Başvuru, tutukluluğun makul süreyi aşması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının, yargılamanın özel yetkili mahkemede yapılması nedeniyle de kanuni hâkim ilkesinin ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; tutukluluğun makul süreyi aşması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının, yargılamanın özel yetkili mahkemede yapılması nedeniyle de kanuni hâkim ilkesinin ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 12/9/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen başvuru hakkında görüş sunulmayacağını bildirmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesinin 18/11/2011 tarihli ve 2011/65 Sorgu sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek suçundan tutuklanmıştır. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 25/1/2012 tarihli ve 2012/3105 Soruşturma sayılı iddianamesiyle başvurucu hakkında silahlı terör örgütünün yöneticisi olma, terör örgütünün amaçları doğrultusunda patlayıcı madde atma, mala zarar veme, genel güvenliği kasten tehlikeye sokma, terör örgütünün propağandasını yapma, 6/10/1983 tarihli ve 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na muhalefet etme ve kamu görevlisine direnme suçlarını işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır. Başvurucu hakkındaki dava, Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesinin E.2012/79 sayılı dosyası üzerinde yürütülmeye başlanmış ancak12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun maddesiyle görevli mahkemelerin kaldırılması üzerine dosyanın yetkili ve görevli mahkemeye devredilmesine karar verilmiştir. Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/152 sayılı dosyasında yargılamaya başlanmıştır. Başvurucu, son olarak 18/8/2014 tarihli dilekçesiyle tahliye talebinde bulunmuş ancak talebi Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesince 25/8/2014 tarihinde reddedilmiştir. Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesi 21/5/2015 tarihinde başvurucunun tahliyesine karar vermiştir. Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesinin 7/6/2016 tarihli ve E.2014/152, K.2016/254 sayılı kararıyla başvurucunun silahlı terör örgütü üyeliği suçundan 7 yıl 6 ay, mala zarar verme suçundan 2 yıl 6 ay, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan dörtkez7 ay 15 gün, resmî belgede sahtecilik suçundan 2 yıl 6 ay, görevi yaptırmamak için direnme suçundan 1 yıl 3 ay hapis cezası, izinsiz olarak tehlikeli madde bulundurmak suçundan 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına; 2911 sayılı Kanun'a muhalefet suçu yönünden kovuşturmanın ertelenmesine karar verilmiştir. Anılan karar, temyiz edilmiş olup temyiz incelemesi devam etmektedir. Başvurucu 12/9/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Tazminat istemi" kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili bölümü şöyledir:"Suç soruşturması veya kovuşturması sırasında;a) Kanunlarda belirtilen koşullar dışında yakalanan, tutuklanan veya tutukluluğunun devamına karar verilen,...d) Kanuna uygun olarak tutuklandığı hâlde makul sürede yargılama mercii huzuruna çıkarılmayan ve bu süre içinde hakkında hüküm verilmeyen,...Kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler." 5271 sayılı Kanun'un "Tazminat isteminin koşulları" kenar başlıklı maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları şöyledir:"(1) Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir.(2) İstem, zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesinde ve eğer o yer ağır ceza mahkemesi tazminat konusu işlemle ilişkili ise ve aynı yerde başka bir ağır ceza dairesi yoksa, en yakın yer ağır ceza mahkemesinde karara bağlanır."