde öldürme fiilini gerçekleştirmek için başkaca bir nedenin olmaması gerekir. Şayet fail bakımından suçu işlemesine sebebiyet veren herhangi bir neden söz konusu ise bu nitelikli hal uygulanmayacaktır. Fail herhangi bir neden olmaksızın öldürme suçunu işlediği için doğal olarak bu nitelikli hal uygulanırken haksız tahrik hükümlerinin uygulanması söz konusu olmayacaktır. Zaten fail bir neden ileri sürüyorsa o halde başkada nitelikli hal söz konusu değil ise eylem 81/1 ... maddesine uygun suçu oluşturacaktır. Eziyet çektirerek öldürme suçu bakımından; Burada fail bakımından öldürmek için bir sebep mevcut olabilir. Ancak öldürme neticesini elde etmek için maktule uygulanan yöntemler insan onuru ile bağdaşmayacak, maktulün beden veya ruhsal yönden aşırı acı çekmesine sebebiyet veren davranışların sistematik bir şekilde belli bir süreç içinde gerçekleştirilmesi halinde bu nitelikli hal uygulanacaktır. Canavarca histe failin güttüğü amaç ve saik önem arz etmekte iken eziyet çektirmede ise failin kullandığı yöntemler önem kazanmaktadır. Bu itibarla iki nitelikli hal arasındaki en büyük fark eziyet çektirerek öldürmede faili bu suça iten bir sebep varsa ve maktulden kaynaklanan bu sebep haksızlık içeriyorsa haksızlığın boyutuna göre fail hakkında TCK'nin 29 uncu maddesi uyarınca uygun bir indirim uygulanmalıdır. Canavarca hisle hareket eden fail aynı zamanda eziyet çektirerek öldürme yolunu seçmiş ve maktulü bu şekilde öldürmüş ise artık haksız tahrik uygulama olanağı yoktur. Tüm bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında sanıkların ve suça sürüklenen çocuğun canavarca hisle hareket etmedikleri, maktulün ... olmayan kızlarına karşı işlediği cinsel suçlar nedeniyle kapıldıkları hiddet ve öfkenin tesiri altında maktulü öldürdükleri ancak öldürme yöntemi olarak seçtikleri benzin dökerek yakma fiilinin eziyet çektirerek öldürme suçuna vücut verdiği bu suç bakımından da haksız tahrik uygulanmasının isabetli olduğu dairemizin bu konudaki içtihatlarının istikrar kazandığı, karardaki "canavarca hisle öldürme" ibaresinin çıkartılarak "eziyet çektirme suretiyle öldürme" olarak düzeltmek suretiyle kararın onanması gerektiğini düşündüğümden uygulamalarda da kafa karışıklığına sebebiyet vereceği gerekçesi ile haksız tahrik uygulamasının hatalı olduğuna ilişkin eleştirideki düşünceye muhalefet ediyorum. 05.03.2024