T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2025/225 KARAR NO: 2025/2319 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 19/07/2024 NUMARASI: 2021/680 E - 2024/527 K DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 25/09/2025 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde ya…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2025/225 KARAR NO: 2025/2319 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 19/07/2024 NUMARASI: 2021/680 E - 2024/527 K DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 25/09/2025 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket yetkililerince 19.10.2019 tarihinde ... Mah. ... Cad. No: ... Maltepe/İSTANBUL adresinde yapılan kontrolde kaçak elektrik kullanımı tespit edilmiş olup bu durumun ... numaralı kaçak/usulsüz elektrik tüketim tespit tutanağıyla kayıt altına alındığını, davayı açmadan evvel yapılan tüm sulh görüşmelerinin olumsuz sonuçlandığını, ticari davalarda zorunlu arabuluculuk kurumuna başvurulduğunu ve söz konusu başvurunun anlaşamama ile sonuçlandığını, dava dilekçesi ekinde bulunan tutanaklarda ihlalin “Şirketimizde kayıtlı sayaçtan geçirilmeksizin, harici hat çekmek suretiyle elektrik enerjisi tükettiğiniz tespit edilmiştir” olarak açıklandığını, bu tutanaklara istinaden müvekkil şirket tarafından davalı adına Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin “Kaçak Elektrik Enerjisinin Faturalandırılması” başlıklı 44. maddesi gereğince faturalandırma yapılmış ve yine aynı yönetmeliğin 42. maddesi uyarınca icra takibine konu borcun tahakkuk ettirildiğini, davalı/borçlu ... San. ve Tic. Ltd. Şti. Aleyhine, kaçak elektrik kullanım bedelinin tahsili için İstanbul Anadolu 11. İcra Müdürlüğü .... dosyası ile icra takibinin başlatıldığını, borçlunun işe işbu icra takibi açısından borca ve tüm ferilerine kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, davalı/borçlunun, takip konusu borcu kabul etmeyip ferilerle beraber tüm borca itirazı, hukuka ve hakkaniyete aykırı olmakla beraber müvekkili şirketçe yapılan işlemler, asıl alacağa işletilen ve 6183 sayılı kanun gereği değişecek oranlar üzerinden işletilecek gecikme zammı da dahil olmak üzere usul ve yasaya uygun olduğunu, izah edilen nedenlerden de anlaşılacağı üzere davalı kaçak olarak tükettiği elektrik bedelini ödemediği gibi yapılan icra takibine de itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiğini, borçlunun haksız itirazının iptali ile alenen kötü niyetli olan borçludan % 20 den az olmamak üzere tazminat talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; görevli İstanbul Anadolu Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, alacağın zamanaşımına uğradığını, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, müvekkilinin Maltepe sahilinde küçük bir kafesi bulunduğunu, davacı şirket tarafından müvekkili hakkında 19.10.2019 tarihinde kaçak usulsüz elektrik tüketimi tespit tutanağı tutulduğunu, müvekkilinin daha sonra borcunu ödemek için davalı kuruma gittiğini, ancak her gidişinde borcunu ödemişse de sözleşme yapmaya gittiğinde tekrar borç çıkarıldığını, sözleşme yapma sürecinin davalı kurumun kusurlu davranışları nedeniyle uzadığını ve müvekkilinin de bu nedenle daha uzun süre kaçak elektrik kullanmak zorunda kaldığını, bu nedenle davacı-karşı davalının hem sözleşme sürecini uzattığından hem de elektriği uzun süre kesmediğinden müterafik kusurlu olduğunu, daha sonrasında davalı müvekkiline davacı firma kaçak elektrik kullanım borcu nedeniyle İstanbul Anadolu 11. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile fahiş olarak kesilen cezaya fahiş oranda faiz ile icra takibinin başlatıldığını, dava konusu borcun müvekkil tarafından ödendiğini, dekontlardan görüleceği gibi 22.10.2020 tarihinde 30.145,80 TL ve 23.11.2010 tarihinde 30.145,80 TL olmak üzere iki taksit halinde 60.831,60 TL'nin müvekkili şirket yetkilisi ... tarafından ödendiğini, bilirkişi tarafından yapılacak hesaplamalardan sonra da görüleceği üzere müvekkilin davaya borcu bulunmadığını, ancak daha önce davacı şirket tarafından sözleşmenin müvekkil şirket bilgisi dışında haksız olarak feshedilmesi sonucunda müvekkilin kullandığı elektriğin kaçak olarak görüldüğünü, davacının başlatmış olduğu icra takibine konu; kaçak elektrik tüketim bedeli PS, kaçak tüketim cezası, kaçak tüketim bedeli dağıtım, faiz, BTV bedeli, enerji fonu, ... fonu kalemlerinin tamamının hukuka, kanuna ve Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğine aykırı olarak tahakkuk ettirildiğini, söz konusu kalemlerin tamamının tek tek konusunda uzman bilirkişilerce incelenmesi ve taleplerin değerlendirilmesi için dava açılmasının zorunlu olduğunu, ayrıca başlatılan takipte işletilen faiz oranının da yüksek olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, bilahare ıslah dilekçesi ile Karşı Davalı ... A.Ş.'den talep ettikleri 1.000,00-TL bedeli 2.269,40-TL artırarak dava değerini bilirkişi raporu ile hesaplanan 3.269,40-TL olarak belirlemişlerdir. İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; " davalı tarafça kaçak elektrik tespit tutanağı aksinin ispat edilemediği, yukarıda açıklanan yönetmelik hükümlerine göre davalının ayrı bir hat çekerek sayaçtan geçirmeden elektrik enerjisi tüketiminin kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edileceği, takip ve dava konusu alacağın haksız fiil niteliğindeki kaçak elektrik kullanımından kaynaklandığı, temerrüdün haksız fiil, yani kaçak kullanım tespit tarihinden başlayacağı, her iki tarafın tacir olduğu gözetildiğinde, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada davalı-karşı davacının dava açılmadan evvel dava konusu borcun tamamını ödemiş olduğu, yapılan ödemenin 3.269,40 TL'lik kısmının fazladan ödendiği anlaşılmakla asıl dava bakımından davanın hukuk yarar yokluğundan reddine, karşı dava bakımından ise davalı-karşı davacının İstanbul Anadolu 11. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından kaynaklı olarak davacı-karşı davalı tarafa borçlu olmadığının tespitine, davalı-karşı davacının fazladan ödediği 3.269,40-TL'nin 27/12/2021 karşı dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davacı-karşı davalıdan tahsili ile davalı-karşı davacı tarafa ödenmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur." gerekçeleriyleAsıl dava bakımından;1-Davanın hukuki yarar dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,Karşı dava bakımından;1-Karşı davanın KABULÜ ile davalı-karşı davacının İstanbul Anadolu 11. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından kaynaklı olarak davacı-karşı davalı tarafa borçlu olmadığının TESPİTİNE, davalı-karşı davacının fazladan ödediği 3.269,40-TL'nin 27/12/2021 karşı dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davacı-karşı davalıdan tahsili ile davalı-karşı davacı tarafa ödenmesine, karar verilmiştir.Karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı ... vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; hatalı ve eksik inceleme ile karar verildiğini, dosya esas alacağının 133.599,59 TL tutarında olduğunu, salt davalı tarafça dosyaya sunulan ve yaklaşık 60.000 TL tutara karşılık gelen ödemeye ilişkin dekontlara itibar edilmek suretiyle hüküm kurulduğunu, öte yandan davalı tarafça yapılan işbu ödemenin 57.423,14 TL’si hukuk gelirlerinden düşülüp, 4.144,14 TL’si fatura tutarından düşüldüğünden, geriye de asıl alacağın çok büyük bir kısmı kaldığından faiz işlemeye devam ettiğini, güncel tutarın mevcut durumda 280.998,69 TL'ye kadar ulaştığını, ana para borcunun zaten 133.599,59 TL tutarında olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Dava asıl dosyada kaçak tahakkukuna dayalı başlatılan takibe vaki itirazın iptali, karşı davada ise menfi tespit ve borçtan fazla ödeme yapıldığı iddiasın adayalı istirdat talebine ilişkindir.Mahkemesince taraf delilleri toplanarak bilirkişi incelemeleri yaptırılmıştır.23.05.2022 tarihli raporda bilirkişi ... raporunda özetle; " .. aksi ispat edilmediği sürece kurum görevlileri tarafından tutulan kaçak elektrik tespit tutanakları, resmi ve geçerli belgelerdendir. Bu sebeple, söz konusu mahalde kaçak elektrik tüketiminin gerçekleştiği kanaati oluşmuştur. kurumun söz konusu tüketim için hesabı kaçak tüketim yapılan mahalin ait olduğu abone tarifesi üzerinden gerçekleştirmediği görüldüğünden, endeksle ilgili kontroller yapılıp EPTHY'de açıklandığı üzere, kaçak tüketime ait hesaplama ilgili tüketicinin tüketici grubuna ilişkin tek terimli, tek zamanlı aktif enerji ve dağıtım tarifesi üzerinden yapılmıştır. Yine tüm detayları yukarıda verilen hesaplama sonucunda davalının davacı kuruma olan kaçaktüketimle ilgili borcu (vergi, fonlar, kaçak tüketim bedeli ve 9618 KDV dahil olmak üzere) toplam 133.599,59 TL olarak hesaplanmıştır. İşbu tüketim bedeline son ödeme tarihi ile takip tarihi arasındaki 85 gün için işleyen gecikme zammı 5.062,33 TL, gecikme zammı KDV'si 911,22 TL olmak üzere toplam 5.975,55 TL olarak hesaplanmıştır. İcra dosyasındaki bedelin 121.663,39 TL olduğu görülmüş, son ödeme tarihi ile takip tarihi arasındaki gecikme zammı ve gecikme zammı KDV'si toplamı 6.419,34 TL olarak bulunmuştur. Takip tarihinden sonra yapılan toplam 60.831,60 TL'lik tutarın toplam borçtan düşülmesi gerekmektedir." şeklinde görüş bildirilmiştir.Rapora itiraz üzerine alınan 03.08.2023 tarihli raporda bilirkişi ... özetle; Davalı şirketin, ayrı bir hat çekerek sayaçtan geçirmeden elektrik enerjisi kullandığı Tutanak tanıklarınca tanzim edilen 19.10.2019 tarih ve ... sayılı kaçak elektrik kullanım tutanağıyla tespit edilmiştir. Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği 42.Maddesindeki; “Sayaçtan geçirmeden elektrik enerjisi tüketimi kaçak elektrik tüketimi kabul edildiğinden hükme dava konusu somut olay kaçak elektrik tüketimidir. Bu nedenle davalı şirketin kaçak elektrik enerjisi kullandığı kanaatine varılmıştır... Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 45. Maddesindeki: “Kaçak süresi, son endeks okuma tarihi ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihe kadar olan süredir ve bu süre 90 günü geçemez. Bu sürenin dışında, tüketicinin kaçak elektrik enerjisi kullanım başlangıç tarihinin doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmesi halinde, ek olarak başlangıç tarihinden itibaren kaçak elektrik enerjisi kullanımı başlangıç tarihine kadar geriye dönük normal tüketim hesabı yapılır.” hükmüne göre kaçak ve ek tüketim sürelerinin belirlenmesi gerekmektedir. Davalı şirket endeks kayıtlarını sunmadığı için son endeks okuma tarihiyle tespit tarihi arasındaki süre şu şekilde tespit edilmiştir. Rutin olarak sayaçlar ayda bir defa okunduğundan, son endeks okuma tarihi ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki 19.09.2019-19.10.2019 arası 30 gün kaçak tüketim süresi, bakiye 25.10.2018-19.09.2022 arası 330 gün de ek tüketim süresi olarak belirlenmiştir. Ortalama günlük çalışma saati 8 saattir.İşyerinin tespit anındaki kurulu gücü tutanak tanıklarınca 75 kW olarak tespit edilerek 19.10.2019 tarih ve ... sayılı kaçak elektrik tutanağına işlenmiştir... Kaçak tüketim bedeli 9.551,03 TL, Ek tüketim bedeli 31.031,91 TL, Toplam tüketim bedeli 40.582,94 TL olarak hesaplanmıştır. Davalının asıl borcu 40.582,94 TL, Gecikme zammı 1.537,76 TL, Gecikme zammı KDV 276,79 TL, Davalının toplam borcu 42.397,49 TL'dir. Davalının, davalı şirkete borcu 42.397,49 TL olarak tespit edilmiştir. Ancak, takip tarihinden onra davalı, toplam 60.831,60 TL ödeme yapmış olduğundan davalının borcu kalmadığı gibi 18.434,11 TL alacağı meydana gelmiştir. Ancak, huzurdaki dava istirdat davası olmadığından davalının, davacı şirketten 18.434,11 TL bedelin istirdadını talep edemeyecektir." şeklinde görüş bildirilmiştir.Bilirkişi ek raporunda ise icra takip masrafları, vekalet ücretinin mahsubu sonrası davalının davacı şirketten 3.269,40 TL alacağı kaldığını belirtmiştir.Buna göre, somut olayda, davalı şirket tarafından kaçak elektrik kullanıldığı, alınan ilk bilirkişi raporunda tüketim hesabınnı irdelenmemiş olduğu, ikinci bilirkişi kök ve ek raporunda yönetmelik hükümlerine uygun bilirkişi hesaplaması yapıldığı davacı şirket ile aradaki hesaplama farkının kaçak tespit tutanağında işyerinin tespit anındaki kurulu gücü tutanak tanıklarınca 75 kW olarak tespit edilmesine rağmen hesaplamalarda işyerinin kurulu gücünü 166,66 kW olarak alınmasından kaynaklandığı, raporun taraf ve yargısal denetime elverişli olduğu anlaşılmakla mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi isabetli bulunmuştur. Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirilmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı-karşı davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir. K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacı- karşı davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Asıl ve karşı dava için alınması gereken toplam 1.230,80 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 803,20 TL'nin davacı- karşı davalı ...'den alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,)İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesinleştiğinde istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 361.madde uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 25/09/2025