10. Hukuk Dairesi 2025/15532 E. , 2026/615 K. "" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/380 E., 2025/1723 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 29. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/432 E., 2020/352 K. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı ...ve ... A.Ş. vekili ve katılma yolu ile davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesi…
10. Hukuk Dairesi 2025/15532 E. , 2026/615 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/380 E., 2025/1723 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 29. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/432 E., 2020/352 K. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı ...ve ... A.Ş. vekili ve katılma yolu ile davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve ... ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Davacı vekili asıl dosyanın dava dilekçesinde özetle; davalı ... Mühendislik Şirketinin müvekkilinin işvereni olduğunu, ... , ... ... Şirketinin sipariş üzerine “... 300 ton hidrolik düzeltme tezgahı” imal ederek ... ... Şirketinin fabrikasına montajının yapıldığını, bir süre sonra arıza bildirimi yapılması üzerine ... Şirketinin davacının da bulunduğu iki kişilik bir ekibi arızanın giderilmesi için 04.11.2011 tarihinde Eskişehir’e gönderdiğini, davacının ... ... Şirketinin işyerinde sistemi kontrol ederken sistemin hatalı imal edilmiş olması nedeniyle yağ haznesi üzerinde bulunan kör tıpanın basınç neticesinde fırlayarak kızgın yağla birlikte davacının sağ gözüne geldiğini, gözün tamamen fonksiyon kaybına uğradığını, davacının böylesine riskli bir işe hiçbir koruma malzemesi vermeksizin gönderildiğini, davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu davacıya yüklenebilecek hiçbir kusur bulunmadığını, davacının aylık net 1.900,00 TL ücret aldığını ve halen ... Mühendislik Şirketine ait işyerinde çalıştığını beyanla, fazlaya ilişkin her türlü hakları saklı kalmak üzere, iş göremezliğe uğramasından kaynaklı 5.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, yargılamanın devamında; maddi tazminat istemini 197.498,30 TL olarak artırırken, başvurma harcını yatırmak suretiyle manevi tazminat olarak 50.000 TL'nin kaza tarihinden faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. 2.Davacılar vekili birleşen dosyanın dava dilekçesinde özetle; aynı iş kazası nedeniyle davacı ... (eşi) için 40.000,00 TL, ... (kızı) için 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 04.11.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalı taraftan tahsilini talep etmiştir. 3. Davacı vekili birleşen ikinci dosyanın dava dilekçesinde özetle; ıslah dilekçesi ile talepte bulunan manevi tazminat isteminin İlk Derece Mahkemesince verilen ilk kararda hüküm altına alınmamış olması nedeniyle 50.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... Mühendislik Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının halen müvekkili Şirket bünyesinde işçi olarak çalıştığını, davacının Şirket ... tarafından ... ile birlikte davalı ... ve Tic. A.Ş. bünyesinde davalı Şirket tarafından teslim edilen hidrolik pres makinasının varsa arıza tespiti ve yağ kaçağını tespiti için görevlendirildiğini, ... Tic. A.Ş. yetkililerinin ısrarı ile makinenin testini yaparlarken makinenin üstüne çıktığını, ... basınçta iken tapayı söktüğünü, olay anında davalı Şirket yetkilisi veya görevli bir mühendisleri olmadığını, davalı Şirketin yetkilisinin veya mühendisinin talimat veya görevlendirmesi olmadığını, buna karşın olay sonrasında davalı Şirket genel müdür ve ortaklarından ...tarafından her türlü tedavi ve ilginin gösterildiği ve halen tedavi masraflarının ve ayrıca banka ekstrelerinin dahi ödemenin yapıldığını, kusursuz olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir. 2.Davalılardan ...Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacıya karşı herhangi bir sorumluluğu olmadığını husumet itirazında bulunduklarını, şayet bu mümkün olmazsa vuku bulan olayda hiçbir kusuru bulunmayan davalı firma yönünden davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI Mahkemenin 03.07.2020 tarihli kararı ile asıl dava dosyası bakımından; davanın kısmen kabulü ile 189.185,16 TL maddi ve 40.000 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 04.11.2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin reddine, birleşen Ankara 14. İş Mahkemesinin 2016/412 Esas sayılı dosyası yönünden davanın reddine dair karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı ...Şirketi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 24.12.2020 tarihli kararı ile davalı ...Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf isteminin ise "Daire kaldırma kararından önce Mahkemece verilen kararda davacının eşi için 7.500 TL kızı için de 5.000 TL manevi tazminata hükmedilmiş olup olay nedeniyle davacının %40 malul kalması ve sağ gözünü kaybetmiş olması sebebiyle eşi ve kızının ömür boyu bu olay sebebiyle üzüntü duyacakları, Mahkemece davacı eş ve çocuk için manevi tazminat taleplerinin reddinin hatalı olduğu, kaldırma kararından önceki kararda hüküm altına alınan miktarlar davalılar açısından usulü kazanılmış hak teşkil ettiğinden yine davacı eş için 7.500 TL, çocuk için ise 5000 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği" gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, I-Asıl dava dosyası bakımından; davanın kısmen kabulü ile 189.185,16 TL maddi ve 40.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden ( 04.11.2011 ) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e ödenmesine, II-Birleşen Ankara 14. İş Mahkemesinin 2016/412 E. 2016/441 K. sayılı dosyası bakımından davanın kısmen kabulü ile 7.500,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden (04.11.2011) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e ödenmesine, 5.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden (04.11.2011) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e ödenmesine, III-Birleşen Ankara 22. İş Mahkemesinin 2017/386 E. 2019/1 K. sayılı dosyası bakımından, davacı ...'in manevi tazminat talebi bakımından asıl dosyada karar verildiğinden karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir. V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 24.12.2020 tarihli kararının süresi içinde davalı ... San ve ... A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmesi Dairece "..O halde, esas hakkında karar veren Bölge Adliye Mahkemesince taraf teşkilinin davalı ....San. Tic. A.Ş. yönünden sağlanamadığı anlaşılmaktadır. Anılan davalı Şirketin iflas durumunun devam edip etmediği, iflas neticesinde ... sicilinden terkin edilip edilmediği usulünce araştırılıp iflas durumunun devam etmesi halinde yukarıda açıklandığı üzere adi tasfiye halinde, İİK'nın 226-229 maddeleri gereği iflas masasını temsil yetkisi iflas idare memurlarına, ait olması nedeniyle, iflas idare memurlarının tayin edilmesinden sonra, tebligatların işbu temsile yetkili iflas idare memurlarına yapılarak taraf teşkili sağlandıktan sonra davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı olmuştur.." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile "..1-Asıl dosya üzerinden ... ... ... San. ve .... Şti. 'ne karşı açılan davanın feragat nedeniyle reddine, 2-Asıl dosyada davalı ... yönünden; Davanın kısmen kabul kısmen reddine, 30.173,73 TL maddi tazminatın olay tarihinden ( 04.11.2011 ) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'e ödenmesine, 40.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden ( 04.11.2011 ) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'e ödenmesine, B-Birleşen Ankara 22. İş Mahkemesinin 2017/3 86... /1 Karar sayılı dosyası bakımından; 1-... ... ... San. ve .... Şti. yönünden açılan davanın feragat nedeniyle reddine, 2-Davalı ... yönünden; Davacı ...'in manevi tazminat talebi bakımından asıl dosyada karar verildiğinden karar verilmesine yer olmadığına, C- Birleşen Ankara 14. İş Mahkemesinin 2016/412 E. 2016/441 K. sayılı dosyası bakımından; 1-... ... ... San. ve .... Şti. yönünden açılan davanın feragat nedeniyle reddine, 2-Davalı ... yönünden; 7.500,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden ( 04.11.2011 ) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'e ödenmesine, 5.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden ( 04.11.2011 ) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'e ödenmesine," karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davalı ...ve ... A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; diğer davalı ile arasında asıl – alt işveren ilişkisi olmadığı, davacının diğer şirketçe görevlendirilmiş onarım işçisi olduğunu, davacının müvekkili Şirkette bulunmasının sebebinin diğer davalı ... Şirketi tarafından tedarik edilmiş olan makinenin arıza nedeniyle satış sonrası hizmet olduğunu, müvekkili Şirketin tarım makineleri üretim işiyle uğraştığını, diğer davalı Şirkete işyerinde bir mal üretimine ilişkin işin bir bölümünün verilmesinin söz konusu olmadığını, müvekkili Şirket mühendisinin talimatının etkisi nedeniyle kazanın gerçekleştiğinden bahsedilemeyeceğini, Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı sonrası alınan kusur raporunda müvekkiline kusur verilmediğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. Katılma yolu ile davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının sorumluluğunun asıl işveren alt işveren ilişkisi olmasa da geçici iş ilişkisinden kaynaklandığını, davalı ... Şirketinin kusurlu olduğunu, hükme en yakın tarihteki asgari ücrete göre karar verilmesi gerektiğini kararın bozularak yeniden hesaplama yapılması gerektiğini belirterek temyiz talebinde bulunmuştur. B.Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 1.Asıl işveren ile alt işverenin birlikte sorumluluğu "müteselsil sorumluluktur". Asıl işveren, doğrudan bir hizmet sözleşmesi bulunmamakla birlikte İş Kanunu'nun 2. maddesinin 6. fıkrası gereğince alt işverenin işçilerinin iş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle uğrayacakları maddi ve manevi zarardan alt işveren ile birlikte müteselsilen sorumludur. Bu nedenle meslek hastalığına veya iş kazasına uğrayan alt işverenin işçisi veya ölümü halinde mirasçıları tazminat davasını müteselsil sorumlu olan asıl işveren ve alt işverene karşı birlikte açabilecekleri gibi yalnızca asıl işverene veya alt işverene karşı da açabilirler. 2.Alt işverenden söz edebilmek ve asıl işvereni, aracının borçlarından sorumlu tutabilmek için bir takım zorunlu unsurlar bulunmaktadır. a)İşyerinde işçi çalıştıran bir asıl işveren bulunmalıdır. Sigortalı çalıştırmayan “işveren” sıfatını kazanamayacağı için, bu durumdaki kişilerden iş alanlar da aracı sayılmayacak ve anılan madde kapsamında dayanışmalı sorumluluk doğmayacaktır. b)Bir başka işveren, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin bir işte veya bir işin bölüm veya eklentilerinde iş almalı ve sigortalı çalıştırmalıdır. c)İşverenlik sıfatını, alınan işte ve o iş nedeniyle sigortalı çalıştırılması sonucunda kazanmış olması aranacaktır. Bu kişinin diğer bir takım işyerlerinde çalıştırdığı sigortalılar nedeniyle kazandığı işverenlik sıfatının sonuca etkisi bulunmamaktadır. d)İşverenden alınan iş, işverenin sigortalı çalıştırdığı işe göre ayrı ve bağımsız bir işyeri olarak değerlendirilebilecek nitelikte olmamalıdır, aksi halde iş alan kimse aracı değil, bağımsız işveren niteliğinde bulunacaktır. e)İşin bütünü başka bir işverene bırakıldığında, iş anahtar teslimi verildiğinde veya işveren kendi iştigal konusu olmayan bir işi kendisi sigortalı çalıştırmaksızın bölerek ihale suretiyle farklı kişilere vermişse, iş sahibi (ihale makamı) Yasanın tanımladığı anlamda asıl işveren olmayacağından, bir alt-üst işveren ilişkisi bulunmayacaktır. f)Alt işverenin aldığı iş, işverenin asıl işinin bölüm ve eklentilerindeki işin bir kesimi yada yardımcı işler kapsamında bulunmalıdır. Asıl işverenden alınan iş, onun sigortalı çalıştırdığı işe göre ayrı ve bağımsız bir nitelik taşımaktaysa, işi alan kimse alt işveren değil, bağımsız işveren sayılacaktır. Bu noktada belirleyici yön; yapılan işin, diğerinin bütünleyici, yardımcı parçası olup olmadığıdır. İş yerindeki üretimle ilgili olmayan ve asıl işin tamamlayıcısı niteliğinde bulunmayan bir işin üstlenilmesi halinde, alt işverenden söz etme olanağı kalmayacak, ortada iki bağımsız işveren bulunacaktır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24.05.1995 gün ve 1995/9-273-548 sayılı kararı da aynı yöndedir.) 3.Bunun yanında iş kazası iddiasına dayanan maddi ve manevi tazminat davalarında hüküm altına alınacak tazminat miktarlarına etkisi ve davalıların sorumluluğu bakımından taşıdığı öneme göre tarafların kusurunun aidiyeti ve oranının hiçbir kuşkuya yer açmayacak biçimde ortaya konulması gerekir. 4.Dosyada mevcut belgelerin incelenmesinde; SGK Başkanlığı inceleme raporunda olayın iş kazası olarak kabul edildiği, davalı işveren ... San. Tic. A.Ş.'nin %75 oranında kusurlu, davacı işçinin ise %25 kusurlu olduğunun belirtildiği görülmektedir. Bunun yanında, SGK tarafından açılan rücuen tazminat davasınınAnkara 25. İş Mahkemesinin 2020/284E Esas sayılı dosyasında görüldüğü, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da davalı işveren ... San. Tic. A.Ş.'nin %75 oranında kusurlu, davacı işçinin ise %25 kusurlu olduğundan davalı ...ve ... A.Ş. yönünden asıl işveren olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verildiği, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin 2022/2783 Esas ve 2023/1245 Karar sayılı ilamı ile "..davalılar arasında asıl işveren, alt işveren ilişkisinin bulunmadığı, davalı ... Şirketinin diğer davalı Şirketten arıza onarımı için hizmet aldığı, dolayısıyla üçüncü kişi konumunda olan davalı ... Şirketi yönünden 5510 sayılı Kanun'un 21. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca değerlendirme yapılması gerektiği, Mahkemece hükme esas alınan kusur oran ve aidiyetlerine ilişkin rapora göre kazanın meydana gelmesinde davalı ... Şirketinin kusurunun bulunmadığının belirlendiğinin anlaşılması karşısında davalı ... Şirketi yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken rücuya tabi zararın tahsilinden diğer davalı ile birlikte müteselsilen sorumlu tutulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu.." gerekçesi ile davalı ... yönünden davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. 5.Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; olayın davalı ... San. Tic. A.Ş.'den satın alınan davalı ...ve ... A.Ş. kullanımında olan pres makinesinin arızalanması nedeniyle tamir ve bakım yükümlülüğü bulunan ...San. Tic. A.Ş. işçisi kazalı davacı ...'in tamir sırasında yaralanmasından ibaret olup, davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunmadığı, ancak varsa davalı ...ve ... A.Ş.'nin 3. kişi olarak sorumlu olabileceği dikkate alınmaksızın asıl işveren kabul edilerek sorumluluklarının buna göre belirlenmesi bozmayı gerektirmiştir. 6.Yukarıda belirtilen açıklamalar ışığında; Mahkemece, davalılar arasındaki ilişkinin niteliği, bu taraflar arasında asıl işveren–alt işveren (taşeronluk) ilişkisi bulunmadığı da dikkate alınarak, yukarıda bahsedilen kusur raporlarını düzenleyen heyetlerden farklı, A sınıfı İş güvenliği uzmanlarından oluşturulacak farklı bir bilirkişi heyetine konuyu yukarıda açıklandığı biçimde incelettirmek, bu incelemede, rücuen tazminat dosyasında hükme esas alınan kusur raporu ile mevcut dosya arasındaki çelişkilerin giderilmesini sağlamak; iş kazasının meydana gelmesindeki kusur oranlarını her türlü şüpheden uzak şekilde belirlemek ve tüm değerlendirmeler, taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış haklar da gözetilerek karar vermekten ibarettir 7. O halde, temyiz eden davacı ve davalı ...ve ... A.Ş. vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları dikkate alınarak, bozma sebebine göre bu aşamada temyiz itirazlarının sair yönleri incelenmeksizin, Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır . VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz eden davacı vekili ve davalı ...ve ... A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 2.Temyiz eden tarafların sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 3.Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.