Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2021/2344 E. , 2024/1652 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2021/2344 Karar No:2024/1652 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Madeni Yağ Akaryakıt Turizm İnşaat Nakliye İthalat İhracat Ticaret Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :…
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2021/2344 E. , 2024/1652 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2021/2344 Karar No:2024/1652 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Madeni Yağ Akaryakıt Turizm İnşaat Nakliye İthalat İhracat Ticaret Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Bayilik lisansı sahibi davacı şirketin dağıtıcısı haricinde akaryakıt ikmali yaptığının tespit edildiğinden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca 125.000,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davalı idare tarafından davacının fiili 5015 sayılı Kanun'un 8. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde düzenlenen dağıtıcısı dışında akaryakıt ikmali olarak nitelendirildiğinden, anılan fiilin karşılığı olarak aynı Kanun'un 19/2(c)-3 maddesi uygulanmak suretiyle hakkında ceza yaptırımı tayini gerekmekte ise de, anılan maddenin Anayasa Mahkemesi'nce iptal edilmiş olması nedeniyle, davacı hakkında bu madde yönünden yaptırım uygulanmasına hukuken olanak bulunmadığı, öte yandan, 18/05/2017 tarihinde işlenen fiil hakkında 28/02/2019 tarih ve 30700 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7164 sayılı Kanun'un 32. maddesi ile değişik 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin (3) numaralı alt bendinin uygulanamayacağı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; ... lisans numarası ile faaliyette bulunmakta iken 02/09/2019 tarihinde lisansa konu faaliyeti sona eren davacı şirket tarafından işletilen akaryakıt istasyonunda 18/05/2017 tarihinde yapılan denetimde, 11/05/2016 ve 18/05/2017 tarihleri arasındaki otomasyon verilerinin karşılaştırılması sonucunda, istasyona yapılan motorin dolumu ile satış miktarı arasında 27.845,690 lt, ödeme kaydedici cihazlardan alınan mali hafıza raporlarındaki satış verileri karşılaştırıldığında ise 15.564,15 lt fark bulunduğunun tespit edildiği, ilgili dönemde 237.209,62 lt motorin dolumu yapıldığı, dönem başı stokun 33.124 lt olduğu, satış miktarının 307.626,31 lt olduğu, mevcut stokta ise 9.447 lt motorin bulunduğu, otomasyon verilerinin birbiri ile uyumsuz olduğu tespitlerine yer verildiği, davacının dağıtıcısı ... Ürünleri Dağıtım Sanayi A.Ş.'nin Kuruma gönderdiği ... tarih ve ... sayılı yazı ekinde yer alan faturalar ve tablolarda davacı şirketin dağıtıcısından 232.191 lt motorin aldığı ve 232.482,33 lt dolum yapıldığının görüldüğü, Kurumun otomasyon kayıtlarında 237.209,62 lt motorin dolumu, 280.423,12 lt motorin satışı yapıldığı, düzeltilmiş otomasyon verilerinde dönem başı stokun 28.877.33 lt, tank dolumun 95.052,80 lt, pompa satışın 96.412,98 lt ve dönem sonu stokun 7.074 lt olduğunun görüldüğü, dolayısıyla veriler arasında uyumsuzluk olduğu, bu şekilde davacı şirketin bayisi olduğu dağıtıcı haricinde başka bir yerden akaryakıt tedarik ettiği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı; Dava konusu Kurul kararı ile davacı şirkete isnat edilen fiilin dağıtıcısı haricinde akaryakıt ikmal edilmesi olarak tanımlandığı, bu fiil, eylem ve işlem tarihinde 5015 sayılı Kanun'un 8/2-a maddesi kapsamında düzenlenmesine ve varlığını korumasına karşın, davalı idarece, davacının anılan fiilinin lisansla ilgili genel bir madde niteliğindeki 5015 sayılı Kanun'un 4. maddesinin birinci ve ikinci fıkraları kapsamında değerlendirilerek, belirtilen yükümlülüğün ihlâl edildiğinden bahisle Kanun'un birinci fıkrasının (f) bendinin (3) nolu alt bendi uyarınca yaptırım uygulanmasına hukuken olanak bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davalı tarafın istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, istasyonda ulusal marker seviyesi geçerli ve teknik düzenlemelere uygun faturalı akaryakıt satıldığı, bayisi bulunulan dağıtım firması dışında ürün alınarak satıldığına ilişkin bir tespit olmadığı, soruşturma raporunda da böyle bir bilgi ve belge bulunmadığı, otomasyon sistemindeki farkların kalibrasyon ve pompa arızasından kaynaklandığı, sistemin çalışır vaziyette olduğu, lehe mevzuat değişikliğinden faydalandırılmaları gerektiği, cezanın zamanaşımına uğradığı, ön araştırma ve soruşturma yapılmadan idari para cezası uygulandığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyize konu kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: ESAS YÖNÜNDEN: MADDİ OLAY : ... tarih ve ... sayılı bayilik lisansı kapsamında "... Mahallesi ... Sokağı No:... Ereğli/Konya" adresinde faaliyet gösteren davacı şirkete ait akaryakıt istasyonunda 18/05/2017 tarihinde yapılan denetimde, dağıtıcısı haricinde akaryakıt ikmali yapıldığının tespit edildiği ve bu durumun 5015 sayılı Kanun'un 4. maddesinin 1. ve 2. fıkraları ile 8. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendine aykırılık oluşturduğundan bahisle, aynı Kanun'un 19. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca davacı hakkında ... tarih ve ... sayılı Kurul kararıyla 125.000,00-TL idarî para cezası uygulanması üzerine anılan kararın iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: Anayasa'nın "Suç ve cezalara ilişkin esaslar" başlıklı 38. maddesinin birinci fıkrasında, kimsenin, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamayacağı, kimseye suçu işlediği zaman kanunda o suç için konulmuş olan cezadan daha ağır bir ceza verilemeyeceği kurala bağlanmıştır. 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun "Bayiler" başlıklı 8. maddesinin birinci fıkrasında, bayi lisanslarına ilişkin düzenlemelerin (teknik, güvenlik, kapasite, çevre vb.) Kurum tarafından yapılacağı, bayilerin, dağıtıcıları ile yapacakları tek elden satış sözleşmesine göre bayilik faaliyetini yürütecekleri; aynı maddenin ikinci fıkrasının (a) bendinde, bayilerin lisanslarının devamı süresince, bayisi olduğu dağıtıcı haricinde diğer dağıtıcı ve onların bayilerinden akaryakıt ikmali yapılmaması ile yükümlü olduğu kuralına yer verilmiştir. 5015 sayılı Kanun'un "İdarî para cezaları" başlıklı 19. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinin (3) numaralı alt bendinde, 5, 6, 7, 8 ve 17. maddelerin ihlâli hâlinde, sorumlulara sekiz yüz elli bin Türk Lirası idarî para cezası verileceği; aynı maddenin ikinci fıkrasının (d) bendinde, 8. maddenin ihlâli hâlinde bayiler için (c) bendinde yer alan cezanın beşte birinin uygulanacağı; yedinci fıkrasında ise, yukarıda belirtilenlerin dışında kalan, ancak bu Kanun'un getirdiği yükümlülüklere uymayanlara Kurumca bin beş yüz Türk Lirasından yetmiş bin Türk Lirasına kadar idari para cezası verileceği kurala bağlanmıştır. Dairemizce, 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinin "Aşağıdaki hâllerde sorumlulara sekiz yüz elli bin Türk Lirası idarî para cezası verilir:" bölümünün, anılan bendin (3) numaralı alt bendindeki, "8. maddenin ihlâli" yönünden Anayasa'ya aykırı olduğu kanaatiyle Anayasa Mahkemesi'ne başvurulmuş, Anayasa Mahkemesi'nin 03/05/2016 tarih ve 29701 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 07/04/2016 tarih ve E:2015/109, K:2016/28 sayılı kararıyla; anılan kuralın 5015 sayılı Kanun'un 8. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi yönünden Anayasa'nın 2. maddesine aykırı bulunarak iptaline ve iptal hükmünün de kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir. İptal hükmünün yürürlüğe girmesinden sonra, 7164 sayılı Maden Kanunu İle Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 32. maddesiyle, 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesi yeniden düzenlenmiş, maddenin 1. fıkrasının (f) bendinin (3) numaralı alt bendinde, "8. maddenin ihlali (8. maddenin 2. fıkrasının (b) bendi hariç)" hâlinde, yüz yirmi beş bin Türk Lirasından az olmamak ve altı yüz yirmi beş bin Türk Lirasını geçmemek üzere fiilin işlendiği tarihten bir önceki yılda ilgili lisansa konu petrol piyasası faaliyetine ilişkin net satış hasılatının binde onu oranında idari para cezası uygulanacağı kurala bağlanmıştır. Öte yandan, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun "İdari para cezası" başlıklı 17. maddesinin son fıkrasında, idari para cezalarının her takvim yılı başından geçerli olmak üzere o yıl için 04/01/1961 tarih ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanacağı kuralına yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dava konusu işlemin tesis edilmesinde sebep unsuru olarak gösterilen fiilin işlendiği 2017 yılı itibarıyla 5015 sayılı Kanun'un "İdarî para cezaları" başlıklı 19. maddesinde, bir kısım fiillere yönelik idarî para cezaları fıkralar hâlinde sayıldıktan sonra, yukarıda belirtilenlerin dışında kalan, ancak bu Kanun'un getirdiği yükümlülüklere uymayanlara (yeniden değerleme oranında yapılan artırım ile birlikte) 1.879-TL'den 87.814-TL'ye kadar idarî para cezası verileceği kurala bağlanmıştır. Kanun koyucunun bu düzenlemeyle Kanun'a aykırı hiçbir fiilin yaptırımsız kalmamasını sağlamayı amaçladığı görülmektedir. Dosyanın incelenmesinden, davacı şirkete 125.000,00-TL idari para cezası verilmiş ise de, fiilin işlendiği tarihte yürürlükte bulunan hâliyle, anılan Kanun'un 19. maddesinin yedinci fıkrasının ihlâli hâlinde 1.879-TL'den 87.814-TL'ye kadar idari para cezası verilebileceği dikkate alındığında, 2019 yılındaki kanun değişikliğinin davacının lehine olmadığı anlaşılmıştır. Bu itibarla, dağıtıcısı dışında akaryakıt ikmal etmeme yükümlülüğüne ilişkin olarak, Anayasa Mahkemesi'nce verilen iptal kararının, cezanın miktarına ilişkin olduğu, belirtilen yükümlülüğün Anayasa'ya aykırı olduğundan bahisle verilmiş bir iptal kararı bulunmadığı, belirtilen yükümlülüğe riayet etmeyenlere, bu ihlâl nedeniyle verilecek cezayı özel olarak ayrıca düzenleyen kanun maddesinin iptali nedeniyle oluşan hukukî durum dikkate alındığında, fiilin işlendiği tarihte Kanun'un 19. maddesinde özel olarak sayılmayan ihlâller nedeniyle uygulanacak cezaları düzenleyen 19. maddenin yedinci fıkrası uyarınca verilecek idari para cezası miktarının, 2019 yılında yapılan Kanun değişikliğiyle getirilen düzenlemeden daha düşük olduğu anlaşıldığından, fiilin işlendiği tarihte uygulanacak idari para cezasından daha ağır idari para cezası getiren sonraki Kanun hükmünün uygulanması suretiyle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk, dava konusu işlemin iptali yönündeki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü, kararın kaldırılması ile davanın reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukukî isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin kabulüne; 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü, kararın kaldırılması ve davanın reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesine, 04/04/2024 tarihinde kesin olarak esasta oybirliğiyle, gerekçede oyçokluğuyla karar verildi. (X) GEREKÇEDE KARŞI OY : 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 8. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde, bayilerin, bayisi olduğu dağıtıcı haricinde diğer dağıtıcı ve onların bayilerinden akaryakıt ikmali yapılmaması ile yükümlü oldukları kurala bağlanmıştır. Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce; 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun "İdarî para cezaları" başlıklı 11/04/2013 tarih ve 28615 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 6455 sayılı Kanun'un 44. maddesiyle değişik 19. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinde yer alan "Aşağıdaki hâllerde, sorumlulara sekizyüzellibin Türk Lirası idarî para cezası verilir:" kuralının, (3) numaralı alt bendindeki "8. maddenin ihlâli" yönünden Anayasa'nın 2. maddesine aykırı görülerek yapılan itiraz başvurusu üzerine, Anayasa Mahkemesi'nin 07/04/2016 tarih ve E:2015/109, K:2016/28 sayılı kararıyla; 5015 sayılı Kanun’un, 28/03/2013 tarih ve 6455 sayılı Kanun’un 44. maddesiyle değiştirilen 19. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinin; "Aşağıdaki hâllerde, sorumlulara sekizyüzellibin Türk Lirası idarî para cezası verilir:" bölümünün, 5015 sayılı Kanun’un 8. maddenin ikinci fıkrasının (a) bendi yönünden Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline; iptal hükmünün, kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir. Anılan iptal kararı, 03/05/2016 tarih ve 29701 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak 03/02/2017 tarihinde yürürlüğe girmiş olmasına rağmen, kanun koyucu tarafından, 5015 sayılı Kanun'un 8. maddenin ikinci fıkrasının (a) bendi yönünden uygulanacak idarî para cezasına yönelik belirtilen tarihe kadar yeni bir yasal düzenleme yapılmamıştır. Anayasa Mahkemesi'nce, bayilerin dağıtıcı haricinde başka dağıtıcılardan veya onların bayilerinden akaryakıt ikmal etmeleri hâlinde fiilin haksızlık içeriği, bayilerin kusur durumu dikkate alınmadan, ekonomik büyüklüklerine ve sınıflarına göre adil bir denge gözetilmeden, itiraz konusu kuralla ölçülü ve makul olmayan idarî para cezası ile cezalandırılmalarının hukuk devletinin gereği olan "adalet" ve "hakkaniyet" ilkeleriyle bağdaşmadığı gerekçesiyle vermiş olduğu iptal kararının yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla, iptal kararının gerekçesine uygun yasal bir düzenleme yapılmadığı gözardı edilerek, davalı idarece 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin ikinci fıkrasının (c-3) bendine göre verilemeyen idarî para cezasının, bu kez anılan maddenin yedinci fıkrası uyarınca verilmesinin, hukukî güvenlik ve hukukî belirlilik ilkeleri açısından kabul edilmesi mümkün değildir. Kanun koyucu tarafından, 28/02/2019 tarih ve 30700 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7164 sayılı Kanun'un 32. maddesi ile getirilen düzenleme ile madde yeniden düzenlenmiş ve 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun "İdarî para cezaları" başlıklı 19. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin (3) numaralı alt bendinde; 8. maddenin ikinci fıkrasının (a) bendinin ihlâli hâlinde sorumlulara uygulanacak idarî para cezası belirlenmiştir. Buna göre, 5015 sayılı Kanun'un 8. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer alan, bayisi olduğu dağıtıcı haricinde diğer dağıtıcı ve onların bayilerinden akaryakıt ikmali yapılmaması yükümlülüğünün ihlâli hâlinde, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararının yürürlüğe girdiği 03/02/2017 tarihinden, bu konuda gerekli yasal düzenlemenin yapıldığı 28/02/2019 tarihine kadar olan dönemde bayiler için uygulanacak herhangi bir idarî para cezası bulunmamakta olup, lehe olan bu durumun 28/02/2019 tarihinden önce söz konusu fiili işleyenlere aynen uygulanması hukuk devleti ilkesinin gereğidir. Bu itibarla, Anayasa Mahkemesi'nce, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun, 28/03/2013 tarih ve 6455 sayılı Kanun'un 44. maddesiyle değiştirilen 19. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinin; "Aşağıdaki hâllerde, sorumlulara sekizyüzellibin Türk Lirası idarî para cezası verilir:" bölümünün, 5015 sayılı Kanun’un 8. maddenin ikinci fıkrasının (a) bendi yönünden iptal edilmesi ve kanun koyucu tarafından uygulanacak yaptırım konusunda iptal kararında verilen süre içerisinde herhangi bir yasal düzenleme yapılmaması karşısında, 28/02/2019 tarihinden önce söz konusu fiili işleyenlere lehe olan durumun uygulanmayıp, Kanun'un 19. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca idarî para cezası verilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, dağıtıcı dışında başka bir kaynaktan akaryakıt ikmali gerçekleştirildiği gerekçesiyle idarî para cezası uygulanmasına ilişkin dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü, kararın kaldırılması ve davanın reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının belirtilen gerekçeyle bozulması gerektiği oyuyla karara katılmıyoruz.