Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/8022 E. , 2024/6479 K. T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/8022 Karar No : 2024/6479 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri Yrd. V. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması iste…
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/8022 E. , 2024/6479 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/8022 Karar No : 2024/6479 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri Yrd. V. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava Konusu İstem : Dava; ... İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünde başkomiser olarak görev yaptığı dönemdeki eylemleri nedeniyle davacının, "yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak" suçunu işlediğinden bahisle, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/7. maddesi uyarınca "meslekten çıkarma" cezasıyla tecziyesine ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararının iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesinin... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının,... sayılı adli soruşturma sırasında elde edilen tüm bilgi ve belgelerin toplandığı birimden sorumlu olduğu, söz konusu adli soruşturma dosyasının davacı üzerine zimmetli bulunduğu, dosya kapsamında elde edilen ve delil niteliğini haiz fiziki takip görüntüleri, ses kayıtları ve tapelerin muhtelif tarihlerde yazılı ve görsel medyada yayınladığı, davacının üzerine zimmetli olan adli soruşturma dosyasının gizliliği ve muhafazasından sorumlu olduğu hususu bir arada değerlendirildiğinde, davacıya isnat edilen fiilin sübuta erdiği, bu nedenle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; davacı tarafından, cezaevinde olması nedeniyle duruşmaya katılamadığı, karşı tarafın ise duruşmaya katıldığı, bu durumun savunma hakkını kısıtladığı, duruşmaya SEGBİS ile katılımı sağlanabilecekken mahkemece bunun yapılmadığı ileri sürülmekte ise de; davacının cezaevinde olması nedeniyle duruşmaya katılamayacağı, bu nedenle de duruşmaya SEGBİS ile katılımının sağlanması yönünde herhangi bir talebinin olmadığı görüldüğünden, bu iddiaya itibar edilmediği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun açıklamalı olarak reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından; İdare Mahkemesince, tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumuna, duruşmada hazır edilmesi veya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) yoluyla katılımının sağlanması yönünde herhangi bir müzekkere yazılmadığı için duruşmaya katılamadığı, infaz kurumuna duruşma müzekkeresi yazılmadan Kurumun duruşmaya katılımı sağlamadığı, 2015 yılından beri tutuklu bulunduğu ve bu dosyayla ilgili elinde herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, davanın açıldığı tarihte avukatının bulunduğu ancak onun da tutuklandığını öğrendiği; dava dosyası ve eklerini, Bölge İdare Mahkemesinden talep etmesine rağmen tarafına verilmediği, bu nedenle etkili savunma hakkını kullanamadığı, istinaf kararının gerekçesiz olduğu, Danıştay Başkanlığınca dosya ve eki evrakların kendisine verilmesi halinde temyiz dilekçesini güncelleyebileceği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ:... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının açıklamalı olarak onanması gerektiği düşünülmüştür. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacının adli yardım talebinin ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:... sayılı kararı ile kabul edildiği görüldüğünden, 6100 Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi uyarınca, temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge İdare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Öte yandan; davacı tarafından, dava dosyası ve eklerinin tarafına verilmediği ve ilk derece mahkemesince yapılan duruşmaya SEGBİS yoluyla katılımının sağlanmadığı gerekçesiyle savunma hakkının ihlal edildiği ileri sürülmektedir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Duruşma" başlıklı 17. maddesinde; "1. (Değişik: 5/4/1990-3622/7 md.) Danıştay ile idare ve vergi mahkemelerinde açılan iptal ve yirmibeşbin Türk Lirasını aşan tam yargı davaları ile tarh edilen vergi, resim ve harçlarla benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezaları toplamı yirmibeşbin Türk Lirasını aşan vergi davalarında, taraflardan birinin isteği üzerine duruşma yapılır. 2. Temyiz ve istinaflarda duruşma yapılması tarafların istemine ve Danıştay veya ilgili bölge idare mahkemesi kararına bağlıdır. 3. Duruşma talebi, dava dilekçesi ile cevap ve savunmalarda yapılabilir. 4. (Değişik: 5/4/1990-3622/7 md.) 1 ve 2 nci fıkralarda yer alan kayıtlara bağlı olmaksızın Danıştay, mahkeme ve hakim kendiliğinden duruşma yapılmasına karar verebilir. ..." hükümlerine yer verilmiş, duruşmalara ilişkin esaslar ise 18. maddesinde düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un, "Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ile Vergi Usul Kanununun uygulanacağı haller" başlıklı 31. maddesi; "1. Bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda; ... ve duruşma sırasında tarafların mahkemenin sukünunu ve inzibatını bozacak hareketlerine karşı yapılacak işlemler ile elektronik işlemlerde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümleri uygulanır. ..." şeklinde iken, 24/10/2019 günlü, 30928 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 17/10/2019 günlü, 7188 sayılı Kanun'un 8. maddesiyle, bu fıkrada yer alan "işlemler ile elektronik işlemlerde" ibaresi, "işlemler, elektronik işlemler ile ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla duruşma icrasında" şeklinde değiştirilmiş olup; hukuk yargılamasında uygulanan ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla duruşma icrasına dair hükümlerin idari yargıda da uygulanması, 24/10/2019 günlü, 30928 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikle imkân bulmuştur. Aktarılan mevzuat uyarınca, idari yargıda duruşma yapılmasına ilişkin düzenlemeler 2577 sayılı Kanun'da yer almış ise de, duruşma sırasında tarafların mahkemenin sukünunu ve inzibatını bozacak hareketlerine karşı yapılacak işlemler, elektronik işlemler ile ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla duruşma icrası hakkında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'na atıf yapılmıştır. Bu itibarla; uyuşmazlık hakkındaki yargılamada, İdare Mahkemesince duruşmanın 11/09/2017 tarihinde yapılmasından sonra ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla duruşma icrasına ilişkin düzenlemelerin yürürlüğe girdiği ve bu yolla duruşma yapılabilmesine yönelik altyapının kurulduğu anlaşılmakla, davacının, SEGBİS yoluyla duruşmaya katılamaması nedeniyle savunma hakkının ihlal edildiği iddiası yerinde görülmemiştir. Diğer taraftan; temyizen bakılmakta olan davanın, davacı vekili Av.... tarafından 21/12/2015 tarihinde açıldığı, savunma dilekçe ve eklerinin vekile 15/07/2016 tarihinde tebliğ edildiği, dava dosyası tekemmül ettikten sonra vekilin 16/12/2016 tarihinde vekillikten çekildiği, bu tarihten sonra ise dosyaya, davacının hukuki durumuna etki edebilecek yeni bilgi ve belgenin girmediği anlaşılmakla, davacının, dava dosyası ve eki evraklarının bir örneğinin kendisine verilmediğinden savunma hakkının ihlal edildiği iddiasına itibar edilmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı temyize konu kararın yukarıda yer verilen açıklamayla ONANMASINA, 3. Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasındaki yargılama giderlerinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, davacıdan tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 31/12/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.