4. Hukuk Dairesi 2016/4211 E. , 2018/8370 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 12/11/2010 gününde verilen dilekçe ile kurum zararı nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 29/04/2015 günlü kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili, duruşmasız olarak incelenmesi de davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, d…
**4. Hukuk Dairesi 2016/4211 E. , 2018/8370 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 12/11/2010 gününde verilen dilekçe ile kurum zararı nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 29/04/2015 günlü kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili, duruşmasız olarak incelenmesi de davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 25/12/2018 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine duruşmalı temyiz eden davalı asil ... ve vekili Avukat ... ile karşı taraftan davacı vekili Avukat Harun Kozan geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kâğıtlar incelenerek gereği düşünüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; Dava, kurum zararı nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Davacı vekili; davalının davacı kuruma bağlı 75.Yıl Kadın Hastalıkları ve Doğum Hastanesinde eczacı olarak çalıştığını ve kendisinin tıbbi sarf malzemelerinin sorumlu eczacısı olarak görevlendirildiğini ancak davalıya teslim edilen bir kısım tıbbi malzemenin yerinde olmadığının tespit edildiğini, tüm aramalara rağmen de bulunamadığını, söz konusu malzemelerin davalının eczacı olması dolayısıyla kendisine belge ile teslim edilen kendisinin zimmetinde ve sorumluluğunda olan malzemeler olduğunu, görevini gerektiği gibi yerine getirmeyen davalının neticede kurumun zarara uğramasına neden olduğunu belirterek, oluşan zararın davalıdan tazmini isteminde bulunmuştur. Davalı vekili; sorumlu eczacı olarak çalıştığı hastanede görev ve sorumluluklarını en iyi şekilde yerine getirdiğini, ecza deposu ve oda anahtarlarının depo hizmetlilerinde ve diğer eczacılarda da bulunduğunu, çalışma şartlarının yetersiz olduğunu, ecza deposu ve davalının odasının ayrı katlarda olduğunu, fiziki koşullardaki yetersizlikleri diğer eczacılarla birlikte 22/05/2010 tarihli dilekçe ile hastane başhekimliğine ortak imzayla bildirdiklerini fakat haklı talepleri ile ilgili hiçbir önlem alınmadığını, davaya konu tıbbi malzemenin kaybolduğu dönemde izinli olduğunu, malzemelerin kaybolmasında herhangi bir kusuru bulunmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.