21. Hukuk Dairesi 2013/22022 E. , 2013/25102 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, geçirmiş olduğu iş kazası nedeniyle maluliyet oranının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, açılmamış sayılmasına karar vermiştir. Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdak…
**21. Hukuk Dairesi 2013/22022 E. , 2013/25102 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, geçirmiş olduğu iş kazası nedeniyle maluliyet oranının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, açılmamış sayılmasına karar vermiştir. Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R Dava, iş kazası neticesinde sağ kol sinir kesisi, parmak uçlarında duyu kaybı, tutma ve kavrama duyuları zayıflayan davacının maluliyet oranının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, dosyanın ikinci defa işlemsiz bırakıldığı gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Dosyadaki kayıt ve belgelerden; adli yardım bürosu tarafından davacıyı tevkil etmek üzere vekil görevlendirildiği, davacı asilin 01/02/2013 tarihinde Adli Yardım Bürosu'na başvurarak görevlendirilen vekilin görevinin sonlandırılmasını istediği, davacı vekilinin 26/03/2013 tarihli celseye katılmadığı, mazeret de bildirmediği, davacı asilin de celseye yetişemediği, süresinde verilen yenileme dilekçesiyle davanın kaldığı yerden devamına karar verildiği, 11/07/2013 tarihli yeni duruşma gününün davacı vekiline 03/04/2013 tarihinde tebliğ edildiği, 04/04/2013 tarih ve 15/04/2013 hakim havale tarihli Adli Yardım Bürosu yazısıyla mahkemeye davacı vekilinin görevinin sonlandırıldığının bildirildiği ancak mahkemece 11/07/2013 tarihli duruşma gününe kadar davacı asile duruşma gün ve saatini havi davetiye tebliğ edilmediği anlaşılmaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 27. maddesinde yer bulan “Hukuki Dinlenilme Hakkı” gereğince davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir. Mahkeme, iki tarafa eşit şekilde hukukî dinlenilme hakkı tanıyarak hükmünü vermelidir. Anayasanın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsuru olan hukukî dinlenilme hakkı, adil yargılanma hakkı içinde teminat altına alınmıştır. Bu hakka, tarafın hâkime meramını anlatma hakkı ya da iddia ve savunma hakkı da denilmektedir. Ancak, hukukî dinlenilme hakkı, bu ifadeleri de kapsayan daha geniş bir anlama sahiptir.