6. Hukuk Dairesi 2022/1711 E. , 2023/2038 K. ... MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/414 E., 2022/515 K. ... HÜKÜM : Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/261 E., 2021/1083 K. Taraflar arasındaki ihraç kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahke…
**6. Hukuk Dairesi 2022/1711 E. , 2023/2038 K.** **"İçtihat Metni"** ... MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/414 E., 2022/515 K. ... HÜKÜM : Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/261 E., 2021/1083 K. Taraflar arasındaki ihraç kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı ile arsa karşılığı üyelik sözleşmesi düzenlemiş olan ...’dan anlaşmaya konu arsaları satın aldığını ve kooperatif yönetim kurulu kararı ile kooperatifin 854-855 numaralı üyeliklerini devralarak kooperatif üyesi olduğunu, sonrasında arsa üzerinde bulunan evin bina yapılacak olması nedeni ile davalının talebi üzerine tahliye edildiğini ve evin yıkıldığını, davacının üye olduktan sonra çeşitli adlar altında davalıya bir çok ödeme yaptığını, davalının davacıdan Kayseri 1. Noterliğinin 16.09.2019 tarihli, 15359 yevmiye no.lu ihtarı ve aynı noterliğin 16.09.2019 tarihli ve 15360 no.lu ihtarları ile arsa devri ya da paranın ödenmesi şeklinde taleplerde bulunduğunu, davacıya gönderilen hesap özetinin gerçek durumu yansıtmadığını, davacı tarafından ihtarlara Kayseri 13. Noterliğinin 27.09.2019 tarihli ve 23672 yevmiye no.lu ihtarı ile cevap verildiğini, buna karşılık davalının yeniden Kayseri 1. Noterliğinin 16.10.2019 tarihli ve 17290- 17293 yevmiye no.lu ihtarları ile talepte bulunduğunu, davacının cevaben Kayseri 13. Noterliğinin 30/10/2019 tarihli ve 27511 yevmiye no.lu ihtarı gönderdiğini, davalının son olarak Kayseri 1. Noterliği’nin 23.12.2019 tarihli ve 23100-23101 yevmiye no.lu ihtarı ile davacının ihraç edildiğini bildirdiğini, davacının ihracının mevzuata aykırı olduğunu, davalı hakkında çok sayıda icra takibi bulunduğunu, davacının davalının durumu nedeni ile haklı olarak birlikte ifa talep ettiğini, davalının aynı durumdaki üyeler arasında eşitlik kuralına riayet etmesi gerektiğini, davacının davalıdan 140 m² arsa alacağı bulunmakta olduğunu, davalının daire teslimlerini yerine getirmediğini ileri sürerek ihraç kararının iptalini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının devraldığı taşınmazlar üzerinde gecekondu bulunmadığını ve davalının gecekondu yıkmadığını ve inşaatta yapmadığını, davacının cüzi miktarda abonelik ücretleri ödediğini, aidat ödemediğini, davacının ayni üyelik şeklinde üye olduğunu, davacının bu üyelikten kaynaklı arsa edim borcunu yerine getirmediğini, davacının birinci ve ikinci ihtarlara rağmen her iki üyelikten kaynaklı edimlerini yerine getirmediğini için ihraç edildiğini, davacının arsa edim borcunu yerine getirmediğini çektiği ihtar ile ikrar ettiğini, davacıya üyelikleri nedeni ile daire tahsis edildiğini, davacıya 854 no.lu üyelik için ... no.lu daire ve 855 no.lu üyelik için A 14 Blok 6. kat 12 no.lu dairenin tahsis edildiğini ve davacının fiilen kullandığını, davacının edimini yerine getirmediği için ihraç edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar davacı tarafça davalı kooperatifin 30.11.2019 – 133 no.lu (854 üyeliği için), 30.11.2019 – 134 no.lu (855 no.lu üyeliği için) yönetim kurulu ihraç kararlarının iptali için dava açılmış ise de, davacının kendisine tahsis edilen dairelere karşı arsa devri yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeni ile ihracı kararlarının yerinde olduğu, bu hali ile davacının ihraç kararlarının yasaya ve sözleşmeye uygun olduğu, davacıya gönderilen ihtarlarda belirtilen borç miktarı ile bilirkişi raporunda tespit edilen miktar arasına makul sayılabilecek bir fark olduğu, davacının öncelikle arsa edimi borcunu yerine getirmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili, müvekkilinin dava konusu arsaları devire hazır olduğunu bildirdiğini, arsalarda devirden kaçınılması gibi bir durumun söz konusu olmadığını, bu nedenle arsa borcunun yerine getirilmemesi gibi bir durumun da söz konusu olmadığını, davalı tarafından gönderilen ihtarnamelerin ekinde müvekkiline hesap özetlerinin de tebliğ edildiğini, müvekkilinin kooperatife makbuz karşılığında ödediği paraların kooperatifçe gönderilen hesap özetlerinde yer almadığını, müvekkilinin üyeliklerden kaynaklı ödemeler dışında kooperatife bir borcunun olmadığını, ödemelerin üyeliklere ilişkin olduğunu, bilirkişilerin müvekkilinin makbuzu ile kanıtlanan ödemelerini tespit ettiklerini, buna rağmen kooperatifin kayıtlarında hiç bir ödemenin yer almadığını tespit ettiklerini, şeklen makbuzlarda aidat açıklaması yazmadığından kasıtla kooperatif hesaplarının yanlış olmadığı ve gönderilen ihtarnamelerin usulüne uygun olduğu yaklaşımının hukuka aykırı olduğunu, dava dilekçelerinde belirttikleri müvekkili gibi arsa karşılığında üyeliği olup arsa borcunu yerine getirememiş olmasına rağmen üyeliği devam eden hakkında ihraç işlemi yapılmayan çok sayıda üyesinin olduğunu, davalı hakkında açılmış çok fazla sayıda icra takibi olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda davacının üyelik devri yoluyla davalı kooperatifte iki adet üyeliği bulunduğu, davacının kooperatif üyesi olmasına karşın arsa devir yükümlülüğünü yerine getirmediğinden davalı kooperatifçe davacıya birinci ve ikinci ihtarnameler gönderilip terditli olarak üyelik karşılığı olan arsa payı devir borcunun veya ihtarnamelerde belirtilen üyelik borcunun ödenmesini talep ettiği ancak kooperatifçe düzenlenen söz konusu ihtarnamelerde yerine getirilmesi istenilen arsa edimlerinin tam olarak nelerden ibaret olduğunun, davacıdan ödenmesi istenen borcun miktarının neye, hangi dönem ya da dönemlere ilişkin olduğunun açık ve anlaşılır şekilde belirtilmediği, davacının ödemesi gereken anaparanın ve varsa işlemiş temerrüt faizinin açıkça gösterilmediği, dolayısıyla davacıya gönderilen ihtarnamelerin Kooperatifler yasası ile ana sözleşme hükümlerine uygun şekilde yani usulüne uygun olarak düzenlenmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraflar arasında yapılan KKİS'de arsa sahibinin arsa edim borcunun ne olduğu net bir şekilde belirtildiği, dolayısıyla arsa sahibi davacının, kaç m² arsa edim borcu olduğunu bildiğini, davacıya gönderilen ihtarnamelerde de kaç m² arsa edim borcu olduğunun açık ve anlaşılır şekilde belirtildiği, davacıya çekilen tüm bu ihtarnamelerde hesap özetlerinin davacıya gönderildiği, davacının, ayni (arsa karşılığı) üye olup, üyelik aidatı yatırmdığı. ayni (arsa) borcu olan arsayı kooperatife devretmediği, Bölge Adliye Mahkemesinin bu kararının kooperatif açısından telafisi imkansız sonuçlar doğuracağını, hiçbir üyenin edimini yerine getirmeyip, üyeler arasında hak kaybı yaşanacağını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.