3. Ceza Dairesi 2022/2887 E. , 2024/9808 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi ve istinaf isteminin reddi TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyizin reddi, onama Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 09.03.2021 tarihli ve 2019/1524 Esas, 2021/347 sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme…
**3. Ceza Dairesi 2022/2887 E. , 2024/9808 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi ve istinaf isteminin reddi TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyizin reddi, onama Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 09.03.2021 tarihli ve 2019/1524 Esas, 2021/347 sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma ve dolandırıcılık suçlarından İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince dolandırıcılık suçu yönünden sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 279 uncu maddesi uyarınca reddine kesin olmak üzere karar verildiği, İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hükmolunan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararının; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık müdafinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiş, Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.04.2019 tarihli ve 2017/863 Esas, 2019/317 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ve 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca cezalandırılmasına, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 43 üncü maddesinin birinci, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci ikinci ve üçüncü fıkraları ve 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca cezalandırılmasına, karar verilmiştir. 2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 09.03.2021 tarihli ve 2019/1524 Esas, 2021/347 sayılı kararıyla; İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma ve dolandırıcılık suçlarından kurulan hükümlere yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine kararı verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 23.12.2021 tarihli ve dolandırıcılık suçu yönünden sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden reddi, silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden sanık müdafinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi özet olarak; 1. Sanığa atılı silahlı terör örgütüne üye olma ve dolandırıcılık suçlarının unsurlarının oluşmadığına, 2. Faraziyeye dayalı ve bilirkişi raporunda kuvvetli ihtimal tespitine binaen mahkumiyet hükmü verilmiş olduğuna, sanığın örgütle hiç bir bağı bulunmadığına, 3. ByLock kullanımının ispatlanamadığına, tespit değerlendirme tutanağı mevcut olmadığına, 4-Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma ve dolandırıcılık suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiş ancak; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 Esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın savunmasının denetlenmesi bakımından ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında sanığı kullanıcı olarak ekleyenler ile sanığın eklediği kullanıcılar hakkında soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılarak, varsa sanık ile ilgili aşama beyanları dosyaya getirtilip, tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR 1-Sanık müdafiinin dolandırıcılık suçu yönünden kurulan hükme yönelik temyiz istemi: Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle, sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, 12.04.2021 tarihli ek kararın ONANMASINA, 2. Sanık müdafiinin silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemi: Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 09.03.2021 tarihli ve 2019/1524 Esas, 2021/347 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.09.2024 tarihinde karar verildi.