12. Ceza Dairesi 2021/5847 E. , 2025/1785 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2397 Esas., 2019/124 Karar SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı…
**12. Ceza Dairesi 2021/5847 E. , 2025/1785 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2397 Esas., 2019/124 Karar SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 53/6,63/1. maddeleri uyarınca 5 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 8 ay süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin ve katılan vekilinin istinaf başvurularının düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; kusur raporuna itiraz edildiğine, sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak fazla ceza verildiğine, takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 07.10.2017 günü saat 00:17 sıralarında gece vakti, aydınlatmanın bulunduğu, 10,7 metre yol genişliği olan üç yönlü (T) kavşak, iki şeritli iki yönlü azami hız sınırının 50km/saat olduğu yolda, sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki 01 V 5222 plakalı otomobiliyle sanayi caddesini takiben İnönü Bulvarı istikametinde seyir halindeyken olay yeri Molla Gürani sokak kavşağına geldiğinde sola manevra yaparak aracının sol ön yan kısımlarıyla karşı yönden Sanayi caddesini takiben kendi yol bölümünde Esentepe istikametine seyir halinde bulunan sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki 01 ... 6382 plaka sayılı motosikletin yolcusu ... ile birlikte sol ön yan kısımlarına çarpmasıyla sonuçlanan trafik kazasının meydana geldiği, kaza tespit tutanağında; olay yerinde fren izi tespiti yapılamadığı, sürücü ...'nın 1,34 promil alkollü olduğu, çarpma noktasının sol şeride 2,50 metre belirlenerek kavşak ortasında olduğunun tespit edildiği ve bu kazanın oluşumunda otomobil sürücüsünün aksine bir işaret bulunmadıkça araçlarının gidiş yönüne göre yolun sağından gitmek zorundadır kuralını ihlal ettiğinin belirtildiği, Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının 28/03/2018 tarihli adli raporunda: sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki otomobil ile gece vakti yerleşim yeri içerisindeki iki yönlü yolda, alkollü vaziyette seyir halinde iken olay yerine geldiğinde yola gereken dikkatini vermemiş, mahal şartların üzerinde bir hızla seyretmiş, direksiyon hakimiyetine gerekli önem ve özeni göstermemiş, bu haliyle seyri sırasında sevk ve idare hatası göstererek şerit ihlali yapmış olup meydana gelen olayda dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara riayetsizliği ile asli kusurlu olduğunun mütalaa edildiği, Yerel Mahkemece, sanığın trafik kazası tespit tutanağında ve adli raporda belirtildiği şekilde dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeyerek asli kusurlu olduğu ve kaza akabinde yapılan ölçümde 1,34 promil alkollü olması nedeniyle eyleminde bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Sanık ...'nın sevk ve idaresindeki otomobil ile kazaya sebebiyet verdiği ve "A2-B" sınıfı ehliyet belgelerine sahip olduğu anlaşılmakla, sanık hakkında hangi sınıf ehliyetinin geri alındığının belirtilmemesi suretiyle tüm sınıfları kapsar şekilde ehliyetinin geri alınmasına karar verilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle sanık müdafinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm fıkrasının 1.bendinin E fıkrasındaki "A2" ibaresinin çıkarılması suretiyle, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Ceyhan Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.02.2025 tarihinde karar verildi.