1. Hukuk Dairesi 2019/4024 E. , 2020/4530 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL-TENKİS Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tenkis davası sonunda yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...’ün raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nede…
**1. Hukuk Dairesi 2019/4024 E. , 2020/4530 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL-TENKİS Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tenkis davası sonunda yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...’ün raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa tenkis isteğine ilişkindir. Davacılar, mirasbıkaran ...’ın maliki olduğu 1803 parsel sayılı taşınmazdaki 1/2 payını davalı oğlu ...'a mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak devrettiğini ileri sürerek davalı adına olan tapu kaydının miras payları oranında iptali ile adlarına tesciline, olmazsa tenkise karar verilmesini istemişlerdir. Davalı, kalp ve kanser hastası olan mirasbırakanın sağlığına kavuşması amacıyla büyük çaba gösterdiğini, tedavisi için eşinin ziynet eşyalarının harcandığını, yatalak olan mirasbırakanla birlikte yaşadıklarını dava konusu taşınmazdaki 1/2 payın bu nedenle kendisine temlik edildiğini, mal kaçırma amacı olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, iddianın kanıtlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar Dairece; “…Somut olayda, davacılar dava dilekçesinde tanık deliline dayanmış olup mahkemece 19.06.2013 tarihinde yapılan ön inceleme duruşmasında davacı vekiline delillerini sunması bakımından süre verilmemiş, 26.06.2013 tarihinde davacılar vekili tanık listesini ibraz etmiş, 02.10.2013 tarihli duruşmada davacı vekilinin tanık dinletme talebi süresinde olmadığından bahisle kabul edilmemiş, davacı taraf tanıklarını bildirdiği halde tanıkları dinlenmeden sonuca gidilmiş olup muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı davalarda mirasbırakanın iradesini tespit etmek bakımından tanık ifadelerinin önemli olduğu kuşkusuzdur. Hal böyle olunca; temlikin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı olduğu iddiasının ispat külfetinin davacı tarafta olduğu gözetilerek davacı tarafın bildirmiş olduğu tanıkların dinlenmesi, toplanan ve toplanacak deliller çerçevesinde mirasbırakanın gerçek iradesinin ne olduğunun kuşkuya yer bırakmayacak şekilde saptanması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken noksan soruşturma ile yetinilerek yazılı olduğu üzere hüküm tesisi isabetsizdir.” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda temlikin muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; 1926 doğumlu mirasbırakan ...’ın 29.06.2012 tarihinde öldüğü, geride mirasçı olarak davacı kızları Güler, Ayşe, Huriye, Nurten ve davalı oğlu Recep ile dava dışı eşi Sıdıka’nın kaldığı, çekişme konusu 1803 parsel sayılı taşınmazın tamamı mirasbırakana ait iken ½ payını 18.08.2008 tarihinde davalı oğluna satış suretiyle temlik ettiği anlaşılmaktadır.