Başvuru, iş kazasından kaynaklanan tazminat isteğiyle aleyhe açılan davada taşınmazların tapu kaydına ihtiyati tedbir şerhi konulması ve bu tedbirin uzun süre devam etmesi nedeniyle mülkiyet hakkının; yargılamanın uzun sürmesi ve gerçekleşen kazada sorumluluğun bulunmadığının dikkate alınmaması nedeniyle de adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, iş kazasından kaynaklanan tazminat isteğiyle aleyhe açılan davada taşınmazların tapu kaydına ihtiyati tedbir şerhi konulması ve bu tedbirin uzun süre devam etmesi nedeniyle mülkiyet hakkının; yargılamanın uzun sürmesi ve gerçekleşen kazada sorumluluğun bulunmadığının dikkate alınmaması nedeniyle de adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 10/11/2015 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün (İçtüzük) maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca başvurunun içtihadın oluştuğu alana ilişkin olduğu değerlendirilerek Bakanlık cevabı beklenmeden incelenmesine karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir:A. Başvuru Konusu Olayın Arka Planı 20/5/1999 tarihinde A.Z.Ü. adlı şahsa ait trafo yerine takılmak üzere kaldırıldığı sırada başvurucuya ait vincin kırılması sonucunda trafo altında kalan A.K. vefat etmiş, Y.P. ise yaralanmıştır. Meydana gelen ölüm ve yaralanma olayında kusurlu olduğu tespit edilen, aralarında başvurucunun da bulunduğu kişiler aleyhine kamu davası açılmıştır. Niğde Ağır Ceza Mahkemesi yapmış olduğu yargılama sonucunda başvurucunun tedbirsizlik ve dikkatsizlikle bir kişinin ölümüne ve bir kişinin de hayati tehlike arz edecek şekilde yaralanmasına neden olma suçundan adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar vermiş ve hükmü ertelemiştir. Hüküm, Yargıtay Ceza Dairesinin 20/12/2006 tarihli onama kararıyla kesinleşmiştir.B. Başvuruya Konu Yargılama Süreci 20/5/1999 tarihli iş kazasında yaralanan Y.P. 8/9/2000 havale tarihli dilekçesiyle, meydana gelen iş kazası neticesinde sürekli şekilde malul kaldığı iddiasıyla aralarında başvurucunun da bulunduğu sorumlular hakkında maddi ve manevi tazminat isteğiyle dava açmıştır. Y.P. dilekçesinde ayrıca başvurucu adına kayıtlı araç ve taşınmazların üçüncü kişilere devrinin önlenmesi için tedbir isteğinde de bulunmuştur. Niğde Asliye Hukuk Mahkemesi (Mahkeme) 8/9/2000 tarihli tensip zaptı ile ihtiyati tedbir talebini kabul ederek başvurucu adına kayıtlı bulunan 886 ada 9 parsel, 48 ada 48 parsel, 2817 ada 7, 8, 9, 11, 12 ve 17 parsel, 808 ada 7 parsel, 1646 ada 4, 5, 6, parsel, 1667 ada 5 parsel ve 688 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar ile 51 AY 124 ve 06 ETM 08 plakalı araçlara tedbir uygulamıştır. Bu arada aynı kazada hayatını kaybeden A.K.nın mirasçıları da aynı kişiler aleyhine maddi ve manevi tazminat isteğiyle dava açmış; her iki dava, aralarındaki hukuki ve fiilî bağlantı nedeniyle birleştirilmiştir. Başvurucunun talebi üzerine 51 AY 124 plakalı araç ve 48 ada 48 parsel üzerindeki tedbir sırasıyla 29/6/2011 ve 7/9/2011 tarihinde kaldırılmıştır. Mahkeme 16/1/2013 tarihli kararla davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. Anılan kararda Y.P lehine hükmedilen 646,20 TL maddi tazminatın 000 TL'sinin başvurucu ile diğer davalılardan ve kalan miktarının davalılardan yalnızca A.Z.Ü.den tahsiline, A.K. mirasçıları lehine hükmedilen toplam 247 TL maddi ve 000 TL manevi tazminatın ise bütün davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. Hüküm temyiz edilmiştir. Yargıtay Hukuk Dairesi davacılar arasında zorunlu ya da ihtiyari dava arkadaşlığı bulunmadığı hâlde her iki davanın birleştirilip yeterli bir araştırma ve inceleme yapılmadan karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle hükmü bozmuştur. Mahkeme bozma ilamına uyarak A.K.nın mirasçıları yönünden davayı tefrik etmiştir. 6/9/2014 tarihinde Y.P. yönünden yargılamaya son verilerek 16/1/2013 tarihli karar yeniden verilmiştir. Gerekçeli karar incelendiğinde daha önce verilen tedbir kararının devamına ya da ortadan kaldırılmasına yönelik herhangi bir ibarenin bulunmadığı saptanmıştır. Temyiz edilen hüküm 8/9/2015 tarihinde onanarak kesinleşmiştir. Nihai karar 14/10/2015 tarihinde tebliğ edilmiş, başvurucu 10/11/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Konu hakkında ilgili hukuk için bkz. İbrahim Geçer (B. No: 2014/19056, 19/2/2019, §§ 19-31) kararı.